Glib türkçesi Glib nedir

Glib ile ilgili cümleler

English: He may seem glib, but he knows what he's talking about.
Turkish: O, düşünmeden konuşuyor gibi görünebilir ama ne hakkında konuştuğunu biliyor.

English: Are you going to give me a glib answer, or are you going to think before you reply?
Turkish: Bana üstünkörü bir cevap mı vereceksin yoksa cevap vermeden düşünecek misin?

Glib ingilizcede ne demek, Glib nerede nasıl kullanılır?

Glib source : Doğruluğu ve içtenliği şüpheli olan bilgi kaynağı. Güvenilir olmayan bilgi kaynağı.

A glib tongue : Güzel konuşma. Konuşma yeteneği. Hitabet sanatı.

Glibber : Dilli. Cerbezeli. Düşünmeden konuşan. Çevik. Kolayca söylenen. Yarım yamalak. Dilbaz. Akıcılık. Konuşkan. Dil döken.

Glibbest : Dil döken. Akıcı konuşan. Düşünmeden konuşan. Üstünkörü. Cerbezeli. Dilli. Akıcılık. Çevik. Konuşkan. Dilbaz.

Glibly : Dikkatsizce. Pürüzsüz bir biçimde. Üstünkörü bir biçimde. Kolayca. Düşüncesizce. Konuşkan bir şekilde. Becerikli bir şekilde. İkna edici biçimde. Akıcı bir biçimde.

Glide away : Süzülmek. Kaymak.

Glided : Süzülerek gitmek. Sessizce ve kayıyormuş gibi gitmek. Havada süzülme. Planörle uçmak. Süzülmek. Akmak. Kaymak. Kaymak (bir yerden vb). Kayma. Kaydırmak.

 

Glide bomb : Kanatlı bomba. Lazerle yönlendirilen bomba. Süzülen bomba.

Glider : Planör. Kayakçı. Kayık. Elcik. Planör pilotu. Tekne.

Glia : Sinir dokusunu destekleyen bağ dokusu. Beynin destek dokusu. Tutkal. sinir sisteminin bağ dokusu. Nöroglia. Sinir sistemi destek bağ dokusu. Gliya.

İngilizce Glib Türkçe anlamı, Glib eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glib ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active : Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Enerjik. Kıvrak. Üretken. Muvazzaf. İşleyen. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hareketli. Etkin. Çalışan.

Gabby : Boşboğaz. Çenebaz. Geveze.

Defective : Yetersiz. Eksik. Noksan. Hatalı. Sakat, noksan, kusurlu, hatalı, eksik. Arızalı. Kalık. Özürlü. Defektif.

Voluble : Çenebaz. Geveze. Hararetle konuşan. Sarmaşık. Akıcı. Uzun uzadıya konuşan.

Scratchy : Eğri büğrü. Kargacık burgacık. Gıcırtılı. Kaşındıran. Kaşıntılı. Gelişigüzel. Düzensiz. Gıcırdayan. Kaşınan.

Airy : Havasal. Hafif. Neşeli. Hayali. Canlı. Hava gibi hafif. Boş. Havai. Gevşek.

Persuasive : Güçlü. İnandırıcı. İkna edici. Kandırıcı.

Actives : İşleyen. Aktif. Faal. Üretken. Muvazzaf. Etkin. Pratik. Çalışkan.

Off hand : Hazırlıksız. Anında. Baştan savma bir şekilde. Hazırlanmadan. Fazla düşünmeden. Herhangi bir hazırlık yapmadan. İlk bakışta. Gelişigüzel. İlk anda.

Smooth tongued : Nabza göre şerbet veren. İki yüzlü. Tatlı dilli.

 

Glib synonyms : glib tongued, brisks, fleeted, fluent, loosest, fleet, botchy, brisking, easiness, fluidness, blandishers, blabbermouth, tongued, superficial, fluencies, makeshift, fluency, fluffiness, gabbier, conversational, brisked, incompletely, loquacious, scratchier, airier, blandisher, botchiest, eloquent, garrulous, looser, cursory, botchier, convincing.

Glib zıt anlamlı kelimeler, Glib kelime anlamı

Dissuasive : Caydıran. Caydırıcı. Vazgeçirici.

Profound : Şiddetli. Bilge. İçine işleyen. İçten. Etkileyici. Adamakıllı. Derya. Etkili. Bilgili. Engin.

Glib ingilizce tanımı, definition of Glib

Glib kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To geld. To castrate. To make glib. Slippery. A thick lock of hair, hanging over the eyes. Smooth. To emasculate. As, ice is glib.