Winders türkçesi Winders nedir
- Zemberek.
- Döner basamak.
- Çıkrıkçı.
- Sarıcı.
- Saat kurgusu.
- Saat anahtarı.
- Rüzgar estiren.
- Çıkrık.
- Sarmaşık.
- Sarılan bitki.
- Kurgu.
Winders ingilizcede ne demek, Winders nerede nasıl kullanılır?
Rewinders : Geri sarıcı. Sarıcı. Bobin sarma makinesi.
Sidewinders : Boynuzlu çöl engereği. Kısa menzilli havadan atılan füze. Çıngıraklı yılan. Yan yumruk.
Unwinders : Çözücü. Çözücü (sarılı bir şeyi).
The winder is broken : Kurgusu kırıldı.
Video tape winder : Sarıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmi bir makaradan başka bir makaraya aktarmada kullanılan, kolla ya da motorla döndürülen bir eksenden oluşan aygıt. tv. mıknatıslı görüntü kuşağının sarılmasında kullanılan benzeri aygıt.
Winder : Çıkrıkçı. Döner basamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Rüzgar estiren. Sarılan bitki. Çıkrık. Saat anahtarı. Kurgu. Saat kurgusu. Sarmaşık.
Be winded : Nefes nefese kalmak. Nefesi kesilmek. Soluksuz kalmak. Nefesi kesilmiş olmak. Nefes nefese kalmış olmak.
Sidewinder force feedback wheel : Kısamenzilli mecburi geribesleme tekeri. Oyucuların araba sürmeyi taklit ettikleri üç boyutlu bilgisayar oyunu (microsoft tarafından üretilen).
Sidewinder freestyle : Kısamenzilli serbeststil. Oyucuların araba sürmeyi taklit ettikleri üç boyutlu bilgisayar oyunu (microsoft tarafından üretilen).
Windermere : İngiltere'de yerleşim yeri. Ontario'da (kanada) bir köy. İngiltere'deki en büyük göl. Florida'da bir kasaba ve abd'deki diğer bazı kasabaların adı. İngiliz kolumbia'sında (kanada) bir kasaba. İngiltere'de bir kasaba. Florida eyaletinde yerleşim yeri.
İngilizce Winders Türkçe anlamı, Winders eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Winders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ivies : Hedera. Duvarsarmaşığı. Duvar sarmaşığı. Ağaçsarmaşığı.
Editing : Redaksiyon yapma. Derleme. Yayına hazırlama. Düzelti. Yayımcılık. Yayıma hazırlama. Bir filmin çevrilişi sırasında elde edilen filmler arasında seçim yapmak, bunları çevirim oyunluğundaki sıralarına göre dizmek, bu çekimlerin uzunluklarını saptamak, çekimlerin içerik yönünden ilişkilerini göz önüne almak, bunları belirli bir anlatıma göre düzenleme işi; böylelikle, kurgu yardımıyla, filme özgü uzay ve zamanı yaratmak, filmsel gerçeği ve evreni kurmak, filmin tartımını ve dizemini gerçekleştirmek, filmin akıcılığını sağlamak gibi çapraşık ve değişik sonuçları amaçlayan çalışma. (abd'de) görsel bir etki yaratmak üzere, kısa ve çarpıcı çekimlerin birleştirilmesi; bu birleştirmeden doğan durum (bu iş için abd'de yalnız montage terimi kullanılır, asıl kurgu editing terimiyle anlatılır). tv. mıknatıslı görüntü kuşağındaki çekimlerin uyumlu bir bütün oluşturacak yolda bir araya getirilmesi. sinemadaki kurgu çalışmasının çok değişik biçiminin televizyonda doğrudan doğruya yayın sırasında ve anında yapılması (bu işlem, resim seçme terimiyle belirtilir). Biçimleme. Veriyi, daha sonraki bir işlem için hazırlama. biçimleme verinin yeniden düzenlenmesi, gerekli verilerin eklenmesi ya da kaldırılması, veri biçiminin denetlenmesi, düğümün çevrilmesi, sıfırların kaldırılması gibi işlemleri içerebilir. Kurgulama.
Muse : Üzerinde düşünmek. Derin düşüncelere dalmak. Derin derin düşünmek. Müz. Sanat tanrıçası. Şiir tanrıçası. İlham perisi. Esin perisi. Dalmak. Kafa yormak.
Mull : Üzerinde düşünmek. Düşünüp taşınmak. Organdi kumaş. Kafa patlatmak. İnce muslin. (bira ya da şarabı) baharatla kaynatmak. Şarabı baharatla kaynatmak. İskoçça'da denize çıkıntı yapan kara burnu anlamında sözcük. Kafa yormak. Şarabı içime hazırlamak için ısıtmak ve tatlandırmak.
Jennies : Pamuk eğirme makinesi. Değişik hayvanların dişisi (özellikle eşek). İğ makinesinin ilk şekli. Büküm makinesi.
Yellowish : Sarımtırak. Sarımsı.
Winding machine : Sarma makinesi. Sargı tezgahı. Bir filmi bir makaradan başka bir makaraya aktarmada kullanılan, kolla ya da motorla döndürülen bir eksenden oluşan aygıt. tv. mıknatıslı görüntü kuşağının sarılmasında kullanılan benzeri aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Voluble : Çenebaz. Akıcı konuşan. Cerbezeli. Konuşkan. Hararetle konuşan. Geveze. Akıcı. Uzun uzadıya konuşan. Dilli.
Rewinder : Geri sarıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bobin sarma makinesi. Bir filmi bir makaradan başka bir makaraya aktarmada kullanılan, kolla ya da motorla döndürülen bir eksenden oluşan aygıt. tv. mıknatıslı görüntü kuşağının sarılmasında kullanılan benzeri aygıt.
Winders synonyms : ruminate, spinning wheel, windlass, think over, sweep, driving spring, climber, capstans, speculation, contemplate, meditate, wrapper, coil spring, hairspring, capstan, setup, watch key, mull over, hairsprings, pulley, fantasy, speculate, question, liana, fantasies, reflect, rewind, rewinders, montage, creeper, ivy, tape editing, twiner.
Winders zıt anlamlı kelimeler, Winders kelime anlamı
Summer solstice : Bk. gündönümü. Günötesi. Yaz gündönümü.
Stay in place : Yerinde kalmak.

Bu kısımda Winders kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Winders ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Winders anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Winders ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.