Jennies türkçesi Jennies nedir

  • Büküm makinesi.
  • Pamuk eğirme makinesi.
  • İğ makinesinin ilk şekli.
  • Çıkrık.
  • Değişik hayvanların dişisi (özellikle eşek).

Jennies ingilizcede ne demek, Jennies nerede nasıl kullanılır?

Jennie : Soyadı. Kadın ismi.

Jennifer : Kadın ismi.

Jennings : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Louisiana eyaletinde şehir. Soyadı. Missouri eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. Florida eyaletinde yerleşim yeri.

William jennings bryan : (1860-1925) amerikalı siyasetçi ve kongre üyesi. Başkan woodrow wilson yönetiminde abd dışişleri bakanı (evrim teorisinin okullarda okutulmasına karşı olan görüşleri ile ünlü).

Jenner : William jenner (1815-1898). Soyadı. Edward jenner (1749-1823). İngiliz hekim. İngiliz doktor. Çiçek aşısının bulucusu.

Spinning jenny : İplik eğirme makinesi. İğ makinesi. Çıkrık makinesi. Büküm makinesi.

Jennet : Ufak ispanya beygiri. Küçük ispanyol atı.

Jenny wren : Çalıkuşu. Çitkuşu.

Jenneting : Bir tür elma.

Jenny ass : Dişi eşek.

İngilizce Jennies Türkçe anlamı, Jennies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jennies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sheave : Makara dili. Demetlemek. Oluklu kasnak. Palanga makarası. Disk. Makara. Demet yapmak. V-kayışı kasnağı.

 

Benzedrine : Amfetamin. Ticari olarak üretilen amfetaminin marka adı (farmakoloji). Benzedrin. Amfelamin.

Windlasses : Irgat. Vinç. Bocurgat.

Amphetamine : Merkezi sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisi olan bir uyuşturucu madde. Merkezi sinir sisteminin güçlü bir uyarıcısı olan bir uyuşturucu madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Amfetamin. Beta-fenilizopropilamin türevi, kan basıncını artıran, merkezi sinir sistemini uyaran, iştah kesici etkiye sahip, fiziksel etkinliği artıran ve bu etkileriyle kilo kaybına da neden olan ilaç.

Speed : Vites. Süratle gitmek. Türlü donanım birimlerinin, birim zamanda gerçekleştirdikleri işlem sayısı, örn. 1500 satır/ dakika yazıcı hızı, 1100 kart/dakika okuyucu hızı. Duyarlık. Süratli gitmek. Hız sınırını aşmak. Sürat. Çabuk gitmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yön belirtmeden verilen, birim zamanda alınan yol niceliği.

Winding wheel : Halatların sarıldığı kollu makaralar.

Ass : Merkep. Makat. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımından, yelesi ve kuyruğu kısa, kulakları uzun, arabistan, kuzey ve güney afrika'da yayılış gösteren bir tür. eşek. Marsıvan eşeği. Göt. Ahmak. Eşek herif (argo terim). Eşek (argo terim). Salak. Popo.

Capstan : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vinç. Döndürücü. Dolap. Küçük tekneleri karaya çekmek veya gemilerde halat ve demir viralarında kullanılan dik ırgat. Bir ses aygıtında mıknatıslı kuşağın belirli bir hızla ve düzgün biçimde yol almasını sağlayan silindir biçiminde madensel çubuk. Irgat. Döndürme çubuğu. Bocurgat.

Spinning machine : İplik eğirme makinası. Büküm tezgahı. Eğirme makinesi. Eğirici. İplik eğirme makinesi. İplik makinesi. Eğirme tezgahı.

Jennies synonyms : spinning wheel, sweep, capstans, windlass, jenny, pulley, upper, jenny ass, winders, winder, reel, pep pill, spinning jenny.