Sarmaşık nedir, Sarmaşık ne demek

Sarmaşık; bir bitki bilimi terimidir.

"Sarmaşık" ile ilgili cümle

  • "Rüzgârın balkon sarmaşıklarında ıslıklar çaldığı bir akşamdı." - A. İlhan

Yerel Türkçe anlamı:

Gelin olacak kızın arkadaşlarıyla yaptığı kır eğlencesi.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: duvarsarmaşığı]

Sarmaşık isminin anlamı, Sarmaşık ne demek:

Kız ismi olarak; Koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan tırmanıcı bir bitki.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Diyarbakır kenti, Eğil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak şehrinde, Saltukova bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon ilinde, Hayrat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop şehrinde, Türkeli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bilecik ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Muş ili, Korkut ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çankırı ilinde, Eldivan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sarmaşık anlamı, tanımı:

Çit sarmaşığı : Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan, genellikle tarla kenarlarında yetişen, beyaz çiçekli, tüysüz ve uzun saplı, sarılıcı, çok yıllık ve otsu bir bitki (Convolvulus sepium).

 

Deniz sarmaşığı : Çok yıllık, sürünücü, beyaz sütlü ve otsu bir bitki (Convolvulus soldanella).

Duvar sarmaşığı : Yaprak dökmeyen, gövde yaprakları saplı, üst yüzü koyu, alt yüzü açık yeşil renkli, sert ve derimsi, küçük çiçekli, meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli, sarı veya morumsu siyah renkli bir bitki (Hedera helix).

Japon sarmaşığı : Asmagillerden, ana yurdu Çin ve Japonya olan, sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi (Ampelopsis japonica).

Kuzu sarmaşığı : Boyu 3 metre kadar olabilen, tırmanıcı, beyaz sütlü, çok yıllık ve otsu bir bitki (Canvolvulus arvensis).

Orman sarmaşığı : Akasma.

Yer sarmaşığı : Gebre otugillerden, nemli yerlerde, duvar diplerinde yetişen bir bitki (Cleome).

Sarma : Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. Saran, içine alan şey, zarf. Çevirme. Sarılarak yapılan. Sarmak işi. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek.

Sarmaşıkgiller : Örnek bitkisi sarmaşık olan, iki çeneklilerden bir bitki familyası.

Yeşil : Bu renkte olan. Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Neşeli, canlı, ilgi çekici.

 

Değişik : Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Değiştirilmiş, muaddel. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.

Biçim : Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Yaprak : Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niceliği az olan. Küçük abdest. Değersiz, önemsiz.

Yapış : Yapma işi.

Sarmaşık dolaşık : Sarmaş dolaş.

Sarmaşık eğrisi : Ucaysal konaçlara göre denklemi (…)olan düzlemsel eğri.

Sarmaşık sözlü : İyi konuşamayan, söyleyişi anlaşılmayan.

Sarmaşıklı : Sarmaşığı olan. İlgili cümle: "“Badanalı, balkonları sarmaşıklı, fesleğenli, ortancalı iki sıra evin önünden geçtik.”" S. F. Abasıyanık.

Sarmaşıksız : Sarmaşığı olmayan.

Sarmaşık ile ilgili Cümleler

  • Duvarlar sarmaşık tarafından gizlenmiştir.
  • Zehirli sarmaşık ve zehirli meşe bitkiler arasındaki nasıl ayrım yapacağınızı biliyor musunuz?
  • Evin yan tarafı sarmaşıkla kaplıydı.
  • Duvar kısmen sarmaşıkla kaplıdır.

Diğer dillerde Sarmaşık anlamı nedir?

İngilizce'de Sarmaşık ne demek? : adj. voluble

n. ivy, climber, creeper, twiner

Fransızca'da Sarmaşık : lierre [la]

Almanca'da Sarmaşık : n. Efeu, Geschlinge, Immergrün, Kletterpflanze

Rusça'da Sarmaşık : n. плющ (M)