Climber türkçesi Climber nedir

  • Tırmanıcı.
  • Sarmaşık kuş.
  • Tırmanıcı bitki.
  • Toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse.
  • Tırmaşık kuş.
  • Yükselmek isteyen kişi.
  • Toplumda yükselmek isteyen kişi.
  • Tırmanıcı sarmaşık.
  • Dağcı.
  • Sarmaşık.

Climber ile ilgili cümleler

English: The climbers awoke before daybreak.
Turkish: Dağcılar şafaktan önce uyandı.

English: Ali is not a very good climber.
Turkish: Ali çok iyi bir dağcı değil.

English: The mountain attracts many climbers.
Turkish: Dağ birçok dağcıları cezbediyor.

Climber ingilizcede ne demek, Climber nerede nasıl kullanılır?

Porch climber : Pencereden giren hırsız.

Rock climber : Kayalara tırmanan kimse.

Social climber : Toplumsal statüsünü yükseltmeye çalışan. İkbal düşkünü. Toplumsal statüsünü yükseltmeye çalışan kimse. Zengin ve ünlü insanların arasına karışıp onlarla arkadaşlık eden kimse. Sosyeteye girmeye çalışan kimse. Sosyeteye girmeye çalışan.

Climbers : Krampon. Toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse. Sarmaşık. Dağcı. Tırmanıcı. Sarmaşık kuş. Yükselmek isteyen kişi. Tırmanıcı sarmaşık. Tırmanıcı bitki.

Climbed : Tırmanmak. Sarılarak tırmanmak. Çıkmak. Yükselmek. Aşama kaydetmek.

Climb on the bandwagon : Çoğunluğun görüşüne uymak. Çoğunluğa katılmak. Kazanan tarafa katılmak. İyi olan tarafa katılmak. Sürüye uymak.

 

Climb down the tree : Ağaçtan inmek.

Climb milling : Yatay frezeleme.

Climb the ladder : Merdivene çıkmak. Bir şirketin hiyerarşisi içerisinde yükselmek.

Climb over : Aşmak. Önemli yükseklikteki herşeyi aşmak.

İngilizce Climber Türkçe anlamı, Climber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Climber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ivy : Duvarsarmaşığı. Duvar sarmaşığı. Ağaçsarmaşığı. Hedera.

Creeper : Bebek tulumu. Krampon (dağcılık). Tulum. Tırmaşık kuşu. Dalkavuk. Yaltakçı. Zıbın. Sürüngen. Sürüngen bitki.

Alpinist : Alpinist.

Trailing : İzleyen. Yer örtücü. Dökülmek (yorgunluktan). Sürüklemek. Sürüklenmek. Yerde uzamak (bitki). Peşinden sürüklemek. İncecik tütmek. Sürünmek.

Ascender : Yükseltici. Yukarı çıkan kimse. Harfin üst çıkıntısı. Satırın tepesine kadar uzantısı olan harf. (dağcılıkta) yükseltici ip.

Ivies : Duvar sarmaşığı. Hedera. Duvarsarmaşığı. Ağaçsarmaşığı.

Twiner : Bükme makinesi.

Creeping : Toprak kaymasının daha yüzeysel, daha ağır gelişen bir türü. bk. toprak kayması. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Ürpertici. Tırmanarak büyüyen. Sürünen. Kabarma. Emekleme. Sarmaşık türünden. Emekleyen. Sürünme.

Liana : Tropik sarmaşık. Sarmaşan.

Climbers : Krampon.

Climber synonyms : cragsman, escalader, mountain climber, athlete, winders, twiners, common ivy, hedera, mounter, ascenders, cragsmen, vine, mountaineers, winder, voluble, rock climber, scansorial, jock, climbing plant, climbing, mountaineer, mountaineered, alpinists, mountainer.

Climber ingilizce tanımı, definition of Climber

Climber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, climbs. To clamber. To climb. To mount with effort.