Concierge türkçesi Concierge nedir
Concierge ingilizcede ne demek, Concierge nerede nasıl kullanılır?
Concierges : Otellerde kişilere bilgi veren ve misafirlerin ihtiyaçlarını dinleyen kimse. Odabaşı. Odacı. Kapıcı.
Misconcieve : Yanlış anlamak.
Concile : Konsil.
Conciliable : Gönlü alınabilir.
Conciliar : Konsey ile ilgili.
Conciliated : Uzlaştırmak. Gönlünü yapmak. Barıştırmak. Gönlünü almak. Dostluğunu kazanmak. Kazanmak. Yatıştırmak.
Conciliation board : Toplu görüşmeler sırasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda, taraflarla görüşerek uzlaşmaya varılmasını sağlamak amacıyla ilgili alandaki bilgi ve deneyim sahibi tarafsız kişilerden oluşturulan ve kararları bağlayıcı olmayan kurul. türkiyede uzlaştırma kurulu yüksek hakem kurulu başkanının başkanlığında, üniversitelerarası kurul tarafından çalışma ekonomisi, iş hukuku, idare hukuku ve kamu maliyesi bilim dallarından seçilen birer öğretim üyesi olmak üzere dört üyeden oluşmaktadır. Uzlaştırma kurulu.
Conciliation commission : Uzlaşma komisyonu. Karşıtların tarafsız aracıları ile bunların seçtiği ya da anlaşamamaları nedeniyle yargı organınca seçilen üçüncü tarafsız aracının düzenlediği kurul. [üçüncü tarafsız aracı bu kurula başkanlık eder.]. Uzlaştırma kurulu.
Conciliation of government : Bakanlar kurulunun arabuluculuğu. Toplu iş uyuşmazlığının herhangi bir aşamasında başbakan ya da görevlendireceği bir bakanın karşıtlara bir arada ya da ayrı ayrı önerilerde bulunarak uyuşmazlığın giderilmesinde çaba göstermesi.
Conciliation : Uzlaştırma. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi arnacıyla yapılan yasal çalışmaların tümü. Yatıştırma. Arabuluculuk. Uzlaşma. Sakinleştirme. Gönül alma. Barıştırma. Gönlünü alma. Toplu iş uyuşmazlıklarında, uzlaştırma kurulu aracılığıyla işçi ve işveren arasında anlaşmaya varılmasını sağlama.
İngilizce Concierge Türkçe anlamı, Concierge eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Concierge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gatekeepers : Eşik bekçisi. Bekçi. Geçit denetçisi. Kapı görevlisi. Ağ geçidi denetleyicisi.
Custodians : Bekçi. Veli. Müdür. Müze sorumlusu. Vasi. Koruyucu. Muhafız. Emanetçi. Sorumlu kimse.
Custodian : Yönetici kimse. Saklama kuruluşu. Muhafız. Vasi. Sorumlu kimse. Bekçi. Koruyucu. Müze sorumlusu.
Gatekeeper : Eşik bekçisi. Kapı görevlisi. Bekçi. Geçit denetçisi. Ağ geçidi denetleyicisi.
Diener : Köle. Morg görevlisi. Hademe. Hizmetçi. Bende.
Doorkeeper : Sahnenin kapısında bekleyen ilgililerden başka kimseyi içeri sokmayan kişi. Kapı görevlisi. Sahne kapıcısı.
Gate keeper : Önleyici önlem.
Doormen : Kapı görevlisi. Müstahdem.
Gopher : Sincap (güney amerika). Kırma yapmak. Ayak işlerini yapan kimse. Nuh'un gemisinin kerestesi. Ayak işlerini yapan kimse (ofiste). Metin tabanlı bilgi sunum ortamı. Bir tür kara kaplumbağası. Hizmetli. Kıvırmak.
Concierge synonyms : concierges, doorkeepers, doorman, gophers, commissionaire, gateman, caretakers, caretaker, servant, janitor.
Concierge ingilizce tanımı, definition of Concierge
Concierge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A doorkeeper. One who keeps the entrance to an edifice, public or private. A janitor, male or female.

Bu kısımda Concierge kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Concierge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Concierge anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Concierge ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.