Custodian türkçesi Custodian nedir

  • Saklama kuruluşu.
  • Yönetici kimse.
  • Bekçi.
  • Müze sorumlusu.
  • Vasi.
  • Veli.
  • Sorumlu kimse.
  • Koruyucu.
  • Müdür.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Müşterileri adına taşınır değerleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluş.
  • Emanetçi.
  • Kapıcı.
  • Muhafız.

Custodian ile ilgili cümleler

English: The school custodian cleans the gym in the evening.
Turkish: Okul kapıcısı akşamleyin spor salonunu temizler.

Custodian ingilizcede ne demek, Custodian nerede nasıl kullanılır?

Be custodian of : -e göz kulak olmak. -nin bakıcısı olmak. -nin koruyucusu olmak. -yi korumak.

Custodians : Kapıcı. Koruyucu. Emanetçi. Bekçi. Yönetici kimse. Müdür. Müze sorumlusu. Muhafız. Sorumlu kimse. Veli.

Custodianship : Vasilik. Muhafaza hizmeti sağlama. Gözetim altında bulundurma durumu. Gözetim altında olma. Muhafız konumu ve sorumlulukları. Muhafıza ilişkin ifade.

Custodial : Gözetim ve vesayete ait veya ilgili. Koruma ile ilgili. Emanet. Koruyucuya ait veya ilgili.

Custodies : Gözetim. Koruma. Tutukluluk. Bakım. Sorumluluk. Gözaltı.

Protective custody : İhtiyati tutuklama. Koruyucu gözaltı.

Lawful custody : Kanuni tutukluluk. Kanunun izin verdiği şekilde gözaltına alma. Yasal olarak hapsedilme.

Custody : Gözaltı. Tutukluluk. Velayet. Gözetim bakım. Tevkif. Nezaret. Sorumluluk. Hapis. Vesayet. Bakım.

 

Safekeeping and custody : Müşteri adına saklama. Aracı kurumların takasbank nezdindeki saklama hesapları içinde alt hesaplar açarak, müşterileri ile kendi portföylerine ait olan taşınır değerleri birbirinden ayrı olarak saklanması.

Be under custody : Tutuklu olmak.

İngilizce Custodian Türkçe anlamı, Custodian eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Custodian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conductor : Orkestra yöneticisi. Şef (orkestra veya koro için). Kılavuz. Orkestra yönetmeni. Paratoner. Önder. Rehber. Isıl ya da kıvıl geçirgenliği olan (özdek, nesne vb.). İleten, nakleden, bağlayan.

Contraceptive : Gebeliği önleyici ilaç veya araç. Doğum kontrol hapı. Gebelik önleyici. Kontraseptif. Doğum kontrolü sağlayan. Gebeliği önleyici. Gebelikten koruyucu. Gebelik önleyici uygulama.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Concierge : Odabaşı. Otellerde kişilere bilgi veren ve misafirlerin ihtiyaçlarını dinleyen kimse. Odacı.

Gate keeper : Önleyici önlem.

Custos : Ahlak bekçisi.

Depots : Gar. Birikim. Esir toplama yeri. Karargah. Alay komutanlığı. Depo. Kırkambar. Durak. Tren istasyonu.

Care taker : Bakıcı.

Left luggage office : Kayıp eşya bürosu.

Executor : Vasiyeti uygulayan kimse. Vasiyet hükümlerini gerçekleştiren erkek. Vasiyet hükümlerini yerine getiren kimse. Vasiyeti infaz memuru. Vasiyeti tenfiz memuru. İcra eden. Vasiyeti yerine getiren.

 

Custodian synonyms : lighthouse keeper, greenskeeper, pet sitter, house sitter, critter sitter, curators, commissioner, curatorial, janitor, depot, consignees, bodyguards, a shift in demand, depository institution, gatekeeper, doorkeeper, gaffer, demulcent, director, amin, face shield, chaperoning, curatrices, administrators, administrants, patrons, parent, concierges, a shift in individual demand, gatemen, game warden, bailee, business manager.

Custodian ingilizce tanımı, definition of Custodian

Custodian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A keeper or superintendent. One who has care or custody, as of some public building.