Depots türkçesi Depots nedir

Depots ingilizcede ne demek, Depots nerede nasıl kullanılır?

Active money depots : Bir ekonomide belirli bir dönemde, işlem ve ihtiyat güdüleriyle elde tutulan toplam para miktarı. Aktif para kasası.

Subdepots : Tali depo.

Depot charges : Depo ücreti.

Ammunition depot : Mühimmat deposu.

Basic training depot : Temel eğitim üssü. Temel eğitim komutanlığı. Askerliğe yeni girenlere ilk eğitimin verildiği üs.

Depolarise : Kutupluluğunu gidermek. Kutupsallığını önlemek. Altüst etmek. Kutuplaşmayı önlemek. Depolarize etmek. Nötürleştirmek. Sarsmak. Depolarize olmak.

Bus depot : Otobüs durağı. Otobüs garajı.

Train depot : Tren garı. Tren istasyonu. Gar.

Depot : Depo. Cephanelik. Ambar. Emanetçi. Gar. Durak. Karargah. Alay komutanlığı. Kırkambar.

Depolarisation : Kutupluluk kaybı (depolarization olarak da yazılır). Kutuplaşmasını gidermek. Kutupsuzlaşma. Ucaysızlaşma. Ucaylanma azalması. Polarizasyonun bozulması. Kutuplaşmayı kaldırma. Kutupluluğun kaldırılması işi. Ucaysızlanma. (britanya ingilizcesi) depolarizasyon.

İngilizce Depots Türkçe anlamı, Depots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Custodian : Müşterileri adına taşınır değerleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluş. Muhafız. Yönetici kimse. Koruyucu. Bekçi. Kapıcı. Veli. Müdür. Müze sorumlusu.

Headquarters : Şirket merkezi. Merkez büro. Kumanda merkezi. Merkezde çalışanlar. Yönetim merkezi. Karakol. Genel merkez. Garnizon. İdari merkez.

Bunker : Kömürlük. Yakıt almak. Hazne. Alttan boşaltmalı tank. Sığınak. Oda arkadaşı. Yığak. Kömür ambarı. Yakıt bölmesi (gemi).

Trustee : Vasi. Kendisine mal veya para emanet edilen. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Güvenli yönetici. Mutemet. Vekil. Mütevelli. Bir vakfın yönetimi kendisine verilmiş olan kişi. inanılır ve güvenilir yönetici. Güvenilir kişi. Kayyum.

Encampment : Düşerge yeri. Ordugah. Kamp. Kamp yeri. Düşerge.

Amassments : Toplantı. Yığma.

Full stop : Tam durak. Son. Nokta. Durma. Çekit. Nokta noktalama işareti.

Buildup : Kademe kademe büyüme (ör. silahlı kuvvetlerin). Çoğalma. Büyüme. Takviye. Gelişim. Promosyon. Tanıtım (bir şeyin popüleritesini artırmak amacıyla). Gelişme. Artış.

Use : Yapmış olmak. Adet edinmek. Yararlanmak. Davranmak. Bilgi erişimde, bir kavramı belirtmek üzere gömüde yer alan birçok ipucu anahtar-sözcüğe karşılık standart terim olarak seçilen ve dizinlemede kullanılan, yazar ve araştırmacılara önerilen anahtar-sözcük. Harcamak. İçmek (sigara içki vb'ni). Yeğlenen terim. Kullanma. Sömürmek.

Depots synonyms : rededicate, peace officer, supply depot, train station, birdseyes, commit, clip of cartridges, law officer, birdseye, caesurae, station, depositories, pause, fermata, coacervation, accretions, cantonment, caesuras, encampments, caesura, railway station, terminuses, stop, railway terminus, railroad station, trustees, trusteeing, full point, accretion, arsenal, military quarters, amin, railroad terminal.

 

Depots zıt anlamlı kelimeler, Depots kelime anlamı

Shallow : Yüzeysel. Derin olmayan. Basit. Üstünkörü. Dar. Sığlaşmak. Sığlık. Düzlemek. Sığ yer. Derine inmeyen.

Deep : Derinlik. Koyuluk. Dalgın. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Tok (ses). Ciddi. Deniz. Karmaşık. Yoğun. Dip.

Deepness : Çalgı öz yankısının kişide oluşturduğu his. Koyuluk. Boğukluk. Derinlik. Akıllılık. Enginlik. Zeka. Karanlık.

Depots antonyms : superficiality, profundity.