Shallow türkçesi Shallow nedir

Shallow ile ilgili cümleler

English: Ali dog paddled toward the shallow end of the pool.
Turkish: Ali havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü.

English: It's dangerous to dive in shallow water.
Turkish: Sığ suda dalmak tehlikeli.

English: He leaped over the shallow ditch.
Turkish: Sığ hendek üzerinden atladı.

English: After killing Tom, Mary buried him in a shallow grave.
Turkish: Tom'u öldürdükten sonra, Mary onu sığ bir mezara gömdü.

English: Ali jumped over the shallow ditch.
Turkish: Ali sığ hendeğin üzerinden atladı.

Shallow ingilizcede ne demek, Shallow nerede nasıl kullanılır?

Shallow acetabulum : Yüzlek asetabulum. Kalça eklemi displazisi.

Shallow brained : Kuş beyinli.

Shallow focus : 60 km. ye inebilen derinliklerdeki deprem ocağı. Sığ deprem ocağı.

Shallow hardened : Sığ sertleşme.

Shallow hardened steel : Sığ sertleşmiş çelik.

Shallowed : Derin olmayan. Sığ. Yüzeysel. Üstünkörü olarak.

Shallow well : Sığ kuyu.

Shallowest : Sığ. Derin olmayan. Üstünkörü. Yüzeysel. Üstünkörü olan. En sığ.

Shallow water : Sığ su. Derin olmayan su. Çok az derinliği olan su.

Shallower : Daha sığ. Sığ. Yüzeysel. Derin olmayan. Üstünkörü olan. Üstünkörü.

 

İngilizce Shallow Türkçe anlamı, Shallow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shallow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Water : Ağız sulanmak. Sulandırmak. Yaşarmak. Harelemek. Kedi köpek vb'ne su vermek. Suluboya. Su. Sulamak. Hafifletmek. Islatmak.

Acutes : Keskin. Güçlü. Zeki. Açıkgöz. Aşırı. Akut. Sivri. Ağır. Şiddetli.

Chastest : Yalın. Gösterişsiz. Yasaklanmış cinsel ilişkilerde bulunmayan. Erdemli. Sade. Lekesiz. İlletli. Saf. Nezih. İffetli.

Scratchier : Kaşıntılı. Gelişigüzel. Eğri büğrü. Kaşındıran. Gıcırdayan. Kargacık burgacık. Derme çatma. Cızırtılı. Düzensiz.

Clinging : Sarılan. Yapışan giysi. Ahtapot gibi. Sıkı. Çok bağlı. Sıkan. Tırmanış. Tırmanma. Yapışkan.

Sandbar : Kum yığını. Kıyı kordonu. Kıyı dili. Akıntıların ve gelgitlerin hareketi ile nehir veya denizlerde meydana gelen büyük kum öbeği. Sahil kordonu.

Close fitting : Sıkı.

Constricted : Kıt. Sıkılmış. Kısıtlı. Sıkışık. Sıkıştıran. Daralmış.

Chaster : Yalın. Bozulmamış. Sade. Saf. Nezih. Gösterişsiz. Namuslu. Erdemli. Temiz.

Shallow synonyms : body of water, shelvy, rub down, plane, sleek, shallowness, sandbanks, incapacious, shoaled, shelfy, groundlings, artless, shallower, calvish, neritic, depth, sand bar, glibber, shallows, tongue of land, shallowed, shallowest, glibbest, liny, evened, cramped, arcadias, flattens, shoal, shoals, plastered, planar, shoaling.

Shallow zıt anlamlı kelimeler, Shallow kelime anlamı

Deep : Karışık. Koyuluk. Dalgın. Karanlık. Derinlik. Deniz. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Yoğun. Aşırı. Tok (ses).

 

Shallow ingilizce tanımı, definition of Shallow

Shallow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having little depth. A place in a body of water where the water is not deep. A flat. A shelf. Not deep. To make shallow. To become shallow, as water. A shoal. Shoal.