Full stop türkçesi Full stop nedir

Full stop ile ilgili cümleler

English: Please add a full stop at the end of your sentence.
Turkish: Lütfen cümlenizin sonuna bir nokta ekleyin.

English: There's a full stop missing from the end of the sentence.
Turkish: Bu cümlenin sonunda bir nokta eksik.

English: There needs to be a full stop at the end of a sentence.
Turkish: Bir cümlenin sonunda nokta olması gerekir.

English: One should add a full stop at the end of the sentence.
Turkish: Cümlenin sonunda nokta konulmalı.

Full stop ingilizcede ne demek, Full stop nerede nasıl kullanılır?

Full : Çırpmak. Yıkayıp büzmek. Tam. Dolu. Komple. Kalın. Doluluk. Dolu şey. Tok.

Stop : Patlayıcı ünsüz. Işık düzengeci. Ciğerlerden gelen havanın gırtlağa çarpması ve ses tellerindeki açılıp kapanma yüzünden hava akışının birdenbire engellenmesiyle oluşan kesintili ses. türkçede bulunmayan ve arapçada (:) işareti ile karşılanan bu ses, arasıra dilimize arapçadan geçmiş be’s, mebde’, mes’ele, mes’ul, neş’e, hey’et gibi kelimelerde göze çarpar. ancak, söyleyişteki zorluk dolayısıyla bu kelimeler ya yerlerini türkçe karşılıklara bırakmış yahut da araya bir ünlü eklenerek veya hemze atılarak genellikle beis, mebde, mesele gibi şekillere dönüştürülmüştür. Hemze. Bitmek. Dinmek. Çekit. Savmak. Tıkamak. Durma.

 

Come to a full stop : Tam anlamıyla bitmek. Tamamen durmak. Sekteye uğramak.

Full access : Tam erişim.

Full access password : Tam erişim parolası.

Full access rights : Tam erişim hakları.

İngilizce Full stop Türkçe anlamı, Full stop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Full stop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speck : Zerre. Küçük leke. Ufak leke. Benekçik. Beneklemek. Benek yapmak. Parçacık. Benek.

Dot : Noktasını koymak. Çekidini koymak. Nokta nokta kaplamak. Dağıtmak. Nokta koymak. Benek. Noktalamak. Ondalık nokta. Beneklemek.

Layovers : Mola. Konaklama. Kaplama. Duraklama. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde). Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi. Aktarma.

Periods : Regl. Adet. Ders saati. Dönüm (astronomi terimi). Devre. Devir. Dönem. Aybaşı. Çağ.

Caesurae : Müzik biterken armonik zincirlemeler bütünü. Durgu. Duraklanacak yer.

Breakup : Çöküş. Parçalanma. Kırılma. Ayrılma. Bozuşma. Bozulma. Çözülüm. Sona erme. Dağılma.

Macula : Deride başka bir değişiklik olmadan kalıcı veya geçici olarak oluşan derideki renk değişiklikleri, makula. Sarı leke. Leke. Çil. Benek. Sarı benek. Maküla. Makula.

Cesuras : Es (müzik, şiir).

Tittle : Ufak veya küçük parça. Küçük şey. Harf üstü simgesi. Zerre. İşaret.

Conclusions : Netice. Sonuçlar bildirgesi. Hüküm. Kanı. Sonuçlar. Karar. Sonuç.

Full stop synonyms : dwells, respect, full point, pinpointing, one dimensional, pels, concluding, fire away, conclusion, close, period, dwell, maculas, speckle, conclusive, cessation, cesura, locomotive, conclusory, pause, birdseye, rest, boundary, fermata, stending, dead lock, pinpoint, closer, crucial, fleck, flecking, afterbirth, afterbirths.