Caesurae türkçesi Caesurae nedir

  • Durgu.
  • Duraklanacak yer.
  • Durak.
  • Müzik biterken armonik zincirlemeler bütünü.

Caesurae ingilizcede ne demek, Caesurae nerede nasıl kullanılır?

Caesura : Durgu. Durak. Müzik biterken armonik zincirlemeler bütünü. Dize durağı. Duraklanacak yer.

Caesural : Bir mısranın veya şiirin dizilişindeki es veya mola ile alakalı. Ritmiksel duruşla veya esle alakalı (müzik terimi).

Caesuras : Müzik biterken armonik zincirlemeler bütünü. Durak. Dize durağı. Duraklanacak yer. Durgu.

Caesuric : Bir mısranın veya şiirin dizilişindeki es veya mola ile alakalı. Ritmiksel duruşla veya esle alakalı (müzik terimi).

Caesalpinia : Küçük dikenli tropikal bir ağaçlar familyası.

Caesar : Sezar. Diktatör. Otokrat.

Caesarean section : Sezaryen. Sezaryen ameliyatı. Sezaryen doğum. Gebeliğin herhangi bir döneminde doğumdan önce veya doğum sırasında yavrunun karından ameliyatla çıkarılması operasyonu, laparohisteretomi.

Caesarean operation : Sezaryen operasyonu. Sezaryen ameliyatı.

Caesaria : Kayseri.

Caesarean : Sezaryen. Sezaryen doğum. Sezar ile ilgili.

İngilizce Caesurae Türkçe anlamı, Caesurae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caesurae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stending : Durma. Şöhret. Eskilik. İtibar. Devam. Mertebe. Süreklilik. Mevki. Derece.

 

Birdseye : Clarence birdseye (1886-1956) abd'li mucit ve dondurulmuş gıda endüstrisinin kurucusu. Es. Indiana'da (abd) bir kasaba. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Akçaağaç gibi bazı ağaç türlerinden elde edilen, üzerinde kuşgözüne benzer küçük halkalar bulunan kereste. Kuş gözlü.

Caesuras : Dize durağı.

Interruption : Durdurma. Sekte. Yarıda kesme. İnkıta. Kesilme. Fasıla. Ara. Kesinti. Sözünü kesme.

Depot : Küçük istasyon. İkmal deposu. Cephanelik. Karargah. Kırkambar. Emanetçi. Gar. Alay komutanlığı.

Cadence : Ritm. Ritim. Sesin alçalması. Ahenk. Kadans. Sesin yavaşlaması. Ses uyumu. Ses dalgalanması. Uyum.

Stop : Kesmek. Resim durdurma. Bir film gösterilirken, kuşaktaki herhangi bir resmi alıcı penceresi önünde istenildiği kadar tutma. Stop ettirmek. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Durma. Bırakmak. Hemze. Karşı takımın çemberine doğru top sürerek ilerliyen oyuncunun birden duruvermesi.

Fermata : (es veya nota için) porte üzerindeki durak noktası. (müzik) es. Bir notayı belirtilenden daha uzun vurgulama. Durak ve uzatma işareti.

Cadenza : Kadenz.

Cadences : Ritm. Uyum. Kadans. Ses uyumu. Sesin alçalması. Bisiklet pedalının bir dakikada attığı tur sayısı. Ritim. Tempo. Ses dalgalanması.

Caesurae synonyms : stoppage, full stop, prosody, pause, stoppages, inflection, rest, caesura, fermatas, station, full point, birdseyes, standstill, cadenzas, depots.