Durgu nedir, Durgu ne demek

Edebi terim anlamı:

Okumada, deyitlemede anlamın, kelimeler arasında gerektirdiği duraklama.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Bir tümce ya da konuşma içindeki duruş, susuş.

Bilimsel terim anlamı:

Söylemede kelimeler arasında yapılmış olan duraklama, ki ya soluk alma ihtiyacıyla (SOLUK DURGUSU, Pause de souffle), ya ifadede bağlantı yerlerini göstermek üzere GRAMATİKAL veya DİZİMSEL DURGU, P. grammaticale ousyntaxiqpe), ya düşünce zincirinin halkalarını ayırmak için" (ANLAMLIK DURGU, P. de sens), ya da bir taylam (rythme) veya düzem (eadance) sağlamak amacıyla (TARTI DURGUSU veya DURAK, P. métrique ou Coupe) yapılır.

Konuşmada, okumada anlamı etkileyen kısa duruş.

[Bakınız: durak 2]

İngilizce'de Durgu ne demek? Durgu ingilizcesi nedir?:

pause

Fransızca'da Durgu ne demek?:

pause

Osmanlıca Durgu ne demek? Durgu Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

vakfe

Durgu anlamı, tanımı:

Durgun : Neşesiz, keyifsiz, sessiz. Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz.

Durgun şişkinlik : Ekonomideki durgunluk ve enflasyonun aynı anda yaşanması, stagflasyon.

Durgunlaşma : Durgunlaşmak durumu.

Durgunlaşmak : Durgun bir duruma gelmek.

Durgunlaştırmak : Durgun duruma getirmek.

Durgunluk : Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon. Durgun olma durumu.

 

Durgunluk çökmek : Sessiz, sakin duruma girmek.

Akla durgunluk vermek : Hayranlık uyandırmak.

Sekte : Bozukluk. İnme, felç. Olmakta olan bir şeyin birdenbire durarak kesilmesi, durgu.

Müzik : Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması. Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki.

Eser : Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. Yayın, kitap, yapıt. İz, işaret, im. Soyut kavramlarda belirti.

Bitiş : Bitme işi. Bir müzik parçasının son bölümü, final.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Armonik : Armoni ile ilgili olan. Armonika.

Zincirleme : Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül. Zincirlemek işi.

Durgu ışıtacı : Geceleyin duran bir aracın bulunduğu yeri belirtmek ve başka araçları uyarmak için kullanılan, araçların ön ve arkasındaki küçük ışıtaçlar.

Durgulama : Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması.

Durgulu dağılım : (Kuramsal istatistik) Tanımlı olduğu aralıktaki sonlu bir uç noktada sıklığı ya da sıklığının birinci türevi sıfır olan sürekli bir sıklık dağılımı.

Durguluk : Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan.

Durgun ayrım : Durgun çekimlerin birbirini izlemesinden oluşan, ağır, devinimsiz ayrım. Devingen ayrımın karşıtı.

Durgun çekim : İçinde fazla devinim olmayan, gerilimsiz, çatışmasız, ağır gelişen çekim. Alıcı devinimlerinin az olduğu ya da hiç yer almadığı çekim. Devingen çekimin karşıtı.

 

Durgun dizi : (…)

Durgun enerji : Bir parçacığın durgun kütlesine eşdeğer olan enerji (Eo). Eo=moc²o (mo = durgun kütle; co= ışık hızı)

Durgun faz : Analit türlerinin dağılabildiği bir katı veya tutuklanmış bir sıvı.

Durgun faz kütle aktarım terimi : Analit moleküllerinin durgun fazla ters yönde hareket etmesinin bir ölçüsü.

Durgu ile ilgili Cümleler

  • Durgunluk kaçınılmazdı.
  • Durgunluk birçok işletmenin kapanmasına neden oldu.
  • Binlerce küçük işletme durgunluk sırasında iflas etti.
  • Bir durgunluğun ortasında bile bir işi bırakmak zorunda olduğumuz zamanlar vardır.
  • Durgun olan çocuk bir hayal dünyasında yaşamaya daha meyillidir.
  • Durgunluk bitti.
  • Herkes durgunluğun yakında sona ereceğini umuyor.
  • Piyasadaki durgunluk bir çok işyerinin kapanmasına sebep oldu.
  • Benim iş durgunluktan dolayı işlemez halde.
  • Küresel ekonomi durgunluk içine düştü.
  • Durgun sular derin akar.
  • Çok fazla selfie çekmek cinsel hayatın durgun olduğunun işaretidir.

Diğer dillerde Durgu anlamı nedir?

İngilizce'de Durgu ne demek? : n. caesura, cadenza

Fransızca'da Durgu : comma [le]