Durgunluk nedir, Durgunluk ne demek

  • Durgun olma durumu.
  • Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon

"Durgunluk" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bana göre ölümün en büyük vasfı durgunluk, hareketsizliktir." - N. Hikmet

İktisat alanındaki kelime anlamı:

İktisadi dalgalanmanın daralma aşaması.

Bilimsel terim anlamı:

Eylem ya da davranışta bulunmama, değişme gizliliğinden yoksun olma durumu.

İngilizce'de Durgunluk ne demek? Durgunluk ingilizcesi nedir?:

recession, statics

Fransızca'da Durgunluk ne demek?:

arrêt, stagnation

Osmanlıca Durgunluk ne demek? Durgunluk Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

sükûnet

Durgunluk anlamı, kısaca tanımı:

Durgunluk çökmek : Sessiz, sakin duruma girmek.

Durgun : Neşesiz, keyifsiz, sessiz. Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz.

Durgu : Sekte. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü.

Akla durgunluk vermek : Hayranlık uyandırmak.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Alışveriş : Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

 

Piyasa : Ortalık. Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat.

Resesyon : Durgunluk.

Olma : Olmak işi.

Durgunluk anoksisi : Dolaşım anoksisi.

Durgunluk hipoksisi : Akciğerlerdeki kısmi oksijen basıncı ve hemoglobin yoğunluğu normal olmasına rağmen dolaşım durgunluğuna bağlı olarak gerçekleşen hipoksi, stagnant hipoksi.

Durgunluk ödemi : Kan akışının azalması veya yavaşlamasından ileri gelen, yerel veya genel olabilen ödem.

Durgunluk sarılığı : Tıkanma sarılığı.

Durgunluk savı : Mutlak gelir önsavına göre gelir artışına bağlı olarak ortalama tüketim eğiliminin düşeceği öngörüsünden hareketle, büyüyen bir ekonomide yatırımların reel gayrisafî yurtiçi hasılaya oranı sabit varsayıldığında, kamu harcamalarının reel gayrisafî yurtiçi hasılaya oranı artmadığı durumda ekonomilerin durgunluğa gireceğini ileri süren sav.

Durgunluk ile ilgili Cümleler

  • Dünya ekonomisi şimdi durgunluk döneminde.
  • Durgunluk birçok işletmenin kapanmasına neden oldu.
  • Biz bir durgunluk içindeyiz.
  • Banka ekonomik durgunluk sırasında çöktü.
  • Piyasadaki durgunluk bir çok işyerinin kapanmasına sebep oldu.
  • Binlerce küçük işletme durgunluk sırasında iflas etti.
  • Durgunluk bitti.
  • Benim iş durgunluktan dolayı işlemez halde.
  • Durgunluk kaçınılmazdı.
  • Küresel ekonomi durgunluk içine düştü.

Diğer dillerde Durgunluk anlamı nedir?

İngilizce'de Durgunluk ne demek? : adj. recessional

n. calmness, stagnation, stagnancy, stillness, inactivity, backwater, calm, deadlock, deadness, inaction, inanimation, inertness, languor, placidity, serenity, slack, slackness

 

Fransızca'da Durgunluk : stagnation [la], calme [le], bonace [la], inertie [la], placidité [la], repos [le], (iþ) marasme [le], (piyasa) mévente [la]

Almanca'da Durgunluk : n. Benommenheit, Nullwachstum, Stagnation, Stagnierung, Stille

Rusça'da Durgunluk : n. неподвижность (F), застой (M), вялость (F), задумчивость (F), стойкость (F)