Sententious türkçesi Sententious nedir

  • Tumturaklı.
  • Anlamlı sözlerle dolu.
  • Kısa ve özlü.
  • Tumturaklı (söz veya yazı veya konuşma).
  • Öğüt verir gibi konuşan.
  • Özlü.
  • Özdeyişli sözlerle dolu.
  • Manalı.
  • Vecizelerle konuşan.
  • Özdeyişlerle konuşan.

Sententious ingilizcede ne demek, Sententious nerede nasıl kullanılır?

Sententiously : Sofuluk taslayan bir şekilde. Kısa ve özlü olarak. Sahte dindar bir şekilde. Kısa ve özlü bir şekilde.

Sententiousness : Kendini doğrulama. Öz dürüstlük. Sofuluk taslama. Sahte dindarlık.

Sentential : Cümle. Tümcesel. Cümlesel. Ceza ile ilgili. Hüküm. Cümle ile ilgili.

Sentential logic : Tümcesel mantık.

İngilizce Sententious Türkçe anlamı, Sententious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sententious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Laconical : Kısa ve öz. Çok az kelime kullanan. Muhtasar. Veciz. Az ve öz. İcaz.

Expressive : Canlı. Anlatımcı. Anlatan. Etkileyici. Gösteren. Dokunaklı. Anlamlı. İfadeli. Dışavurumcu.

Grandiloquent : Yerinde.

Meaningful : Manidar. Anlamlı.

Pregnant : Karnı burnunda. Anne adayı. Hamile. Yaratıcı. Anlamlı. Döl yatağında gelişen bir yavru taşıyan dişi. Verimli. Gebe. Semereli.

Juiciest : Ağız sulandırıcı. Sulu. Karlı. İlginç. Cazip. Çekici. Cıvık. Meraklı.

 

Bombastic : Gösterişli. Abartmalı. Ağdalı. Süslü.

Significant : Anlamlı. Önem teşkil eden. Belirgin. Belirli. Önemli. Kayda değer. Değerli. Dikkate değer. Manidar.

Tight : Sızdırmaz. Dar. Sarhoş. Sıkı. Sıkışık. Sıkışmış. Cimri. Sızmaz. Eli sıkı.

Sententious synonyms : brief but to the point, orotund, briefest, tightest, sonorous, compact, briefer, significative, fustian, concise, magisterial, pithy, altisonant, kernelled, pompous, pithier, rotund, purported, compendious, fleshy, flowery, magniloquent, meaning, gnomical, high flown, tighter, pithiest, juicier, gigantesque, cored, capsule, epigrammatical, rhetorical.

Sententious zıt anlamlı kelimeler, Sententious kelime anlamı

Unpretentious : Mütevazı. Mütevazi. İddiasız. Basit. Gösterişsiz. Babayani. Basit ve doğal. Yapmacıksız. Alçakgönüllü.

Prolix : Ayrıntılı. Yorucu. Sonu gelmeyen. Bitmek bilmeyen. Uzun. Sıkıcı. Sözü çok uzatan.

Sententious ingilizce tanımı, definition of Sententious

Sententious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Terse and energetic in expression. Full of meaning. Pithy. Abounding with sentences, axioms, and maxims. As, a sententious style or discourse. Sententious truth.