Debriefed türkçesi Debriefed nedir

  • Sorguya çekmek.
  • Bilgi almak.
  • -den bilgi almak.

Debriefed ingilizcede ne demek, Debriefed nerede nasıl kullanılır?

Debriefing : Bilgilendirme. Debrifing. Sorguya çekme. Sorgulama. Görev raporu. Bilgi alma.

Debriefings : Sorguya çekme. Görev raporu. Debrifing. Sorgulama. Bilgi alma. Bilgilendirme.

Debriefs : -den bilgi almak. Bilgi almak. Sorguya çekmek.

Debride : Ölü dokuyu atmak. Debride etmek.

Debridement : Debridman. Yaradaki bütün yabancı cisimleri çıkarma. Yaradan ölü doku veya yabancı maddenin cerrahi yöntemle alınması (tıp veya medikal terimi).

Debris slide : Moloz kayması. Çimentolanmamış, gevşek kayaç döküntülerinin ve topraklarının, çok ıslanmış kil gibi kaygan bir düzlem üzerinden aşağıya doğru kayması ya da yuvarlanması.

Rock debris : Taş döküntüsü. Kaya molozu. Kaya döküntüsü. Günlük sıcaklık ayrımlarının önemli olduğu karasal iklimlerde, fiziksel parçalanma, sonunda çözülen taşların dağ yamaçları dibinde oluşturdukları yığın. bk. döküntü.

Debris : Yıkıntı. Çöküntü. Enkaz. Kırıntı. Atıklar. Döküntü. İnşaat artığı. Birikinti. Dağ eteklerinde köşeli taşlar ve daha ince öğeli özdeklerin karışımından oluşan yığıntılar.

Avalanche debris : Çığ yığıntısı.

Debris wood : Enkaz odunu.

 

İngilizce Debriefed Türkçe anlamı, Debriefed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debriefed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catechized : Hristiyanlıkta ilmihale dayanarak din dersi vermek. İlmihale dayanarak din dersi vermek. Soru cevap yöntemiyle öğretmek. Dini konuları soru cevap yoluyla öğretmek. İlmihal öğretmek.

Keep in touch with : Sürekli temasta olmak. İle teması sürdürmek. İle iletişim içinde kalmak. İle ilişkiyi sürdürmek (bir kimse). Bağlantıyı koparmamak. İle ilişkiyi koparmamak. İletişimde kalmak.

Grills : Parmaklık. Izgara. Kızartmak. Izgara et. İşkence etmek. Izgarada pişirmek. Izgara yapmak. Sıkıştırmak. Izgarasını yapmak.

Inquired : Araştırmak. Soruşturmak. Sormak. Sorgulama yapmak. Soru sormak. Tahkik etmek. Akıl sormak. Aramak.

Acquire knowledge : Bilgi elde etmek. Bilgi edinmek.

Catechizing : Soru cevap yöntemiyle öğretmek. Hristiyanlıkta ilmihale dayanarak din dersi vermek. İlmihal öğretmek. İlmihale dayanarak din dersi vermek. Dini konuları soru cevap yoluyla öğretmek.

Getting wind of : Duymak. -i öğrenmek. Haber almak. Sezmek. Kokusunu almak. Kulağına gelmek. Kokusunu hissetmek. Haberdar olmak.

Have news from : Haber almak.

Question : Toplumbilimde başlıca bilgi sağlama aracı olan ve olgu, davranış, kanı, tutum, görüş gibi konularda bireylerden yanıt almak üzere başvurulan ölçünlü sınar. Problem. - den şüphe etmek. Sorun. Soruşturma. Bütün öğeleri tam olarak verilmeyen bir düşüncenin, bir görüşün tamamlanmasına, yorumlanmasına ve eksiksiz bir anlatım biçiminde belirlenmesine yardımcı olan söz. topluca ortaya atılan birkaç düşünce ya da görüşten en doğru olanını seçmek için insanı düşünmeye yönelten araç. Bilinmez. Kuşkulanmak. Sorgulamak. Kuşku.

 

Interrogate : İfadesini almak. Tahkik etmek. Sorgulamak. İstinkak etmek. Sorgudan geçirmek. Soru sormak.

Debriefed synonyms : obtain information, inquires, examine, cross examine, inquire, catechizes, get a line on, examines, check up on, grill, get wind of, draw information, catechize, query, drew, give a grilling, be informed, catechise, debriefs.