Debride türkçesi Debride nedir

  • Debride etmek.
  • Ölü dokuyu atmak.

Debride ingilizcede ne demek, Debride nerede nasıl kullanılır?

Debridement : Debridman. Yaradan ölü doku veya yabancı maddenin cerrahi yöntemle alınması (tıp veya medikal terimi). Yaradaki bütün yabancı cisimleri çıkarma.

Debriefed : Sorguya çekmek. -den bilgi almak. Bilgi almak.

Debriefing : Sorgulama. Bilgi alma. Görev raporu. Bilgilendirme. Debrifing. Sorguya çekme.

Debriefings : Bilgilendirme. Görev raporu. Sorgulama. Bilgi alma. Sorguya çekme. Debrifing.

Debriefs : Bilgi almak. Sorguya çekmek. -den bilgi almak.

Debrexin : Debreksin. Solunum yollarında bez hücrelerinin hareketlerini artırarak ve nefes borusu salgılarının yapışkanlığını azaltarak etkiyen, balgam söktürücü bir ilaç.

Debris : Enkaz. Yıkıntı. Birikinti. Çer çöp. Kırıntı. Moloz. Döküntü. Atıklar. Dağ eteklerinde köşeli taşlar ve daha ince öğeli özdeklerin karışımından oluşan yığıntılar.

Rock debris : Kaya döküntüsü. Günlük sıcaklık ayrımlarının önemli olduğu karasal iklimlerde, fiziksel parçalanma, sonunda çözülen taşların dağ yamaçları dibinde oluşturdukları yığın. bk. döküntü. Kaya molozu. Taş döküntüsü.

Debris wood : Enkaz odunu.

Debacle : Musibet. Felaket. Ani çöküntü. Hezimet. Buzulun erimesiyle ani su baskını. Yenilgi. Bozgun. Fiyasko. Ani çökme. Çökme.

 

İngilizce Debride Türkçe anlamı, Debride eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debride ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reason out : Çözümlemek. Akıl süzgecinden geçirmek. Etraflıca düşünmek. Düşünüp taşınarak bulmak. Düşünüp taşınmak.

Select : Güzide. Ayıklamak. Elemek. Kalburüstü. Ayırmak. Seçkin. Seçmek. Seçip ayırmak. Seçme.

Judge : Değerlendirmek. Yargılamak. Hakemlik etmek. Hakemlik yapmak. Yarış yargıcısı. Anlam çıkarmak. Hakim. Yan yargıcı. Yargıç. Hüküm vermek.

Regularize : Düzene koymak. İntizama koymak. Resmileştirmek. Düzenli olarak yapmak. Usule uydurmak. Düzenlemek. Devamlılık kazandırmak. Yasallaştırmak. Resmiyet kazandırmak.

Govern : Kontrol etmek. Hüküm sürmek. Etkilemek. Frenlemek. Yönlendirmek. Mürebbiyelik yapmak. Yönetmek. Zaptetmek. İdare etmek. Almak (dilbilgisi terimi).

Regulate : Düzenleme yapmak. Kontrol etmek. Çalışmasını regüle etmek. Düzene sokmak. Ayarlamak. Denetim altına almak. Yoluna koymak. Bir aracı düzenine koyup, doğru işlemesini sağlamak. Düzenlemek.

Regularise : İntizama koymak. Düzenli olarak yapmak. Yasallaştırmak. Resmiyet kazandırmak. Düzenlemek. Düzene koymak. Resmileştirmek. Devamlılık kazandırmak.

Will : İstek. -ecek. Vasiyet. İnsanın herhangi bir eylemi gerçekleştirme yolunda, iç ve dış koşullarıyla belirlenen bilinçli kararlılığı. Vasiyet etmek. -ar. İrade. İradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmeye çalışmak. Arzulamak. İstenç.

Order : Sıra. Türküm. Usul. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Rütbe. Üzerinde taşıyanının adı yazılı olan. Sıralamak. Sipariş etmek. Emretmek. Basamak.

 

Try : Çaba. Deney yapmak. Deneme. -e soyunmak. Kalkışma. Sıkmak. Yeltenmek. Atış hakkı (ragbi). (bir işe) soyunmak. Denemek.

Debride synonyms : make up one's mind, mensurate, debate, orientate, extrapolate, determine, choose, purpose, rule, conclude, orient, take, measure out, surmise, elicit, reason, deduct, resolve, measure, seal, pick out, infer, deliberate, adjudicate, deduce, decree.

Debride zıt anlamlı kelimeler, Debride kelime anlamı

Deregulate : Hükümet kontrolünden çıkarmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Kısıtlamaları kaldırmak. Devlet denetimini kaldırmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Devlet denetimini azaltmak.

Disorient : Yolunu kaybettirmek. Yönünü şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Şaşırtmak. Zihnini karıştırmak. Yolunu şaşırtmak.

Begin : Start vermek. Önayak olmak. Çığır açmak. Adım atmak. Start almak. Başlatmak. Meydana gelmek. Atılmak. Girişmek. Başlamak.