Dissuasion türkçesi Dissuasion nedir

Dissuasion ingilizcede ne demek, Dissuasion nerede nasıl kullanılır?

Dissuasions : Vazgeçirme. Kandırma. Caydırma. İkna.

Dissuasive : Caydıran. Caydırıcı. Vazgeçirici.

Dissuasively : Vazgeçirerek. Caydırıcı bir şekilde. Cesaret kırarak. Engelleyerek. Caydırıcı olarak. Caydırarak.

Dissuasiveness : Caydırıcılık. Vazgeçiricilik. Engelleyici olma durumu. Cesaret kırıcılık.

Dissuadable : Caydırılabilir. Engellenebilir. Cayrılabilir. Vazgeçirilebilir.

Dissuades : Cesaret kırmak. Fikrini çelmek. Aklını çelmek. Çelmek. Caydırmak. Vazgeçirtmek. Kandırmak. Vazgeçirmek.

Dissuading : Caydırmak. Vazgeçirmek. Caydıran. Aklını çelen. Vazgeçiren. Kandıran. Aklını çelmek. Kandırmak. Caydırma.

Dissuader : Caydırıcı kişi. Cesaret kıran. Vazgeçiren. Caydıran. Engelleyen.

Dissuade : Aklını çelmek. Fikrini çelmek. Vazgeçirmek. Kandırmak. Vazgeçirtmek. Caydırmak. Cesaret kırmak. Çelmek.

Dissuaded : Fikrini çelmek. Caydırmak. Vazgeçirtmek. Çelmek. Vazgeçirmek. Cesaret kırmak. Aklını çelmek. Kandırmak.

İngilizce Dissuasion Türkçe anlamı, Dissuasion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissuasion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Inducement : Birini kandırmak için verilen şey. Teşvik. Yönlendirme. Rüşvet. Vesile. Saik. Neden. Rüşvet verme.

Eloignment : Uzaklaştırma. Iraklık. Ortadan kaldırma. Uzaklık.

Communication : Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, fizik, gramer, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yayma. Bildirişim. Tebliğ. Nakletme. İletiliş. Ulaşım. Haber (mektup veya not veya telgraf gibi iletilen). Canlılar arasında ya da bir canlının organları arasında haberleşme. komünikasyon. Bir düşüncenin, bir duygunun yüz anlatımı, el, kol ve baş hareketleri, konuşma yoluyla ya da yazı, telefon, radyo, televizyon gibi bildirişim araç ve gereçlerinden yararlanarak bir kimseden başka bir kimseye iletimi.

Bait : Cezbetmek. Kışkırtmak. Tuzak. Eziyet etmek. Fabrikasyon, rafinerasyon gibi yöntemlerle işlenip balık avı için kullanıma hazır halde sunulan cansız organik yemler. Cezbeden şey. Cezbetme. Rahatsız etmek. Taciz etmek.

Suasion : İkna etme. Gönlünü yapma. Tatlılıkla kandırma. Gönlünü alma. Razı etme. Tatlı dille kandırma.

Deceptions : Aldatmaca. Utanç. Hile. Yanıltma. Aldatma. Kanma. Aldanma. Ayartma. Düzen.

Conviction : Haklı olma. Fikir. İnanç. Kanaat. Sağlam ve içten inanç. Sağlam ve samimi inanç. İnanma. Görüş. Hüküm giydirme.

Delusion : İşkil. Yanılgı. Aldanma. Delilik. Oyun. Hayali. Düş. Aldatma. Kuruntu. Hulya.

Deterrence : Caydırıcılık. Engelleyicilik.

Dissuasion synonyms : dehortation, communicating, suasions, persuasions, discouragement, deception, adulteration, dodgery, enticement, dissuading, beguilements, enticements, persuasion, appeasements, dissuasions, appeasement, dolus, beguilement, convincing, cajoleries, cajolery, inducements, adulterations.

 

Dissuasion zıt anlamlı kelimeler, Dissuasion kelime anlamı

Encouragement : Cesaret verme. Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Cesaretlendirme. Teşvik. Teşvik etme. Özendirme. Yüreklendirme.

Persuasion : Tür. Kandırma. İnandırma. İkna etme. İkna kabiliyeti. Cins. İkna. Razı etme. Din. Kanı.

Dissuasion ingilizce tanımı, definition of Dissuasion

Dissuasion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dehortation. The act of dissuading. Exhortation against a thing.