Conviction türkçesi Conviction nedir
- Sağlam ve içten inanç.
- Kanı.
- Kanaat.
- Görüş.
- Hüküm giydirme.
- Mahkumiyet.
- Fikir.
- Suçlu bulma.
- İkna.
- İnanç.
- Sağlam ve samimi inanç.
- İnanma.
- Haklı olma.
Conviction ile ilgili cümleler
English: She always stands up for her convictions.
Turkish: O her zaman inançlarını savunur.
English: Betty has a previous conviction for theft.
Turkish: Betty çoktan hırsızlıktan hüküm giymişti.
English: Our opinion is an idea which we have; our conviction an idea which has us.
Turkish: Bizim görüşümüz sahip olduğumuz bir fikirdir; inancımız bize sahip olan bir fikirdir.
English: Tom has at least one conviction for drunken driving.
Turkish: Tom'un sarhoşken araba sürmekten en az bir mahkumiyeti var.
English: I appreciate your conviction.
Turkish: Ben inancını takdir ediyorum.
Conviction ingilizcede ne demek, Conviction nerede nasıl kullanılır?
Conviction probability : Kanı olasılığı.
Carry conviction : İkna edici olmak. İnandırıcı gelmek. Doğruluğuna inandırmak. Akılcı olmak. İnandırıcı olmak. İnandırıcı vasıfta olmak.
False conviction : Boş inanç.
Personal conviction : Vicdani kanaat. Şahsi kanaat. Şahsi görüş.
Quashing of the conviction : Cezanın sukutu. Cezanın düşmesi.
Convicting : Suçunu ispat etmek. Hükümlü. Suçlandırmak. Kabullendirmek. Mahkum. Yargılı. Hüküm giydirmek. Suçlu bulmak. Suçlu çıkarmak. Mahkum etmek.
Convict : Mahkum. Suçlandırmak. Yargılı. Suçunu ispat etmek. Hükümlü. Suçlu bulmak. Hüküm giydirmek. Mahkum etmek. Kabullendirmek.
Record of previous convictions : Tüzel kütük. Adli sicil.
Convictions : İnanç. İnanma. Mahkumiyet. Suçlu bulma. Kanaat. Görüş. Haklı olma.
Speak with conviction : İnançla konuşmak.
İngilizce Conviction Türkçe anlamı, Conviction eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Conviction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Modesties : Alçak gönüllülük. Tevazu. Alçakgönüllülük. Ilımlılık. Gösterişsizlik. Haya. Utanç. Ar. İffet.
Contention : Bakış açısı. Kavga. Sav. Tartışma konusu. Mücadele. İhtilaf. Tartışma. Çekişme.
Sentence : Hüküm giydirmek. Ceza vermek. Bir fikri, bir duygu ve düşünceyi, bir oluş ve kılışı tam olarak bir yargı halinde anlatan kelime grubu. cümlenin varlığı için asgari şart bir çekimli fiil veya ek-fiilden oluşan yüklemdir: evin avlusuna, sırtında çuval kaplı yayvan torba, elinde bir ufacık iskemle ve uzun bir demir parçası, dağınık kıyafetli bir adam girdi (r. h. karay, eskici). muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur (m. k. atatürk, nutuk). türklük, beş yüz seneden beri istanbulu ve boğaziçini bütün beşeriyetin hayaline böyle nakşetti (y. kemal beyatlı aziz istanbul s. 183) vb. || cümleler yapılarına, yüklem türüne, yüklem yerine ve anlamlarına göre sınıflandırılır. yapılışlarına göre sınıflandırmada basit cümle, birleşik cümle, bağlı cümle, sıralı cümle; yüklemine göre isim cümlesi, fiil cümlesi; yüklemin yerine göre kurallı cümle, devrik cümle; anlamına göre olumlu cümle, olumsuz cümle ve soru cümlesi türüne ayrılır. bunlara bk. Mahkum etmek. Cümle. Tüzel karar. Cezaya çarptırmak. Hükme bağlamak. Bilgisayar, hukuk, gramer alanlarında kullanılır.
Reading : Çalışma. Ölçüm (göstergede). Mana. Bir bellekten, bir veri ortamından ya da bir başka kaynaktan verileri elde etme. dış bellekten bir yazmaca, ana belleğe girdi olarak veri aktarma. Bilgililik. Okunacak metin. Okuma. Okunuş. Yorum. Okumuşluk.
Creeds : İtikat. Amentü. İman. Akide. Birinin veya bir grubun felsefesini yansıtan ilkeler. Öğreti. Bir dinin temel ilkelerini içeren ifade. Mezhep.
Final judgment : Nihai karar. Kesin karar. Son yargı. Kesin hüküm. Son karar. Kati hüküm.
Persuasions : Cins. Akide. Kandırma. Din. İkna etme. Razı etme. İtikat.
Deliverance : Hüküm. Verme. Yargı. Kurtulma. Kurtarma. Kurtuluş.
Credences : Doğru kabul etme. Emniyet. Güven. İtimat. Sofra takımı dolabı.
Conviction synonyms : murder conviction, robbery conviction, judgment of conviction, article of faith, rape conviction, being right, advice, trusts, knowledge, conceiting, conclusion, belief, advices, credo, feeling, conceit, esteems, confidentialness, concept, avis, attainder, dissuasion, amateurism, common ground, esteem, attitudes, inducements, estimation, persuasion, conceptions, arguments, condemnations, credit.
Conviction zıt anlamlı kelimeler, Conviction kelime anlamı
Unbelief : İmansızlık. İnançsızlık.
Acquittal : Beraat kararı. Aklanma. Yapma. İbra. Temize çıkma. Tezkiye. Yerine getirme. Aklama. Beraat. Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar.
Conviction ingilizce tanımı, definition of Conviction
Conviction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of proving, finding, or adjudging, guilty of an offense. The act of convicting.

Bu kısımda Conviction kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Conviction ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Conviction anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Conviction ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.