Convict türkçesi Convict nedir

  • Mahkum.
  • Suçunu ispat etmek.
  • Suçlu çıkarmak.
  • Hüküm giydirmek.
  • Suçlandırmak.
  • Suçlu bulmak.
  • Kabullendirmek.
  • Mahkum etmek.
  • Hükümlü.
  • Yargılı.
  • Hukuk alanında kullanılır.

Convict ile ilgili cümleler

English: We now have all the evidence we need to convict Moustapha Jackson.
Turkish: Şu anda Mustafa Jackson'u mahkûm etmek için ihtiyacımız olan tüm kanıta sahibiz.

English: A convict has escaped from prison.
Turkish: Hapishaneden bir mahkûm kaçtı.

English: Tom found the evidence we needed to convict Mary's killer.
Turkish: Tom, Mary'nin katilini mahkum etmemiz için ihtiyacımız olan delili buldu.

English: There wasn't enough evidence to convict him of the crime.
Turkish: Onu mahkûm etmek için suçla ilgili yeterli kanıt yoktu.

English: The police are hunting an escaped convict in this area.
Turkish: Polis bu alanda kaçan bir hükümlüyü arıyor.

Convict ingilizcede ne demek, Convict nerede nasıl kullanılır?

Ex convict : Bir suçtan dolayı mahkum olduktan sonra bir süre hapishanede yatmış kimse. (kriminoloji) eski mahkum.

Convicted : Suçlu olduğu kanıtlanmış. Mahkum. Mahkum olmuş. Hükümlü. Mahkum edilmiş. Mahkum edilen. Suçu kanıtlanmış.

Convicted previously : Sabıkalı. Eski hükümlü.

Convicting : Kabullendirmek. Suçlu çıkarmak. Yargılı. Suçlu bulmak. Suçlandırmak. Hükümlü. Mahkum. Suçunu ispat etmek. Mahkum etmek. Hüküm giydirmek.

 

Conviction : Kanı. İnanma. Sağlam ve samimi inanç. Kanaat. Suçlu bulma. İkna. Hüküm giydirme. Haklı olma. İnanç. Sağlam ve içten inanç.

Speak with conviction : İnançla konuşmak.

Convictions : İnanç. Mahkumiyet. Kanaat. Haklı olma. Görüş. Suçlu bulma. İnanma.

Quashing of the conviction : Cezanın düşmesi. Cezanın sukutu.

Record of previous convictions : Adli sicil. Tüzel kütük.

Conviction probability : Kanı olasılığı.

İngilizce Convict Türkçe anlamı, Convict eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convict ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sentences : Hüküm vermek. Ceza vermek. Cümleler.

A wide saloon : Duyuru tahtası.

He is doomed : -ye mahkum. O kötü kadere mukadder.

Adjudge : Ödül vb vermek. Hükmetmek. Kararına varmak. Karar vermek. Hükmüne varmak. Hükme bağlamak. Vermek (ödül vb.). Ödül vermek.

Yardbird : Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker. Acemi asker. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker. Avlu kuşu.

Adjudged : Hüküm vermek. Kararına varmak. Vermek (ödül vb.). Hükmetmek. Hükmüne varmak.

Damn : Sövmek. Lanet. Lanet etmek. Mahvetmek. Küfretmek. Değersiz şey. Suçu yüklemek. Ah etmek. Lanetlemek.

In chains : Tutuklu. Zincirlerle sınırlanmış bir halde. Mahk-m. Esir. Tutsak. Hapsedilmiş bir halde. Zincirler içinde. Zincirlere bağlı bir halde.

Condemning : Suçlamak. Ayıplamak. Hüküm vermek. Ayıplayan. El koymak. İstimlak etmek. Kamulaştırmak. Ayıplama. Kınamak.

Bring in a verdict of guilty : Suçlu olduğu kararına varmak.

 

Convict synonyms : reconvict, incriminates, condemn, doomed, administer an oath, evaluate, pass sentence, trusty, crime, abduction, condemns, convicts, termers, adjudges, doom, prisoners, american law of corporation, termer, acts contra bonos mores, absente, culprit, pass judgment, return a verdict of guilty, act of witness, captives, sentenced, accused, find guilty, prisoner, incriminate, convicting, imprisoned, judge.

Convict zıt anlamlı kelimeler, Convict kelime anlamı

Acquit : İbra etmek. Temize çıkarmak. Beraat etmek. Beraat ettirmek. Aklamak. Suçsuz çıkarmak. Tenzih etmek. Muaf tutmak. Ayrıcalık tanımak. Ödemek.

Convict ingilizce tanımı, definition of Convict

Convict kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A person proved guilty of a crime alleged against him. Proved or found guilty. To prove or find guilty of an offense or crime charged. Convicted. To pronounce guilty, as by legal decision, or by one`s conscience. One legally convicted or sentenced to punishment for some crime.