Convicted türkçesi Convicted nedir

  • Suçlu olduğu kanıtlanmış.
  • Hükümlü.
  • Mahkum edilmiş.
  • Suçu kanıtlanmış.
  • Mahkum.
  • Mahkum edilen.
  • Mahkum olmuş.

Convicted ile ilgili cümleler

English: Ali was convicted in 2013 for his wife's murder.
Turkish: Ali karısını öldürdüğü için 2013 yılında suçlu bulunmuştu.

English: Ali was convicted and hanged.
Turkish: Ali mahkum edildi ve idam edildi.

English: Ali is a convicted felon.
Turkish: Ali hüküm giymiş bir suçlu.

English: Ali was convicted and sentenced to death.
Turkish: Ali suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı.

English: Ali has been convicted of drunken driving twice in the last four years.
Turkish: Ali son dört yılda iki kez alkollü araba sürmekten mahkûm edildi.

Convicted ingilizcede ne demek, Convicted nerede nasıl kullanılır?

Convicted previously : Eski hükümlü. Sabıkalı.

Stand convicted : Suçlu bulunmak.

Ex convict : (kriminoloji) eski mahkum. Bir suçtan dolayı mahkum olduktan sonra bir süre hapishanede yatmış kimse.

Convict : Suçlandırmak. Suçunu ispat etmek. Suçlu bulmak. Kabullendirmek. Yargılı. Mahkum etmek. Hükümlü. Suçlu çıkarmak. Hüküm giydirmek.

Convicting : Mahkum etmek. Hüküm giydirmek. Suçlu çıkarmak. Suçlandırmak. Mahkum. Kabullendirmek. Suçunu ispat etmek. Suçlu bulmak. Hükümlü. Yargılı.

 

Quashing of the conviction : Cezanın düşmesi. Cezanın sukutu.

Carry conviction : İnandırıcı gelmek. İnandırıcı olmak. Akılcı olmak. Doğruluğuna inandırmak. İkna edici olmak. İnandırıcı vasıfta olmak.

Personal conviction : Vicdani kanaat. Şahsi kanaat. Şahsi görüş.

Convicts : Suçlu bulmak. Yargılı. Hükümlü. Suçlandırmak. Hüküm giydirmek. Suçlu çıkarmak. Mahkum. Mahkum etmek. Suçunu ispat etmek. Kabullendirmek.

Record of previous convictions : Adli sicil. Tüzel kütük.

İngilizce Convicted Türkçe anlamı, Convicted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convicted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Yardbird : Avlu kuşu. Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker. Acemi asker.

Sentenced : Hüküm giymiş.

Pass judgment : Hüküm vermek.

Culprits : Suçlu. Fail. Zanlı. Sanık. Mücrim. Maznun.

Convicting : Hüküm giydirmek. Suçunu ispat etmek. Suçlu çıkarmak. Yargılı. Suçlandırmak. Kabullendirmek. Suçlu bulmak. Mahkum etmek.

Captives : Esir. Tutsak.

Pronounce : Telaffuz etmek. Ayıtmak. Bildirmek (kararı). Bildirmek. İlan etmek. Tefhim etmek. Söylemek. Duyurmak. Resmi eda ile söylemek. Resmen bildirmek.

Termer : Tutsak. Cezaya çarptırılmış. Bir mülke belirli bir süre sahip olan kimse.

Yard bird : Avlu kuşu. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker. Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker. Acemi asker.

Prisoners : Esir. Tutsak. Tutuklu. Mahkumlar. Mahpus.

Convicted synonyms : reconvict, related to, yardbirds, judge, prisoner, convicts, culprit, attached, imprisoned, condemned, related, in chains, label, termers, doomed, convict, he is doomed, captive, inmate, affiliated, evaluate.

 

Convicted zıt anlamlı kelimeler, Convicted kelime anlamı

Acquit : Beraat ettirmek. Ödemek. Beraat etmek. Temize çıkarmak. Muaf tutmak. Aklamak. Ayrıcalık tanımak. Suçsuz çıkarmak. Tenzih etmek. İbra etmek.

Unrelated : İlişkilendirilmemiş. İlişkisiz. Alakasız. Akraba olmayan. Namahrem. Birbiri ile ilişkisi olmayan. Na-mahrem. İlgisiz. Akraba dışı. Bağlantısız.