Sentenced türkçesi Sentenced nedir
Sentenced ile ilgili cümleler
English: Ali was convicted and sentenced to death.
Turkish: Ali suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı.
English: A student from Oslo who falsified his diploma to get into college is sentenced to prison.
Turkish: Üniversiteye girmek için diplomasında tahrifat yapan Oslo'lu bir öğrenci hapse mahkum edildi.
English: Ali Jackson was convicted, sentenced to death, and executed.
Turkish: Ali Jackson'ın suçu kanıtlandı, ölüme mahkum edildi ve idam edildi.
English: After a lengthy trial, the woman was sentenced to 5 years in prison for involuntary manslaughter.
Turkish: Uzun bir duruşmadan sonra, kadın kasıtsız adam öldürmekten beş yıl hapse mahkûm edildi.
English: Ali has been sentenced to three consecutive life sentences.
Turkish: Ali üç müebbet hapis cezasına mahkum edildi.
Sentenced ingilizcede ne demek, Sentenced nerede nasıl kullanılır?
Sentenced him to : Ceza olarak söylenmiş. Bir mahkeme tarafından bir ceza olarak karar verilmiş.
Sentenced him to death : Öldürülerek cezalandırılması gerektiğine karar verilmiş. Onu ölümle cezalandırmış. Ölüm cezası ile cezalandırmış.
Sentenced to death : Ölüm cezası ile cezalandırılmış. Ölüme mahkum edilmiş.
Unsentenced : Hüküm giymemiş. Cezasız. Hüküm verilmemiş. Hükümsüz. Yargılanmamış.
Sentence beginning : Tümce girişi. Tümce bütünleme yordamında, gerisi yanıtlayıcı tarafından doldurulacak bir ya da bir kaç sözcükten oluşmuş giriş.
Sentence completion : Cümle tamamlama (testi). Bireylere eksik bir tümce ya da tümceler dizisi sunan ve ilk tepkilerine göre bu tümceleri bütünlemelerini isteyerek tutumlarını ölçen yordam, bk. çıkarımcı yordam. Tümce bütünleme. Cümle tamamlama. Öğrenciden kısa cümleleri tamamlaması istenilen ve kimi durumlarda sözlü olarak da uygulanabilen bir yansıtıcı teknik ya da test türü.
Sentence to : -a hüküm vermek. -a mahkum etmek.
Sentence stres : Konuşma sırasında, cümlenin anlamına bağlı olarak, kelimeler arasında yer değiştirebilen ve kelimelerin, kelime gruplarının kendi vurgularından daha güçlü olan vurgu. normal durumlarda cümle vurgusu yüklem üzerindedir. cümle vurgusunu daha belirgin duruma getirebilmek için cümle düzeninde de değişiklik yapılabilir: ahmet bu gün beklediğiniz paketi getirecek. ahmet bu gün beklediğiniz paketi getirecek. ahmet beklediğiniz paketi bu gün getirecek. yarınki toplantıda hazırlığını yaptığınız konuyu görüşeceğiz. yarınki toplantıda hazırlığını yaptığınız konuyu görüşeceğiz. hazırlığını yaptığınız konuyu yarınki toplatıda görüşeceğiz vb. bk. vurgu. Cümle vurgusu.
Sentence case : Tümcenin normal harfleri. Tümce kullanımı. Normal tümce düzeni.
Sentence pattern : Tümce kalıbı. Cümle kalıbı.
İngilizce Sentenced Türkçe anlamı, Sentenced eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sentenced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Interrogation : Sorgulama. Sorguya çekme. Soruşturma. Sorgu. İstinkak. Soru sorma. Soru.
Condemnation : Mahkumiyet. Mahkum etme. Kabahatli bulma. Kınama. Suçlama. Suçlu çıkarma. Ayıplama. Kamulaştırma. Kanunen el koyma. Mahk-miyet.
Question : Tahkikat. Bilinmez. Konu. Şüphelenmek. Sorgulamak. Sorun. Soruşturma. Sorguya çekmek. Sual etmek. Bütün öğeleri tam olarak verilmeyen bir düşüncenin, bir görüşün tamamlanmasına, yorumlanmasına ve eksiksiz bir anlatım biçiminde belirlenmesine yardımcı olan söz. topluca ortaya atılan birkaç düşünce ya da görüşten en doğru olanını seçmek için insanı düşünmeye yönelten araç.
Termers : Bir mülke belirli bir süre sahip olan kimse. Tutsak. Cezaya çarptırılmış.
Simple sentence : Bir düşünceyi bir duyguyu veya bir oluş ve kılışı tek bir yargı halinde anlatan ve en az bir yüklemden oluşan cümle türü: bu yıl ağaçlar erken çiçeklendi. elimdeki işi yarına kadar bitirmeliyim. ben yalnız değilim. sen iyi misin. bu güller tam aradığım türdendir. vb. buna göre basit cümleyi basit ad cümlesi ve basit fiil cümlesi olarak ayırabiliriz. bunlara bk. karşıtı birleşik cümledir. Yalın tümce. Yalın cümle. Bir özne ve bir yüklemi olan cümle (gramer). Basit cümle.
Conviction : Fikir. Kanaat. Görüş. Kanı. İnanç. Sağlam ve samimi inanç. İnanma. İkna. Sağlam ve içten inanç. Hüküm giydirme.
Compound sentence : Bağlı cümle. Bileşik önerme. Birden çok önermeden oluşan ve olanaklı doğruluk değerleri çıkarım kalıplarına göre saptanan önerme, bk. biçimsel mantık. '. Bileşik cümle. Birleşik tümce. Bileşik tümce. Birleşik cümle.
Prisoners : Esir. Tutuklu. Mahkumlar. Tutsak. Mahpus.
Doomed : Kaderine terk edilmiş. Kaderine terkedilmiş. Hüküm verilmiş. Kader mahkumu. Eli mahkum. Mecbur. Talihsiz. Ölüme mahkum.
Culprit : Fail. Mücrim. Sanık. Maznun. Suçlu. Zanlı.
Sentenced synonyms : grammatical constituent, judgment of conviction, linguistic string, declaratory sentence, rape conviction, run on sentence, string of words, murder conviction, robbery conviction, yardbirds, imprisoned, termer, convicted, yard bird, declarative sentence, prisoner, final decision, yardbird, captive, convicts, final judgment, word string, in chains, interrogative, constituent, complex sentence, condemned, captives, convicting, culprits, he is doomed, convict, interrogative sentence.
Sentenced zıt anlamlı kelimeler, Sentenced kelime anlamı
Acquittal : İbra. Aklanma. Yerine getirme. Beraat kararı. Aklama. Temize çıkma. Yapma. Tezkiye. Beraat.
Acquit : Temize çıkarmak. Ayrıcalık tanımak. Suçsuz çıkarmak. İbra etmek. Beraat ettirmek. Tenzih etmek. Ödemek. Muaf tutmak. Aklamak. Beraat etmek.

Bu kısımda Sentenced kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sentenced ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sentenced anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sentenced ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.