Interrogation türkçesi Interrogation nedir
- Hukuk alanında kullanılır.
- Sorguya çekme.
- [#soru Soruşturma].
- Soru.
- Soru sorma.
- Sorgu.
- İstinkak.
- Sorgulama.
Interrogation ile ilgili cümleler
English: Ali spent all morning in the interrogation room.
Turkish: Ali bütün sabahı sorgulama odasında geçirdi.
English: The interrogation is over.
Turkish: Sorgulama bitti.
English: Ali is in the interrogation room.
Turkish: Ali sorgu odasında.
Interrogation ingilizcede ne demek, Interrogation nerede nasıl kullanılır?
Detained for further interrogation : Daha ileri sorgulama için gözaltında tutulan. Daha fazla sorgulama için gözaltında.
Interrogational : Sorgu ile ilgili. Araştırma ile ilgili. Soruşturma ile ilgili. Sorgulamayla ilgili. Soru ifade eden.
Interrogations : Sorgulama. Sorguya çekme. Sorgu. Soruşturma. Soru sorma. İstinkak. Soru.
Interrogating : Sorguya çekmek. Sorgulamak. Sorgulama. Soru sormak. İfadesini almak.
Interrogating judge : Sorgu hakimi.
Interrogative adverb : Soru belirteci. Fiillerin yer, yön, zaman, neden, nitelik ve derecelerini soru yoluyla açıklayan ve soru zamirlerinden yararlanılarak kurulan zarf: nereye? nerede? hani? nereden? nasıl? (<ne asıl?) niçin? (<ne için) ne kadar? ne zaman? ne türlü? ne derece? vb. şimdi size acımaya yeltenen küstahları, hayatınızın onlarınkinden bin misli renkli olduğuna nasıl inandırmalı! (t. buğra, yalnızlar, s.37). || sokağa çıktığım zaman ona: || annem için böyle şeyleri nasıl söyledin? || hem neden annenden utanıyorsun? diye ona çıkıştım (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s.39). orası, niçin buradan daha kasvetli, daha elim ve daha korkunç olsun (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: erenlerin bağından s. 212). || nereden geliyorlarmış? || koçanadan iştipten, köprülüden... her taraftan... (ö. seyfettin, bomba: primo türk çocuğu ıı, s. 53). || dilimize arapçadan geçmiş olan acep ve acaba kelimeleri de soru zarfı ve soru ekini pekiştirme edatı olarak kullanılır: acep karacaoğlan bu yerlerden geçti mi ola? acaba söylemek istediklerimi tam olarak anlatabildim mi? vb. Soru zarfı.
Interrogative sentence : Soru tümcesi. Soru kavramı kazandıran hangi? ne? kim? kaç? nasıl? gibi soru kelimelirinden biriyle ya da evet veya hayır karşılığını isteyen soru eki mi? ile kurulan cümle türü: kimler eğlendi, kimler avundu? vecd ve cuşiş kimde idi? hani mutrip nerede? canan ne oldu? heyhat, bir hırsız gibi yavaş yavaş yaklaşan bu ölü benizli sabah nedir? (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s.47). niçin geldiniz? niçin bu akşam buraya geldiniz? ve benim rahatımı ne diye kaçırdınız? dedi (a.h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: geçmiş zaman elbiseleri, s. 99). ne oldu? sen de mektepten mi geliyorsun? başı mı yarıldı çocuğun? düştü mü? gözü mü çıktı? (p. safa, biz insanlar, s.25). || rahmetli mi dediniz? || dik dik baktım: || bu, şaşılacak bir şey mi? || adam kekeledi: || hayır, estağfurullah! gençsiniz de... (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 20). bu mucizenin sebebi ne idi? hemen yarı ölmüş bir halde kendisine bırakılan çocuğun, kucağında yeniden dirildiğini gördüğü için mi? onu yalnız bularak acıdığı için mi? (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 126). acaba, sevdiği erkeğe bu kız nasıl güler? (s.f.abasıyanık, bütün eserleri ııı: yolculukta, s. 123) vb. Soru cümlesi. Soru soran cümle (gramer).
Interrogative adjective : Adın yerini, sayısını, durumunu ve zamanını soru yoluyla belirten sıfat: kaç defa, hangi çocuk, kaçıncı kat, ne zaman gibi. || aile yadigarları ne güne duruyor? rehine veririz, bir şey yaparız (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, s. 50). bu işi kaç günde bitirebilirsiniz? hangi şarkıcılar, hangi, şarkılar?... (y. k. karaosmanoğlu, göst.e.: s. 109). adada kayınbabasının köşkünde kaldıkları zamanlar kaç sabah şafağın taze saatlerinde barbunya avlamıştı? (a. ş. hisar, çamlıcadaki eniştemiz, s. 85). ne zaman ondan bahsedecek olsam elime sarıldınız, bana başka şeyler anlattınız (a. h. tanpınar, yg, s.316) vb. Soru sıfatı.
Interrogative : Soru soran. Soru zamiri. Sorulu. Soru edatı. Soru belirten. Soru. Soru biçiminde. Soru ifade eden. Sorgu. Soru sözcüğü.
Interrogatively : Soru ifade eden bir şekilde. Soru belirten bir biçimde. Soru şeklinde.
İngilizce Interrogation Türkçe anlamı, Interrogation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interrogation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Polling : Oy alma. Oy yoklaması. Kuyruklama. Yoklama. Oy verme. Sıralı çağırma. Seçim. Arayıp sorma. Tam ölçünlü gözlem araçlarıyla geniş bir evrenden yüzeysel ve dar kapsamlı konularda yığınsal görüş ya da bilgi derleme yordamı.
Oyer : Adli soruşturma. Dinleme. Davayı dinleme.
Allegation : Sav. Suçlama. İddia. Bahane. İleri sürme. İthamname. Mazeret. Özür. İtham.
Questioning : Gensoru. Belli bir konuda bilgi almak üzere sorulabilecek olanaklı sorular arasından ya da bir içerik evreninden örnek alma ya da bir alan araştırmasında bilgi içerikli bir yanıt almak üzere soru sorma. Harika. Soran. Soru sorar gibi. Sorgu dolu. Kuşkulu.
Examining : İnceleme. İnceleniyor. Sorgulayan. İnceleyen. Kontrol eden. Tahkikat. Araştıran. Soru soran. İnceliyor.
Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.
Aggravating circumstances : Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep.
Inquiries : Kaynak. Bilgi kaynağı. Tahkikat. Araştırma.
Question : - den şüphe etmek. Konu. Şüphelenmek. Sorgulamak. Bütün öğeleri tam olarak verilmeyen bir düşüncenin, bir görüşün tamamlanmasına, yorumlanmasına ve eksiksiz bir anlatım biçiminde belirlenmesine yardımcı olan söz. topluca ortaya atılan birkaç düşünce ya da görüşten en doğru olanını seçmek için insanı düşünmeye yönelten araç. Soru sormak. Söz konusu. Şüphe. Şüphe etmek. Tahkikat.
Q : Sorun. İngiliz alfabesinin on yedinci harfi. Şüphe.
Interrogation synonyms : yes no question, redirect examination, examinations, interrogating, interview, interrogative sentence, blowouts, questions, examination, oyers, debriefing, abetment, enquiries, interrogative, administration of justice, disquisitions, inquests, act of witness, debriefings, sentence, inquisition, administrative districts, reexamination, abstainer, annulment, inquest, absente, interrogatories, grilling, enquiry, investigation, catechism, blowout.
Interrogation zıt anlamlı kelimeler, Interrogation kelime anlamı
Answer : Tatmin edici olmak. Tanıma uymak. Eşit olmak. Tanımlamak. Bir gözlem aracında yer alan sorulara ya da sınarlara alınan ve bir bilgi içeriği olan sözlü ya da eylemli karşılık. Cevap vermek. Yetmek. Yerine getirmek. Cevap.
Interrogation ingilizce tanımı, definition of Interrogation
Interrogation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of interrogating or questioning. Examination by questions. Inquiry.

Bu kısımda Interrogation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interrogation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interrogation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interrogation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.