Polling türkçesi Polling nedir

  • Arayıp sorma.
  • Oylama.
  • Seçim.
  • Oy verme.
  • Sorgulama.
  • Yoklama.
  • Sıralı çağırma.
  • Tam ölçünlü gözlem araçlarıyla geniş bir evrenden yüzeysel ve dar kapsamlı konularda yığınsal görüş ya da bilgi derleme yordamı.
  • Oy yoklaması.
  • Oy alma.
  • Tarama.
  • Kuyruklama.

Polling ingilizcede ne demek, Polling nerede nasıl kullanılır?

Polling booth : Oy verme hücresi. Oy verme kabini.

Polling character : Yoklama karakteri. Sorgulama damgası.

Polling cycle : Yoklama turu. Sorgulama çevrimi.

Polling district : Seçim bölgesi. Saylav bölgesi.

Polling interrupt : Sorgulama işkesimi.

Autopolling : Özdevimli oylama. Otomatik oylama.

Pollinated : Polen yayarak döllemek. Tozlaşmak. Polen yaymak.

Pollinate : Tozlaşmak. Polen yaymak. Polen yayarak döllemek. Polinat. Tozarmak.

Automatic polling : Otomatik tarama.

Polling method : Yoklama yöntemi. Sorgulama yöntemi.

İngilizce Polling Türkçe anlamı, Polling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Checkup : Sağlık yoklaması. Sağlama. İnceleme. Araştırma. Genel sağlık kontrolü. Sağlık kontrolü. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi. Check up. Çekap.

Fain : Arzulu. Hevesli. İstekli. Memnun. Memnuniyetle. Mecburen. Zorunlu olarak. Yükümlü. Seve seve.

 

Election : Tercih. Seçimlik hakkı. Kabul. İntihap. Saylav.

Questionings : Soru sorma. Soran. Sorgu. Harika. Gensoru.

Dredging : Tarama aleti kullanmak. Tarakla temizlemek. Serpiştirmek. Su altında kazı. Dibini tarama. Kazımayla tarama. Taraklama. Dibini taramak. Dip tarama.

Inquiry : Sormaca. Araştırma. Danışma. Bir konuyu sorular sorup yanıtlar vererek araştırma. Anket. Sondaj. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Soru. Bahis.

Capitalization : Şirketlerin ödenmiş sermayeleri ile aldıkları uzun vadeli borçların tümü. İşletme sermayesi. Sermaye miktarı. Büyük harfle yazma. Varlıklaştırma. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sermayeye katma. Tecimsel bir işletmenin çıkardığı pay ve borçlanma belgitleri toplam değeri. bir nesneyi anamala çevirme işlemi ya da kar getiren bir nesneye bir değerin yatırılması. girişimin arıtılmasında pay iyelerine ve uzun önelli alacaklılara ödenecek tutar. Kapitalizasyon. Sermayelendirme.

Carding : Yapağı taraması. Taraklama. Hallaçlama.

Option : Seçme. Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme. Seçilen şey. Bekleme hakkı. Opsiyon. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Seçme yetkisi. Borsaya ilişkin süreli işlemlerde özen payı ödeyerek işlemden cayma ya da işleme bağlanma biçimlerinden birisini yeğleme. Seçenek. İstem.

Muster : Toplantı. Bir araya gelmek. Toplanma. Toplamak. İçtima. Yoklama için toplanma. Rolü talimi için toplanma. Sürüyü toplamak. Toplanmak.

Polling synonyms : telecommerce, private treaty, willing and able, teleselling, queuing, fingerings, vendition, ballot, examinations, checking, glad, crosshatch, inspection, compliant, happy, interrogating, dredgings, electives, temperament, hachures, poll, cardings, mustered, choosing, inclined, telemarketing, combing, questioning, selections, interrogations, inspections, interrogation, enquiries.

 

Polling zıt anlamlı kelimeler, Polling kelime anlamı

Involuntary : İrade dışı. İstenmeden yapılan. İradedışı. İstemeden yapılan. Gönülsüz yapılan. İstemeyerek yapılan. Bilinçsizce yapılan. İstemeyerek. İstemsiz. İstençdışı.

Unready : Çabuk davranmayan. Hazır değil. Ağırkanlı. Hazır olmayan. Hazırlıksız.

Unwilling : İnatçı. Gönülsüz. Hevessiz. Boyun eğmeyen. Kafasının dikine giden. Zoraki. İsteksiz.

Polling antonyms : disinclined, defiant, wholesale, retail.

Polling ingilizce tanımı, definition of Polling

Polling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of topping, lopping, or cropping, as trees or hedges.