Interrogations türkçesi Interrogations nedir

Interrogations ingilizcede ne demek, Interrogations nerede nasıl kullanılır?

Detained for further interrogation : Daha ileri sorgulama için gözaltında tutulan. Daha fazla sorgulama için gözaltında.

Interrogation : Sorgu. Soru sorma. Sorgulama. İstinkak. Soruşturma. Soru. Sorguya çekme.

Interrogational : Soruşturma ile ilgili. Sorgulamayla ilgili. Soru ifade eden. Sorgu ile ilgili. Araştırma ile ilgili.

Interrogating : Soru sormak. Sorgulamak. Sorguya çekmek. İfadesini almak. Sorgulama.

Interrogating judge : Sorgu hakimi.

Interrogative pronoun : Soru zamiri. Yerini tututuğu varlığı soru yoluyla temsil eden zamir, kim? ne? zamirleri: karaoğlan, yarım ağızla, başını çevirmeden karşılık verdi. yani de ona uyarak, yarım ağızla: — ne içeceksin? diye sordu (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 45). o zamandan beri neler oldu, sen benden iyi biliyorsun! yalnız sana sormak isterim ki, bundan sonra ne olacak? (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: okun ucundan, s.64). aziz dost, bülbül şeyda ise gül perişandır. kim kime rahmedecek? (y. k. karaosmanoğlu, göst.e., s. 49). iyelik ekleri ile genişletilmiş soru sıfatları da soru zamiri olarak kullanılır: hangisini beğendiniz? kaçıncısını deniyorsunuz? ne kadarından vazgeçiyorsunuz? vb. bk. ve krş. soru sıfatı. Soru adılı.

 

Interrogative particle : Soru kavramı veren mı/mu eki. ilgili olduğu kelimeden ayrı yazılır; ancak, o kelimenin son ünlüsüne göre ünlü uyumlarına girer; soru biçimindeki yüklemlerde şahıs ekleri alabilir: bizde mi geleceğiz?, güler misin, ağlar mısın?, iyi misiniz? yarın buradan ayrılıyorlar mı?, ben de gelebilir miyim? okudu mu? vb. || — oo.. beni nasıl bir yolculuğa sürüklediğinizi biliyor musunuz? (t.buğra, yalnızlar, s. 78). beni sadece sempatik bulduğun için mi seviyorsun? (t.buğra. göst.e., s.17). yahu! hala tanıyamadın mı? bu ne unutkanlık... ben süleyman değil miyim? (a.h. tanpınar, yaz yağmuru: teslim, s.94). || — rahmetli mi dediniz? || dik dik baktım: || — bu, şaşılacak bir şey mi? (t.buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 20). || — bu mu? || — evet (r. h. karay, memleket hikayeleri: komşu namusu, s.99). nice adamların gözleri önünde geçen vak’alar şahitleri kalmayınca, bir zaman mevzu olur, “deli miydi, değil miydi?” derler ve “öldürüldü mü, intihar mı etti” diye sorarlar (a. ş. hisar, fahim bey ve biz, s. 182). sahi mi ali’m? sahiden köylüye karışacak mısın? diye durmadan soruyordu. ali başıyla evet deyince de kuduruyordu (y. kemal, ortadirek, s. 394) vb. Soru eki.

Interrogative sentence : Soru cümlesi. Soru tümcesi. Soru soran cümle (gramer). Soru kavramı kazandıran hangi? ne? kim? kaç? nasıl? gibi soru kelimelirinden biriyle ya da “evet” veya “hayır” karşılığını isteyen soru eki mi? ile kurulan cümle türü: kimler eğlendi, kimler avundu? vecd ve cuşiş kimde idi? hani mutrip nerede? canan ne oldu? heyhat, bir hırsız gibi yavaş yavaş yaklaşan bu ölü benizli sabah nedir? (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s.47). niçin geldiniz? niçin bu akşam buraya geldiniz? ve benim rahatımı ne diye kaçırdınız? dedi (a.h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: geçmiş zaman elbiseleri, s. 99). ne oldu? sen de mektepten mi geliyorsun? başı mı yarıldı çocuğun? düştü mü? gözü mü çıktı? (p. safa, biz insanlar, s.25). || — rahmetli mi dediniz? || dik dik baktım: || — bu, şaşılacak bir şey mi? || adam kekeledi: || — hayır, estağfurullah! gençsiniz de... (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 20). bu mucizenin sebebi ne idi? hemen yarı ölmüş bir halde kendisine bırakılan çocuğun, kucağında yeniden dirildiğini gördüğü için mi? onu yalnız bularak acıdığı için mi? (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 126). acaba, sevdiği erkeğe bu kız nasıl güler? (s.f.abasıyanık, bütün eserleri ııı: yolculukta, s. 123) vb.

 

Interrogative : Soru zamiri. Soru ifade eden. Sorulu. Soru belirten. Soru edatı. Soru soran. Sorgu. Soru. Soru biçiminde. Soru sözcüğü.

Interrogative accents : Tiyatro konuşmasında soru tümcelerini renklendirmede önemli olan vurgu biçimlerinin tümü. Soru vurguları.

İngilizce Interrogations Türkçe anlamı, Interrogations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interrogations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oyer : Adli soruşturma. Davayı dinleme. Dinleme.

Examination : Muayene. Teftiş. Kontrol. Murakabe. Hukuk, eğitim, gümrük, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlü sınav, yazılı sınav. Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması. Denetleme. Tahkikat. Yoklama.

Hearing : Görüşme. Ses erimi. Celse. Mahkeme. Davanın görülmesi. Savunma. Açıklama. İşitme alanı.

Interrogatories : Sorgu formu. Sorguya konu sorular.

Inquest : Soruşturma (resmi). Resmi denetim. Tahkikat. Resmi kontrol ve soruşturma. Resmi soruşturma. Soruşturma (nedeni bilinmeyen ölüm hakkında adli).

Investigation : Bir konuyu belge ve bulguları gözden geçirerek araştırma. Toplumsal durumları betimleyen verileri elde etmek üzere başvurulan her türlü araştırma biçimi. Muayene. Koğuşturu. Teftiş. Araştırma. Keşif. Tahkik.

Disquisition : Tez. Söylev. Bilimsel inceleme. Nutuk. Tetkik. Araştırma.

Questioning : Gensoru. Sorulama. Soru sorar gibi. Soran. Belli bir konuda bilgi almak üzere sorulabilecek olanaklı sorular arasından ya da bir içerik evreninden örnek alma ya da bir alan araştırmasında bilgi içerikli bir yanıt almak üzere soru sorma. Sorgu dolu. Kuşkulu. Harika.

Interview : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Görüşme. Söyleşi yapmak. Görüşmecinin sorup yanıt alacağı sorulardan oluşmuş bir görüşme çizinliği kullanarak, yanıtlayıcıdan yüz yüze ya da karşılıklı ilişki içinde aldığı sözlü yanıtlara dayanan gözlem, bk. soruşturu. Bireylere özgürce ya da belli bir soru kağıdına bağlı kalınarak sorular sorulmasına dayalı bir toplumbilimsel araştırma yolu. Bir konu üzerinde aydınlanmak ya da bir kimsenin kişiliği üzerinde bilgi edinmek amacıyla yüz yüze yapılan konuşma. Mülakat. Röportaj. İle görüşme yapmak. Röportaj yapmak.

Hearings : Celse. Görüşme. Oturum. Duyma. Duruşma. Söz hakkı. Açıklama. Ses erimi. Komite oturumları.

Interrogations synonyms : yes no question, redirect examination, checkback, disquisitions, queried, enquiries, question, debriefing, cross question, questionings, inquisition, enquiry, questions, q, inquiring, interrogative, leading question, oyers, direct examination, inquisitions, interrogative sentence, blowout, examining, cross examination, debriefings, inquiry, examinations, reexamination, ascertainment, polling, inquests, interrogatives, grilling.

Interrogations zıt anlamlı kelimeler, Interrogations kelime anlamı

Answer : Karşılamak. Tatmin edici olmak. Uymak. Tanımlamak. Kefil olmak. Yanıtlamak. Yetmek. Karşılık. Yanıt vermek. Bakmak (kapı).