Interrogating judge türkçesi Interrogating judge nedir

Interrogating judge ingilizcede ne demek, Interrogating judge nerede nasıl kullanılır?

Interrogating : Sorguya çekmek. Sorgulama. Soru sormak. Sorgulamak. İfadesini almak.

Judge : Kılıçoyunu yarışmalarında, başyargıcıya yardımcı olan dört yargıcıdan her biri. Hakemlik yapmak. Yargıç. Muhakeme etmek. Anlam çıkarmak. Atma ile atlamalarda denemelerin geçersizliğini saptayan, geçerli denemelerin ölçümünü yaparak çizelgesine geçiren yargıcı. Karara varmak. Tahmin etmek. Değer biçmek. Hükme bağlamak.

Abjudge : Mahkeme kararıyla kaldırılmak. Mahkeme kararıyla elkoymak. Mahkeme kararıyla almak.

Ad hoc judge : Ad hoc hakim.

Adjudge : Ödül vb vermek. Vermek (ödül vb.). Hükmetmek. Hükmüne varmak. Mahkum etmek. Hüküm giydirmek. Kararına varmak. Hüküm vermek. Hükme bağlamak. Ödül vermek.

As sober as a judge : Çok ciddi. Kendinde veya ayık. Ayık.

İngilizce Interrogating judge Türkçe anlamı, Interrogating judge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interrogating judge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Examiners : Muayene eden kimse. Sınayan kimse. Sorgulayan kimse. Müfettiş. Sınavı yapan kimse.

Examining magistrate : Bir şüphelinin mahkemede yargılanmasına gerek olup olmadığına karar veren hakim. Sorgu yargıcı. Soruşturma hakimi. Soruşturma yargıcı. Tahkikat hakimi.

 

Coroners : Sorgu yargıcı. Kuşkulu ölüm olaylarını kovuşturan görevli. Tıbbi görevleri olan tetkik memuru. Şüpheli ölüm olaylarını araştıran memur. Ani ölümleri ve bunların nedenlerini inceleyen tetkikçi. Tıbbi tetkikçi. Adli tabip.

Scrutineer : Oy sayıcı. Resmi müfettiş (çogunlukla oy pusulalarının). Oy sayan kişi. Eleştirmen. Oy sayım memuru.

Examiner : Ayırtma. Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine dek tüm değerlendirme çalışmalarına katılmakla görevli kimse. Mümeyyiz. Sınavı yapan kimse. İmtihan eden kimse. Ayırtman. Denetçi. Muayene eden kimse. Sorgulayan kimse. Gösterim odasında filmi izleyerek görüntülerinin, sesinin, renginin kusursuz olup olmadığını, çizik, çizinti, vb. bulunup bulunmadığını inceleyerek deneti gerçekleştiren, düzeltilmesi gereken aksaklıkları ilgili bölüme bildiren kimse.

Coroner : Sorgu yargıcı. Adli tabip. Şüpheli ölüm olaylarını araştıran memur. Tıbbi görevleri olan tetkik memuru. Tıbbi tetkikçi. Ani ölümleri ve bunların nedenlerini inceleyen tetkikçi. Kuşkulu ölüm olaylarını kovuşturan görevli.

Scrutineers : Oy sayıcı. Oy sayım memuru. Oy sayan kişi. Resmi müfettiş (çogunlukla oy pusulalarının). Eleştirmen.