Interrogating türkçesi Interrogating nedir
- Sorguya çekmek.
- Soru sormak.
- [#sorgulama Sorgulamak].
- İfadesini almak.
- Sorgulama.
Interrogating ile ilgili cümleler
English: They're interrogating Tom.
Turkish: Onlar Tom'u sorguya çekiyorlar.
English: The police are interrogating Tom now.
Turkish: Polis şimdi Tom'u sorguluyor.
Interrogating ingilizcede ne demek, Interrogating nerede nasıl kullanılır?
Interrogating judge : Sorgu hakimi.
Interrogation : Soruşturma. İstinkak. Soru sorma. Soru. Sorgulama. Sorguya çekme. Sorgu.
Interrogational : Sorgulamayla ilgili. Sorgu ile ilgili. Soruşturma ile ilgili. Araştırma ile ilgili. Soru ifade eden.
Interrogations : Soru. Soru sorma. Sorgulama. İstinkak. Sorgu. Soruşturma. Sorguya çekme.
Interrogative : Soru. Soru edatı. Soru soran. Sorulu. Sorgu. Soru zamiri. Soru ifade eden. Soru biçiminde. Soru belirten. Soru sözcüğü.
Interrogatively : Soru şeklinde. Soru belirten bir biçimde. Soru ifade eden bir şekilde.
Interrogative sentence : Soru kavramı kazandıran hangi? ne? kim? kaç? nasıl? gibi soru kelimelirinden biriyle ya da evet veya hayır karşılığını isteyen soru eki mi? ile kurulan cümle türü: kimler eğlendi, kimler avundu? vecd ve cuşiş kimde idi? hani mutrip nerede? canan ne oldu? heyhat, bir hırsız gibi yavaş yavaş yaklaşan bu ölü benizli sabah nedir? (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s.47). niçin geldiniz? niçin bu akşam buraya geldiniz? ve benim rahatımı ne diye kaçırdınız? dedi (a.h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: geçmiş zaman elbiseleri, s. 99). ne oldu? sen de mektepten mi geliyorsun? başı mı yarıldı çocuğun? düştü mü? gözü mü çıktı? (p. safa, biz insanlar, s.25). || rahmetli mi dediniz? || dik dik baktım: || bu, şaşılacak bir şey mi? || adam kekeledi: || hayır, estağfurullah! gençsiniz de... (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 20). bu mucizenin sebebi ne idi? hemen yarı ölmüş bir halde kendisine bırakılan çocuğun, kucağında yeniden dirildiğini gördüğü için mi? onu yalnız bularak acıdığı için mi? (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 126). acaba, sevdiği erkeğe bu kız nasıl güler? (s.f.abasıyanık, bütün eserleri ııı: yolculukta, s. 123) vb. Soru tümcesi. Soru cümlesi. Soru soran cümle (gramer).
Interrogatives : Soru zamiri. Soru ifade eden. Sorgu. Soru biçiminde. Soru sözcüğü. Sorulu. Soru edatı. Soru. Soru belirten. Soru soran.
Interrogative adjective : Adın yerini, sayısını, durumunu ve zamanını soru yoluyla belirten sıfat: kaç defa, hangi çocuk, kaçıncı kat, ne zaman gibi. || aile yadigarları ne güne duruyor? rehine veririz, bir şey yaparız (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, s. 50). bu işi kaç günde bitirebilirsiniz? hangi şarkıcılar, hangi, şarkılar?... (y. k. karaosmanoğlu, göst.e.: s. 109). adada kayınbabasının köşkünde kaldıkları zamanlar kaç sabah şafağın taze saatlerinde barbunya avlamıştı? (a. ş. hisar, çamlıcadaki eniştemiz, s. 85). ne zaman ondan bahsedecek olsam elime sarıldınız, bana başka şeyler anlattınız (a. h. tanpınar, yg, s.316) vb. Soru sıfatı.
Interrogative adverb : Soru belirteci. Fiillerin yer, yön, zaman, neden, nitelik ve derecelerini soru yoluyla açıklayan ve soru zamirlerinden yararlanılarak kurulan zarf: nereye? nerede? hani? nereden? nasıl? (<ne asıl?) niçin? (<ne için) ne kadar? ne zaman? ne türlü? ne derece? vb. şimdi size acımaya yeltenen küstahları, hayatınızın onlarınkinden bin misli renkli olduğuna nasıl inandırmalı! (t. buğra, yalnızlar, s.37). || sokağa çıktığım zaman ona: || annem için böyle şeyleri nasıl söyledin? || hem neden annenden utanıyorsun? diye ona çıkıştım (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s.39). orası, niçin buradan daha kasvetli, daha elim ve daha korkunç olsun (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: erenlerin bağından s. 212). || nereden geliyorlarmış? || koçanadan iştipten, köprülüden... her taraftan... (ö. seyfettin, bomba: primo türk çocuğu ıı, s. 53). || dilimize arapçadan geçmiş olan acep ve acaba kelimeleri de soru zarfı ve soru ekini pekiştirme edatı olarak kullanılır: acep karacaoğlan bu yerlerden geçti mi ola? acaba söylemek istediklerimi tam olarak anlatabildim mi? vb. Soru zarfı.
İngilizce Interrogating Türkçe anlamı, Interrogating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interrogating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Question : Söz konusu. Şüphelenmek. Şüphe. Sual etmek. Şüphe etmek. Soruşturma. Kuşku. Kuşkulanmak.
Catechize : Dini konuları soru cevap yoluyla öğretmek. Hristiyanlıkta ilmihale dayanarak din dersi vermek. İlmihale dayanarak din dersi vermek. Soru cevap yöntemiyle öğretmek. İlmihal öğretmek.
Drew : Mississippi eyaletinde şehir. Teşvik etmek. İkna etmek. Germek. Taslağını çizmek. Karalamak. Kura çekmek. Demlemek. Yazmak.
Interrogations : Soru sorma. Soruşturma. Sorguya çekme. İstinkak. Sorgu. Soru.
Grill : Üfleme ızgarası. Odanın kirli havasının emildiği ağız. Izgarasını yapmak. Havanın odaya üflendiği ağız. Sıkıştırmak. Izgara. Kızartmak. Parmaklık. Kafes.
Enquire : Soruşturmak. Sormak.
Questioned : Sorular sormak. Şüphe etmek. Sorgulanan. Kuşkulanmak. Sorulmuş.
Inquiry : Anket. Danışma. Araştırma. Bahis. Soruşturma. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Sondaj. Bir konuyu sorular sorup yanıtlar vererek araştırma. Sormaca.
Enquires : Sormak. Soruşturmak.
Hear : Onaylamak. Dinlemek. Öğrenmek. İşitmek. Yargılamak. Dava görmek. Duymak. Mektup almak. Haber almak.
Interrogating synonyms : yes no question, debriefings, debriefing, interrogation, queries, interrogates, sentence, catechizes, catechized, cross examine, ask, poll, cross question, inquires, inquisition, call in question, asks, inquisitions, grills, querying, interrogative, check up on, polling, examines, catechise, give a grilling, inquire, debriefed, enquiring, investigation, hears, queried, questioning.
Interrogating zıt anlamlı kelimeler, Interrogating kelime anlamı
Declarative : İfade eden. Bildiren. Beyan eden. Haber veren. Tanıtan. Bildirim deyimi. Bildirimsel.
Declaratory : Tespit edici. Beyan eden. İzah edici. Beyan edici. Açıklayıcı. İfade eden. İzhari. Açıklayan.
Answer : Cevap vermek. Karşılık vermek. Yanıt vermek. Yanıtlamak. Yetmek. Gitmek. Cevaplamak. Tanımlamak. Tatmin edici olmak.

Bu kısımda Interrogating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interrogating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interrogating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interrogating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.