Convicting türkçesi Convicting nedir

  • Suçlu bulmak.
  • Suçunu ispat etmek.
  • Yargılı.
  • Suçlu çıkarmak.
  • Hükümlü.
  • Mahkum etmek.
  • Kabullendirmek.
  • Mahkum.
  • Suçlandırmak.
  • Hüküm giydirmek.

Convicting ingilizcede ne demek, Convicting nerede nasıl kullanılır?

Conviction : İnanma. Görüş. İkna. Mahkumiyet. Sağlam ve samimi inanç. Suçlu bulma. Kanı. Haklı olma. Sağlam ve içten inanç. İnanç.

Conviction probability : Kanı olasılığı.

Convictions : Görüş. Suçlu bulma. Mahkumiyet. Kanaat. İnanç. Haklı olma. İnanma.

Carry conviction : Akılcı olmak. İnandırıcı vasıfta olmak. İkna edici olmak. İnandırıcı gelmek. Doğruluğuna inandırmak. İnandırıcı olmak.

False conviction : Boş inanç.

Convict : Suçunu ispat etmek. Suçlu bulmak. Hüküm giydirmek. Kabullendirmek. Hükümlü. Suçlu çıkarmak. Mahkum. Yargılı. Mahkum etmek.

Convicts : Mahkum. Suçlandırmak. Hükümlü. Suçunu ispat etmek. Yargılı. Suçlu bulmak. Mahkum etmek. Hüküm giydirmek. Kabullendirmek. Suçlu çıkarmak.

Record of previous convictions : Adli sicil. Tüzel kütük.

Convicted : Mahkum. Suçu kanıtlanmış. Mahkum olmuş. Mahkum edilmiş. Suçlu olduğu kanıtlanmış. Mahkum edilen. Hükümlü.

Quashing of the conviction : Cezanın sukutu. Cezanın düşmesi.

İngilizce Convicting Türkçe anlamı, Convicting eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Convicting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emplead : İtham etmek. Suçlamak.

Sentenced : Mahkum olmuş. Hüküm giymiş.

Return a verdict of guilty : Suçlu olduğuna karar vermek. Jürinin suçlu olduğuna karar vermesi. Suçlu olduğuna karar vermek (jüri).

Condemns : Hüküm vermek. Ayıplamak. Suçlamak. El koymak. Kınamak. İstimlak etmek. Çarptırmak. Kamulaştırmak.

Dooming : Lanet. Hüküm vermek. Kader. Son bulmak. Zeval. Akıbet. Kaderi kötü olmak. Yazgı.

Damn : Ah etmek. Suçu yüklemek. Küfretmek. Mahvetmek. Lanetlemek. Beddua. Lanetlenmek. Lanet. Sövmek.

Disenchanting : Düş kırıklığına uğratmak. Aklını başına getirmek. Büyüden kurtarmak. Gözünü açmak. Gözünü açma.

Doom : Lanet. Kaderi kötü olmak. Yazgı. Akıbet. Ölüm. Hüküm vermek. Kader. Kötü kader. Son.

Find guilty : Suçlu görmek.

Yardbird : Acemi asker. Avlu kuşu. Ceza olarak kendisine onur kırıcı bir görev verilmiş asker. (argo terim) ceza olarak belli bir alanda tutulan asker.

Convicting synonyms : article of faith, crime, incriminates, he is doomed, inmate, doomed, convicts, adjudicatio, dooms, condemned, termers, yardbirds, convicted, persuasive, adjudged, incriminate, belief, in chains, adjudges, yard bird, strong belief, incriminated, captives, culprits, sentence, disillusioning, condemn, prisoner, convict, termer, amateurism, sentences, pass sentence.

Convicting zıt anlamlı kelimeler, Convicting kelime anlamı

Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.

Dissuasive : Caydırıcı. Caydıran. Vazgeçirici.

Unconvincing : Şüpheli. İnandırıcı olmayan. İkna edici olmayan. İkna etmeyen.