Condemning türkçesi Condemning nedir

Condemning ingilizcede ne demek, Condemning nerede nasıl kullanılır?

Condemn to death : İdama mahkum etmek. Ölüm cezasına çarptırmak.

Condemn : Kullanıma uygunsuz bulmak. Ayıplamak. Kamulaştırmak. Çarptırmak. Mahkum etmek. Hüküm vermek. Suçlamak. Mahkã»m etmek. Kınamak. İstimlak etmek.

Condemnable : İstimlak edilebilir. Ayıplanabilir. Mahkum edilebilir. Kınanacak. Mahk-m edilebilir.

Condemnably : Kınanmaya değer bir şekilde. Ayıplanabilir bir şekilde. Suçlanmayı hak eden bir şekilde. Azarı hak eden bir şekilde.

Condemnation : Kamulaştırma. İstimlak. Suçlu çıkarma. Suçlama. Kabahatli bulma. Mahk-miyet. El koyma. Kanunen el koyma. Mahkumiyet. Ayıplama.

Condemnatory : Mahkumiyeti gerektiren. Kınayıcı.

Excess condemnation : Haksız kamulaştırma. Artıkalım. Adaletsiz istimlak. Kentin düzentasarını daha kolay uygulayabilmek ve düzentasara uygun yerbölümleme yapabilmek için gerekenden daha geniş bir alanı kamulaştırma eylemi. kent yönetimine bu amaçla tanınmış yetki.

Partial condemnation : Tikel kamulaştırma. Bir bireyin iyesi olduğu taşınmazın, tümü yerine, yalnız kamulaştırmayı yapan kamu kuruluşunun gereksinme duyduğu bölümünün kamu iyeliğine alınması bk. artıkalım.

 

Condemns : Çarptırmak. El koymak. Suçlamak. Hüküm vermek. Mahkum etmek. Kınamak. Ayıplamak. İstimlak etmek. Kamulaştırmak.

Condemners : Kınayan kimse. İstimlak eden kimse. Suçlayan kimse. Cezalandıran kimse. Mahkum eden kimse.

İngilizce Condemning Türkçe anlamı, Condemning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condemning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attaching : Takma. Bağlanmak. Tutturmak. İzafe. Bağlantı. Yüklenmek. Takmak. Eklemek. Haczetmek. İliştirmek.

Faulted : Kırıklı. Suçu olmak. Hatası olmak. Faylı. Kusur bulmak. Kusurlu olmak.

Disapprovals : Doğru bulmama. Hoşnutsuzluk. Uygun görmeme. İtiraz. Kabul etmeme. Beğenmeme. Onaylamama. Reddetme.

Criticizes : Kritiğini yapmak. Kritik etmek. Kusur bulmak. Yermek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Tenkit etmek. Eleştiri getirmek. Eleştiri yöneltmek. Eleştirmek.

Reflexions : Tefekkür. Akis. Derin düşünce. Yansıma. Kusur bulma. Yansıyan görüntü. Fikir. Aksetme. Etki.

Inflicting : Kaynaklanan. Vurmak. Yüklemek. Vermek. Yamamak. Atmak.

Impresses : Etkilemek. Aklına sokmak. İz bırakmak. Zorla askere almak. Baskı yapmak. Göz doldurmak. Zorlamak. Hayran bırakmak. Kafasına sokmak. Damgalamak.

Animadverts : Eleştirmek. Tenkit etmek. Tenkit. Eleştiri. Eleştiri yapmak. Sitem.

Confiscate : Kanunen el koymak. Haciz koymak. Zaptetmek. Haczetmek. Ele geçirmek. Müsadere etmek. Toplamak (yasaklanmış şeyi). El koymak (mala).

Confiscating : Haczetmek. Kanunen el koymak.

Condemning synonyms : inculpative, accuse of, castigations, adjudges, reflections, charge, condemn, censured, convict, arrests, animadverted, attaches, reproval, castigates, commandeers, cast reflection on somebody, dispraised, castigate, arrest, arraigned, nationalising, adjudging, arraigning, assail, denunciate, impressing, cast blame on, decide, adjudicating, decree, nationalise, accuse, adjudicated.

 

Condemning zıt anlamlı kelimeler, Condemning kelime anlamı

Exculpatory : Suçsuzluğu kanıtlanmış. Masumiyetini ilan eden. Beraat ettiren. Suçsuz çıkartan. Beraat eden. Temize çıkartan. Suçlamalardan kurtulan. Suçsuzluğu anlaşılmış.