Condemns türkçesi Condemns nedir

Condemns ile ilgili cümleler

English: Ali condemns you.
Turkish: Ali seni kınıyor.

English: Almost all the world condemns Hosni Mubarak because he made the Egyptian people poor.
Turkish: Tüm Mısır halkını fakirleştirdiğinden dolayı neredeyse tüm dünya Hüsnü Mübarek'i kınıyor.

Condemns ingilizcede ne demek, Condemns nerede nasıl kullanılır?

Condemn to death : Ölüm cezasına çarptırmak. İdama mahkum etmek.

Condemn : İstimlak etmek. Mahkum etmek. Suçlamak. Ayıplamak. Hüküm vermek. Kınamak. El koymak. Kullanıma uygunsuz bulmak. Çarptırmak. Kamulaştırmak.

Condemnable : İstimlak edilebilir. Kınanacak. Ayıplanabilir. Mahk-m edilebilir. Mahkum edilebilir.

Condemnably : Azarı hak eden bir şekilde. Suçlanmayı hak eden bir şekilde. Kınanmaya değer bir şekilde. Ayıplanabilir bir şekilde.

Condemnation : İstimlak. Kanunen el koyma. Mahkum etme. Suçlu çıkarma. Kamulaştırma. Kabahatli bulma. Mahk-miyet. Ayıplama. El koyma. Suçlama.

Condemned : Kınanan. Mahkum. Ayıplanan. Suçlu olduğu kanıtlanmış. Hükümlü. Suçu kanıtlanmış.

Condemners : Mahkum eden kimse. Suçlayan kimse. Kınayan kimse. Cezalandıran kimse. İstimlak eden kimse.

 

Condemned to death : Ölüm cezası verilmiş olan. İdama mahkum. İdam cezası ile cezalandırılan. İdamlık.

Condemnations : Mahkumiyet. Kabahatli bulma. Kınama. Mahkum etme. Suçlu çıkarma. Kamulaştırma. Ayıplama. Kanunen el koyma. Suçlama. İstimlak.

Condemned cell : Ölüm hücresi.

İngilizce Condemns Türkçe anlamı, Condemns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condemns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjudges : Ödül vermek. Hüküm giydirmek. Hükmüne varmak. Vermek (ödül vb.). Kararına varmak. Ödül vb vermek. Karar vermek. Hükme bağlamak.

Nationalizes : Bir özel girişimi devlet mülkiyetine tabi kılmak. Millileştirmek. Kamusallaştırmak. Ulusallaştırmak. Devletleştirmek.

Inflict : Atmak. Zorlamak. Vermek. Uğratmak. Acı vermek. Yüklemek. Çektirmek. Vurmak. Yamamak.

Anathematizing : Yasaklamak. Aforoz etmek. Lanetlemek. Afaroz etmek. Kiliseden aforoz etmek.

Inflicts : Atmak. Yüklemek. Uğratmak. Çektirmek. Zorlamak. Vermek. Vurmak. Yamamak. Acı vermek.

Commandeers : Haczetmek. Benimsemek. Kendine mal etmek. Askeri bir hizmete mecbur etmek. Kendine maletmek. Askeri nedenlerle el koymak. Müsademe etmek. (bir uçağı vb) kaçırmak. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak.

Chides : Azarlamak. Paylamak. Söylenmek. Çıkışmak. Kusur bulmak. Fırça çekmek. Fırça atmak.

Confiscate : Toplamak (yasaklanmış şeyi). Zaptetmek. Ele geçirmek. El koymak (mala). Haczetmek. Müsadere etmek. Kanunen el koymak.

Appropriates : Uygun. Münasip. Üstüne oturmak. Mülk edinmek. Ayırmak. Tasarruf etmek. Kendine maletmek. İç etmek. Tensip etmek.

Dispossess : Mal ve mülküne el koymak. Mal ve mülkünü zaptetmek. Malını elinden almak. Elinden almak. Tahliye etmek. Evinden çıkarmak. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak. Kapmak (top). Malına el koymak.

 

Condemns synonyms : obligate, dispossessing, assailing, captures, adjudicating, censured, arraigns, commandeer, capture, nationalizing, criticizes, nationalising, commandeered, expropriating, adjudging, excoriate, expropriates, decide, cast blame on, arraigning, censure, charge, objurgate, castigating, chiding, dispraised, convicts, censuring, adjudicates, decides, adjudicate, dooming, assail.

Condemns zıt anlamlı kelimeler, Condemns kelime anlamı

Applaud : El çırpmak. Beğenmek. Alkışlamak. Alkış tutmak. Benimsemek. Takdir etmek. Alnından öpmek. Onaylamak.

Acquit : Tenzih etmek. Muaf tutmak. Beraat ettirmek. Aklamak. Temize çıkarmak. Suçsuz çıkarmak. Beraat etmek. Ayrıcalık tanımak. Ödemek. İbra etmek.