Condemn türkçesi Condemn nedir

Condemn ile ilgili cümleler

English: Ali condemns you.
Turkish: Ali seni kınıyor.

English: Ali was condemned to death.
Turkish: Ali ölüme mahkûm edildi.

English: It is better to risk saving a guilty man than to condemn an innocent one.
Turkish: Masum birini mahkum etmektense suçlu bir adamı kurtarmayı göze almak daha iyidir.

English: For God sent not his Son into the world to condemn the world; but that the world through him might be saved.
Turkish: Tanrı, Oğlunu dünyayı yargılamak için dünyaya göndermedi; dünya onun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi.

English: Today, most people in the world condemn slavery.
Turkish: Günümüzde dünyadaki çoğu insan köleliği kınıyor.

Condemn ingilizcede ne demek, Condemn nerede nasıl kullanılır?

Condemn to death : Ölüm cezasına çarptırmak. İdama mahkum etmek.

Condemnable : Ayıplanabilir. Mahk-m edilebilir. Mahkum edilebilir. Kınanacak. İstimlak edilebilir.

Condemnably : Kınanmaya değer bir şekilde. Ayıplanabilir bir şekilde. Suçlanmayı hak eden bir şekilde. Azarı hak eden bir şekilde.

Condemnation : Kanunen el koyma. Ayıplama. Mahk-miyet. Kınama. El koyma. Mahkumiyet. Kabahatli bulma. Suçlama. Mahkum etme. Kamulaştırma.

 

Condemnations : Suçlu çıkarma. Mahkumiyet. Suçlama. Kamulaştırma. İstimlak. Kınama. Ayıplama. Kabahatli bulma. Kanunen el koyma. Mahkum etme.

Condemner : Kınayan kimse. Suçlayan kimse. Cezalandıran kimse. Mahkum eden kimse. İstimlak eden kimse.

Condemning : Ayıplama. İstimlak etmek. Çarptırmak. Ayıplamak. Hüküm vermek. Ayıplayan. Kınama. Mahkum etmek. Kamulaştırmak. El koymak.

Partial condemnation : Bir bireyin iyesi olduğu taşınmazın, tümü yerine, yalnız kamulaştırmayı yapan kamu kuruluşunun gereksinme duyduğu bölümünün kamu iyeliğine alınması bk. artıkalım. Tikel kamulaştırma.

Condemned cell : Ölüm hücresi.

Condemnatory : Kınayıcı. Mahkumiyeti gerektiren.

İngilizce Condemn Türkçe anlamı, Condemn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condemn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chiding : Çıkışmak. Azarlamak. Azarlayan. Söylenmek. Azarlama.

Appropriated : İç etmek. Ayırmak. Kendine maletmek. Üstüne oturmak. Tayin olunmuş. Ayrılmış. Muhassas. Tahsis edilmiş. Özelleştirmek. Tahsis olunmuş.

Commandeered : Benimsemek. Askeri nedenlerle el koymak. Haczetmek. Askeri bir hizmete mecbur etmek. Kendine mal etmek. (bir uçağı vb) kaçırmak. Askerliğe mecbur etmek. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Kendine maletmek.

Convicts : Suçlu çıkarmak. Suçlu bulmak. Suçlandırmak. Suçunu ispat etmek. Kabullendirmek. Hüküm giydirmek. Mahkum. Yargılı. Hükümlü.

Slap on : Eklemek. Bir şeyi gürültülü bir şekilde (bir yere) koyuvermek. İlave etmek.

 

Confiscate : Haczetmek. Ele geçirmek. El koymak (mala). Haciz koymak. Müsadere etmek. Kanunen el koymak. Toplamak (yasaklanmış şeyi).

Accuse of : Zan altına sokulmak. Suçlama altında olmak. Suçlandırılmak.

Declare : İfade vermek. Bildirmek. Haber vermek. Fikrini belirtmek. İlan etmek. Deklare etmek. İddia etmek. Açıklamak. Afişe etmek. Beyan etmek.

Objurgate : Paylamak. Azarlamak.

Blame : Suçlama. Suçu birinin üstüne atmak. Sorumluluk. Kabahat. Sorumlu tutmak. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Kınama.

Condemn synonyms : arraigned, adjudges, censures, arrests, adjudicatio, captures, accuse, damn, adjudging, adjudicate, dispossesses, castigating, denounce, chide, adjudicates, criticizes, doom, adjudicating, hiss, criticize, appropriate, commandeer, denunciate, attaching, decry, chides, damns, censure, nationalizing, castigate, anathematized, condemns, dooms.

Condemn zıt anlamlı kelimeler, Condemn kelime anlamı

Applaud : El çırpmak. Beğenmek. Alkışlamak. Alkış tutmak. Alnından öpmek. Takdir etmek. Benimsemek. Onaylamak.

Acquit : Muaf tutmak. Ayrıcalık tanımak. Beraat ettirmek. Temize çıkarmak. Aklamak. Beraat etmek. Tenzih etmek. Ödemek. İbra etmek. Suçsuz çıkarmak.

Condemn ingilizce tanımı, definition of Condemn

Condemn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pronounce to be wrong. To censure. To disapprove of.