Selling türkçesi Selling nedir

Selling ile ilgili cümleler

English: Ali is selling his sheep.
Turkish: Ali koyununu satıyor.

English: Ali is selling it just as it is.
Turkish: Ali onu olduğu gibi satıyor.

English: Ali is selling his house.
Turkish: Ali evini satıyor.

English: Ali couldn't understand why his company's products weren't selling well.
Turkish: Ali onun şirketinin ürünlerinin niçin iyi satmadıklarını anlayamadı.

English: Ali is thinking of selling his house.
Turkish: Ali evini satmayı düşünüyor.

Selling ingilizcede ne demek, Selling nerede nasıl kullanılır?

Selling administrative and general expenses : Bir işletmenin üretim işleminin kazanç ve giderleri tarafına bağlı operasyonel ödemeleri (muhasebe). Yönetim ve genel giderleri satış.

Selling agent : Satış acentesi. Satış temsilcisi.

Selling area : Satış yeri.

Selling as serial : Bir yapıtın parça parça yayımlanmak üzere satılması. Bölüntülü satış.

Selling commission : Satış komisyonu.

Selling rate : Döviz satmak için kur. Kur. Satış oranı. Değiştirme oranı. Satış kuru.

Selling like hot cakes : Çok sattı. Büyük miktarlarda satıldı. Çok iyi sattı. Peynir ekmek gibi satıldı.

Selling price : Satış ederi. Satış anındaki son fiyat. Satış fiyatı. Satın alınan malın tecimevine getirilmesine değin yapılan giderlerin tümünün ve belirli bir kar payının, alış ederine eklenilmesi yöntemiyle bulunan satış ederi.

 

Selling off : Tasfiye etmek. Elden çıkarmak. Tasfiye satışı. Likidasyon.

Selling order : Satış emri.

İngilizce Selling Türkçe anlamı, Selling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capitalisation : Sermayelendirme. Anamala çevirme. Sermaye miktarı. Sermaye değeri. Bir işletmenin birikmiş yedek akçe ve karını sermaye artırımında kullanması. uzun vadeli borçların, ayrıcalıklı hisse senetlerinin ve özkaynağın maliyeti ya da beklenen getirisi. Büyük harf kullanma. Kapitalizasyon. Sermayeye katma. İşletme sermayesi.

Resale : Tekrar satış. İkinci elden tekrar satış. Yeniden satış. Perakende satış.

Disposals : Düzen. Devir. Kullanım. Ortadan kaldırma. Yok etme. Emir.

Retailing : Önüne gelene söylemek. Perakende mağazacılık. Perakende satış faaliyetleri. Perakende satış yapma. Perakende satmak. Mağazacılık. Ayrıntılarıyla anlatmak. Perakendecilik. Perakende satılmak. Perakende satış.

Reselling : Aldığını satmak. Yeniden satmak. Tekrar satmak. Bir daha satmak.

Popular : Genel. Halk. Halka ait. Halkın kesesine elverişli. Sevilen. Uygun. Gözde. Popüler. Tutulan. Halka özgü.

Commercialism : Ticari terim. Ticari anlayış. Ticari tutum.

Syndication : Sendika kurma. Sendikalaşma. Yazıyı gazeteye satma. Sendikasyon. Sendikacılık. Konsorsiyum.

Vending : Bir otelde veya motelde otomatik satış makinelerinin bulunduğu alan. Gezici olarak açıkta yapılan kayıt dışı satış. İşporta.

 

Selling synonyms : teleselling, private treaty, telecommerce, we sell, flogs, mercantilism, sale, commerce, capitalization, retail, wholesale, telemarketing, liquidation, market, liquidations, offload, peddling, salesmanship, resell, carry an item, marketed, dispose of, merchandising, dealership, resells, marketing, flogged, sales contract, offloaded, sales, dealerships, markets, bootlegging.

Selling zıt anlamlı kelimeler, Selling kelime anlamı

Wholesale : Toptan alım satım. Toptancılık. Toptan olarak. Büyük çapta olan. Toptancı (tüccar). Büyük çapta. Geniş çapta. Toptan. Toptan satmak. Toptan satış.

Retail : Ayrıntılarıyla anlatmak. Perakende satış. Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış. Ayrıntılı anlatmak. Perakende satılmak. Perakende satış yapma. Perakende. Yaymak (söylenti). Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Perakende satmak.

Unpopular : Sevilmeyen. Tutulmayan. Popüler olmayan. Rağbet görmeyen.