Tilt türkçesi Tilt nedir

  • Yana yatıklık.
  • Yatırmak (bir şeyi bir yöne).
  • Yan yatmak.
  • Mızrakla saldırmak.
  • Yan yatırmak.
  • Eğmek.
  • Eğilmek.
  • Eğiklik.
  • Bir yöne doğru eğilmek.
  • Yatırmak.
  • Boca etmek.
  • Mızrağı doğrultmak.
  • Yana yatırmak.
  • Yana yatmak.
  • Eğmek (bir şeyi bir yöne).
  • Devirmek.

Tilt ile ilgili cümleler

English: Tom's translation sounded rather stilted.
Turkish: Tom'un çevirisi oldukça tumturaklı görünüyordu.

English: The Earth is tilted at an angle of 23.4 degrees.
Turkish: Dünya 23.4 derecelik bir açıyla eğilimlidir.

English: She stood silently, her head tilted slightly to one side.
Turkish: Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.

English: "Knock knock, is anyone home?" "Go away!" "I can't hear you." "Okay, what is it?" "Allow me to introduce myself. I am Geronimo Stilton." "What do you want?" "Your Highness, allow me to cross your kingdom so that I can get—" "Denied." "But—" "Unless you're a true warrior." "Believe me when I tell you that I am NOT a knight." "So you have no sword?" "Not even one. I am not a knight." "How about a piece of the Triforce?" "I am NOT a knight!" "You look like a knight on this picture I found on your website." "I am not a knight!" "Then go away." "But... okay."
Turkish: "Tak tak, evde kimse var mı?" "Defol git!" "Seni duyamıyorum." "Tamam, ne var" "Kendimi tanıtmama izin ver.Ben Geronimo Stilton." "Ne istiyorsun?" "Ekselansları, Krallığınızdan geçmeme izin verin böylece ben-" "Reddedildi." "Ama-" "Eğer gerçek bir savaşçı değilsen." "İnan bana şövalye değilim." "Öyleyse hiç kılıcın yok? "Bir tane bile yok." " Şövalye değilim." "Triforce parçası için ne diyeceksin?" "Şövalye değilim!" "Web sitende bulduğum bu resimde bir şövalyeye benziyorsun." "Şövalye değilim!" "Hadi defol git." "Ama... Tamam."

 

English: Can you walk on stilts?
Turkish: Cambaz ayakları üzerinde yürüyebilir misin?

Tilt ingilizcede ne demek, Tilt nerede nasıl kullanılır?

Tilt angle : Eğiklik açısı. Eğim açısı. Devirme açısı. Meyil açısı.

Tilt at : Hücum etmek. Çatmak. Saldırmak.

Tilt at windmills : Yeldeğirmenleriyle savaşmak. Don kişotluk yapmak. Yeldeğirmenlerine karşı savaşmak. Yeldeğirmenlerine saldırmak. Donkişotluk yapmak. Değirmenlere karşı savaşmak. Hayali düşmanlarla savaşmak.

Tilt back : (koltuğu vb) geriye yaslamak.

Tilt cart : Tenteli at arabası.

Tilted : Eğilmiş. Meyilli. Yana yatırılmış. Devrilmiş. Yan yatmış. Eğik.

Tilted at windmills : Hiçbirşey için dövüşme. Yeldeğirmenlerine mızrakla saldırma. Boşa harcanmış enerji.

Tilt hammer : Haddehane çekici. Şahmerdan.

Tilt over : Eğilmek. Yan yatarak devrilmek. Yana yatmak. Devrilmek. Devirmek.

Tilt shot : Alttan görüş. Alttan çekim. Alttangörüş. Alttançekim. Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Tilt Türkçe anlamı, Tilt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tilt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buckles : Çökmeye başlamak. Bükmek. Boyun eğmek. Bükülmek. Toka. Yenilgiyi kabul etmek. Toka ile tutturmak. Yer yer kabarmak. İliştirmek.

Incline : Neden olmak. Sürüklemek. Sapmak. Eğilimi olmak. Eğim yapmak. Meyletmek. Yönlendirmek. Sebep olmak. Yöneltmek.

Lobe : Kulakmemesi. Kulak memesi. Meme. Lop. Kulak. Bir organın yuvarlak ve birbirinden ayrılmış parçalarından her biri. Yuvarlakça kısım. Bir organın yuvarlak bölümü.

Defeat : Aşmak. Bozgun. Mağlup etmek. Mahvetmek. Bileğini bükmek. Yenmek. Bozguna uğratmak. Boşa çıkarmak. Nihayet vermek. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmada yenilmiş olma durumu.

List : Kaydetmek. Bordro. Deftere yazmak. Liste. Geminin yan yatması. Ayrıntılı çizelge. Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge. Listesini yapmak. Listelemek.

Upend : Başaşağı etmek. Dikine çivermek. Dikmek. Baş aşağı etmek. Altüst etmek. Tersini yapmak. Dikine oturtmak. Dikine çevirmek.

Slope : Bir yörenin denize doğru alçalan eğimli yüzeylerinden her biri. Eğimlenmek. Coğrafya, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Matematiksel bir eğrinin belirli bir noktasındaki birinci türevinin değeri. Matematiksel bir eğrinin, belirli bir noktasındaki türevinin değeri. Şevlenmek. Aklan. Meyil. Eğimli yer. Şevlendirmek.

Bow : Çekilmek. Yay. Baş. Başıyla selamlamak. Reverans yapmak. Boyun eğme. Boyun eğmek. Reverans.

Raking : Eğilme. Yan yatan (gemi). Şev. Eğme.

Capsized : Alabora etmek. Alabora olmak. Ters dönmek. Değişivermek. Devrilmek.

Tilt synonyms : slant, dipped, instates, leans, defeats, buckle, skewness, bring down, imbark, lean, capsizing, contort, canting, upending, blow down, weather, defeating, propensities, crumpling, embark, cant over, flex, lie over, crumple, imbarked, inclination, capsize, skew, tilt over, gradient, crumples, curve, curves.

Tilt zıt anlamlı kelimeler, Tilt kelime anlamı

Straighten : Halletmek. Düzelmek. Düzleştirmek. Yoluna girmek. Yoluna koymak. Düzlemek. Düzeltmek. Doğrusunu açıklamak. Kalkmak. Doğrultmak.

Stand still : Kımıldamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak.

Tilt ingilizce tanımı, definition of Tilt

Tilt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to tilt a barrel. To practice the military game or exercise of thrusting with a lance, as a combatant on horseback. A covering overhead. A thrust, as with a lance. To tip. Also, figuratively, to engage in any combat or movement resembling that of horsemen tilting with lances. To cover with a tilt, or awning. To raise one end of for discharging liquor. Especially, a tent. To joust. To run or ride, and thrust with a lance. To incline.