List türkçesi List nedir

  • Yana yatmak.
  • Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Birimleri bir ölçüt ya da dizgeye göre sıra düzeni içinde toplayan ya da dizgesiz olarak alt alta sıralayan dizim.
  • Kaydetmek.
  • Listeye yazmak.
  • Listelemek.
  • Ayrıntılı çizelge.
  • Liste.
  • Bordro.
  • Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge.
  • Listesini yapmak.
  • Dizelge.
  • Deftere yazmak.
  • Yan yatmak.
  • Geminin yan yatması.

List ile ilgili cümleler

English: Ali asked me if he was on the list of people invited to the party.
Turkish: Ali bana partiye davet edilen kişilerin listesinde olup olmadığını sordu.

English: Ali checked the list to make sure he had everything.
Turkish: Ali her şeyi aldığından emin olmak için listeyi kontrol etti.

English: Ali added his name to the list of people who wanted to attend the dance.
Turkish: Ali adını dansa katılmak isteyenlerin listesine ekledi.

English: Ali checked the list again to make sure he had done everything.
Turkish: Ali her şeyi yaptığından emin olmak için listeyi tekrar kontrol etti.

English: A list of required hardware is available here.
Turkish: Gerekli donanımın listesi burada mevcut.

List ingilizcede ne demek, List nerede nasıl kullanılır?

List box : Liste kutusu.

List box item : Liste kutusu elemanı.

 

List bullet : Liste madde imi. Liste işaret. Liste madde işareti.

List commands : Komutları listele.

List continue : Liste devamı.

List names : Liste adları. Adları listele.

List handling : Liste kotarma.

List files by : Listeleme ölçütü.

List entries : Liste girdileri.

List of candidates : Aday listesi. Tüm adayları içeren rehber. Adaylar listesi.

İngilizce List Türkçe anlamı, List eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak List ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calorie chart : Kalori şeması.

Faq : İnternet'te sıkça sorulan soru. Soru ve cevaplar dosyası (bilgisayar). Sss sıkça sorulan sorular. Sıkça sorulan sorular.

Calendars : Mahkeme günü. Takvimler. Yıllık. Kütük. Almanak. Sicil. Takvim.

Masthead : Direk başı. Künye. Gazete yöneticileri listesi. Direk tepesi. Gemi direğinin en üst noktası. Dergi künyesi. Gazete künyesi. Kolombir. Direk ucu.

Credits : Tanıtma yazısı. Jenerik. Filmin sonundaki tanıtma yazıları.

Flag : Bayrakla işaret vermek. Güçsüzleştirmek. Güçten kesilmek. Canlılığını yitirmek. Nefesi kesilmek. Sancak. Güçsüzleşmek. Bayrak çekmek. Güçsüz kalmak. Bayrak.

Blacklist : Mimlemek. Kara listeye almak. Kara liste.

Character set : Karakter seti. Karakter takımı. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Karakter kümesi. Üzerinde uzlaşıma varılmış sonlu sayıda değişik damgayı kapsayan ve herhangi bir amaç için bir bütün sayılan küme. Bitiş. Damga takımı. Damga kümesi. Belirli bir bilgisayarın kullanabileceği karakterler grubu.

Shortlist : Aday listesinin elemeler sonucunda bir sonraki seçim adımı için kısaltılması. Son elemeyi yapmak üzere listeye almak. Listenin son hali. Son liste.

 

Beadroll : Dua edilecek ölülerin listesi. Katalog.

List synonyms : a list, grocery list, push down stack, hit list, shitlist, push down list, hit parade, class list, honours list, playlist, wish list, play list, enumeration, key, index, chronicled, codex, check in, leans, record, tip, tilt, listing, agendum, payroll, raked, mailing list, stack, shopping list, payrolls, statement, database, rake.

List zıt anlamlı kelimeler, List kelime anlamı

Stand still : Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak.

List ingilizce tanımı, definition of List

List kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To attend. Inclination. To sew together, as strips of cloth, so as to make a show of colors, or form a border. To listen. A fillet. To inclose for combat. To engage in public service by enrolling one`s name. To please. Hence, in the plural (lists), the ground or field inclosed for a race or combat. To listen or hearken to. A strip forming the woven border or selvedge of cloth, particularly of broadcloth, and serving to strengthen it. Hence, a strip of cloth. To plow and plant with a lister. To enlist. To hearken. A line inclosing or forming the extremity of a piece of ground, or field of combat. As, to list a field. Desire. To desire or choose.