Shortlist türkçesi Shortlist nedir
- Listenin son hali.
- Son elemeyi yapmak üzere listeye almak.
- Son liste.
- Aday listesinin elemeler sonucunda bir sonraki seçim adımı için kısaltılması.
Shortlist ingilizcede ne demek, Shortlist nerede nasıl kullanılır?
Shortlisted : Listenin son hali. Son elemeyi yapmak üzere listeye almak. Aday listesinin elemeler sonucunda bir sonraki seçim adımı için kısaltılması. Son liste.
Shortlisting : Listenin son hali. Aday listesinin elemeler sonucunda bir sonraki seçim adımı için kısaltılması. Son elemeyi yapmak üzere listeye almak. Son liste.
Shortlived : Kısa ömürlü. Kısa süreli.
Have a shortlived vogue : Modası çabuk geçmek.
Shortly : Az bir mesafeden sonra. Sözün kısası. Kabaca. Ters bir şekilde. Kısaca. Yakında. Kısa bir zamanda. Az ve öz bir şekilde. Tersçe. Kısacası.
Short change : Eksik para üstü vermek. Aldatmak. Para üstü vermemek. Eksik para üzeri vermek. Eksik vermek. Eksik ödeme yapmak. Eksik ödemek. Para üstünü az vererek birini kandırmak. Kandırmak.
Short changed : Para üstü vermemek. Eksik ödeme yapmak. Aldatmak. Eksik para üstü vermek. Eksik para üzeri vermek. Eksik vermek. Eksik ödemek. Para üstünü az vererek birini kandırmak.
Short and sweet : İşaret vuran. Çok yakın geçen. Kısa ve yerinde. Kısa ve öz. Az ve öz. Özlü. Veciz. Kısa. Yakın menzilli. İşaret koyan.
Short bowel syndrome : Kısa bağırsak sendromu. İnce bağırsaklarda önemli oranda rezeksiyon sonrası ortaya çıkan, ishal, dışkıda yağın varlığı ve zayıflıkla belirgin emilim bozukluğu bulguları.
Shortly before : Biraz önce. -den kısa bir süre önce. -den hemen önce. Az önce. Hemen önce.
İngilizce Shortlist Türkçe anlamı, Shortlist eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shortlist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Listing : Kote etme. Maddeleme. Listeleme. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Kayıt. Ambalaj listesi. Fiyat koyma. Liste. Bayılma. Dizelgeleme.
Short list : Son elemeye kalanların listesi. Final listesi. Son eleme adayları listesi. Kısa liste.
Order : Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Asayiş. Durum. Tertiplemek. Düzenlik. Emir. Ismarlama. Düze. Düzen. Takım.
Place : Yerleşim yeri. Vermek (para). Basamak. Yer. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Mevki. Mahal. Mekan. Oturtmak.
List : Liste. Deftere yazmak. Listesini yapmak. Geminin yan yatması. Yana yatmak. Yan yatmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Dizelge. Listeye yazmak. Birimleri bir ölçüt ya da dizgeye göre sıra düzeni içinde toplayan ya da dizgesiz olarak alt alta sıralayan dizim.
Rank : Sıra olmak. Rütbelendirmek. Sıra. Parametrik olmayan testlerde kullanılan bir işlem olup yalın bir dizideki n verinin küçükten büyüğe doğru dizilmesi ve en küçük verinin sıra numarasının 1 ve en büyük verinin sıra numarasının ise n olacak biçimde tüm verilere sıra numaralarının verilmesi işlemi. Derecelendirme yapmak. Gruptan biri sayılmak. Saf. Kademe. Aşama.
Grade : Cins. Rütbe. Sınıf. Düzeltmek. Not vermek (sınav kağıdını veya ödevi okuyup). Seviye. Yokuş. Not vermek. Meyil. Türüne göre kimi zaman damarlarının sıklık ve paralellik düzeyinden doğan güzelliği ile, kimi zaman üzerindeki figürlerin düzgünlüğü ve çekiciliği ile ölçülen; bir taneden dört taneye kadar yan yana konulabilen a harfleri ile derecelendirilen; kerestenin fiyatı için belirleyici olan ağaç ve kereste özelliği.
Range : Katılmak. Uzanım. Bir dağılımın yayılmasını ölçmek üzere başvurulan ve dizideki gözlemlerin uç değerleri ya da en yüksek gözlemle en düşük gözlem arasındaki ayrıma eşit olan değer. Mesafe (görüş veya atış). Silsile. Sıralamak. Sıra (dağ veya tepe). Sıra halinde olmak. Bir merminin ya da öğeciksel parçacığın bir özdek içinde ulaşabildiği uzaklak. Mutfak ocağı.
Shortlist synonyms : shortlisted, shortlisting, rate.

Bu kısımda Shortlist kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shortlist ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shortlist anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shortlist ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.