Shortlisted türkçesi Shortlisted nedir

  • Son liste.
  • Listenin son hali.
  • Aday listesinin elemeler sonucunda bir sonraki seçim adımı için kısaltılması.
  • Son elemeyi yapmak üzere listeye almak.

Shortlisted ingilizcede ne demek, Shortlisted nerede nasıl kullanılır?

Shortlist : Aday listesinin elemeler sonucunda bir sonraki seçim adımı için kısaltılması. Listenin son hali. Son elemeyi yapmak üzere listeye almak. Son liste.

Shortlisting : Son liste. Listenin son hali. Aday listesinin elemeler sonucunda bir sonraki seçim adımı için kısaltılması. Son elemeyi yapmak üzere listeye almak.

Shortlived : Kısa süreli. Kısa ömürlü.

Have a shortlived vogue : Modası çabuk geçmek.

İngilizce Shortlisted Türkçe anlamı, Shortlisted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shortlisted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Place : Kim olduğunu çıkarmak. Oturtmak. Yer. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Sıra. Statü. Anımsamak. Yazdırmak. Sorumluluk. İş.

Rank : Sıra. Rütbe. Aşama. Dizi. Bir sıra düzeni oluşturan aşamalardan her biri. Derece. Sıraca. Sıra olmak. Sıralama.

Grade : Derece. Düzenlemek. Seviye. Türüne göre kimi zaman damarlarının sıklık ve paralellik düzeyinden doğan güzelliği ile, kimi zaman üzerindeki figürlerin düzgünlüğü ve çekiciliği ile ölçülen; bir taneden dört taneye kadar yan yana konulabilen a harfleri ile derecelendirilen; kerestenin fiyatı için belirleyici olan ağaç ve kereste özelliği. Basamak. Düzeltmek. Aşama. Ayırmak. Meyil. Yokuş.

 

Listing : Listeleme. Bayılma. Maddeleme. Dizelgeleme. Kote etme. Liste. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Kaydetme. Fiyat koyma. Kayıt.

List : Liste. Deftere yazmak. Listesini yapmak. Bordro. Geminin yan yatması. Birimleri bir ölçüt ya da dizgeye göre sıra düzeni içinde toplayan ya da dizgesiz olarak alt alta sıralayan dizim. Dizelge. Yana yatmak. Kaydetmek. Ayrıntılı çizelge.

Rate : Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Değer biçmek. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Sınıflandırmak. Bk. vergi oranı. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Sayılmak. Olarak görmek. Saymak. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt.

Order : Borsada taşınır değer alıp satmak amacıyla aracılara yazılı ya da sözlü biçimde yapılan bildirim. Sipariş etmek. Tarikat. Havale. Tabaka. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Ada yazılı. İntizam. Buyurmak. Ismarlama.

Short list : Final listesi. Son eleme adayları listesi. Son elemeye kalanların listesi. Kısa liste.

Shortlisted synonyms : shortlist, shortlisting, range.