Rank türkçesi Rank nedir
- Rütbelendirmek.
- Sıra.
- Aşama.
- Dizi.
- Kademe.
- Bir sıra düzeni oluşturan aşamalardan her biri.
- Sıra olmak.
- Sınıf.
- Saymak.
- Sıraca.
- Derecelendirme yapmak.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Yer almak.
- Sıralama.
- Parametrik olmayan testlerde kullanılan bir işlem olup yalın bir dizideki n verinin küçükten büyüğe doğru dizilmesi ve en küçük verinin sıra numarasının 1 ve en büyük verinin sıra numarasının ise n olacak biçimde tüm verilere sıra numaralarının verilmesi işlemi.
- Gruptan biri sayılmak.
- Rütbe.
- Saf.
- Derece.
- Tabaka.
Rank ile ilgili cümleler
English: He reached the rank of general.
Turkish: O, general rütbesine ulaştı.
English: He was raised to the rank of colonel two years ago.
Turkish: İki yıl önce albay rütbesine yükseltildi.
English: He holds the rank of colonel.
Turkish: O, albay rütbesine sahiptir.
English: Apes rank above dogs in intelligence.
Turkish: Maymunlar zeka olarak köpeklerden üstündür.
English: He was demoted to the rank of lieutenant.
Turkish: Teğmenliğe tenzil edildi.
Rank ingilizcede ne demek, Rank nerede nasıl kullanılır?
Rank above : Rütbece -den üstün olmak. -den daha yüksek rütbede olmak.
Rank among : Yeralmak. Yer almak. (sıralama vb) arasına girmek. Sayılmak.
Rank and file : Aşağı tabaka. Er erbaş. Erler. Erat. Sıradan üyeler. Askerler. Alt kademelerde görevli işçiler. Efrad. Halk kesimi. İşçi.
Rank as : Yeralmak. Yer almak. Sayılmak. Olarak saymak. Addedilmek.
Rank beginner : Acemi çaylak.
Rank order filtering : Sıra süzgeçlemesi.
Rank order : Sıra düzeni. Rütbe sırası. Ölçme konusu olan çeşitli nesne ve özellikler arasında, bir süreklilik üzerinde yapılan değerlendirici yargılar aracılığıyla kurulan sıra ilişkisi ya da basamaklı düzen. Derece sırası. Sınıf.
Rank correlation : Gözlem birimlerinin iki ayrı değişkene göre sıra düzenlerini veren bir dağılımda ilgili değişkenler arasında beliren ve sıra bağıntısı eşitliğiyle ölçülen bağıntı. Sıra bağıntısı. Sıra ilintisi. Sıra korelasyonu. Rank korelasyonu. Aşım bağlılaşımı.
Rank nonsense : Saçmalığın alası.
Rank below : Birinden aşağı bir rütbede olmak.
İngilizce Rank Türkçe anlamı, Rank eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pitches : Yokuş (uçak). Alan. Zift. Basamak. Eğim. Perde (ses). Saha. Vida adımı.
Evolvements : Tekamül. Evrim. Genişleme. İlerleme. İnkişaf. Açılma. Manevra. Yayılma. İntişar. Büyüme.
Cue : Belirti. Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. İpucu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fikir. Alıcı ışığı. Bilardo sopası. Yapım imleri. Sıraya girmek. Sufle etmek.
Alignment : Hiza. Hizalanma. Uyuşma. Gruplaşma. Aynı hizaya getirme. Sıraya koyma. Ahlaki ve etik bakış açısı.
Cuing : İşaret vermek. Sufle etmek. Bilardo sopası. Başlama işareti. Son söz. Sıraya girmek. Belirti. İpucu. Fikir.
Queue up : Sıraya girmek. Kuyruğa girmek. Kuyruk olmak.
Period : Birbirini izleyen ve belli aralıklarla yinelenen aşamalardan her biri. Bir çağ içinde birbiri ardınca gelen zaman kesimi. Tam cümle (yan cümlecikli). Nokta. Yinelenen olaylar arasında geçen düzenli zaman aralığı. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi. Devre. Özdeş olarak tekrarlanan olayların bir kez tekrarı için geçen süre. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi). Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem.
Lamina : Varak. Yaprağın ince uzun kısmı. Lamina. Safiha. Zar. İnce levha. Pul. Yaprak. İnce yaprak.
Military rating : Askerlik rütbesi.
Echelon : İzgeölçümde çok büyük çözüm gücü gerektiğinde bayağı ağ yerine kullanılan ve tam eşit kalınlıkta cam yaprak takımından oluşan kırınım ağı. Işığı renklere ayıran cihaz. Basamak. Nizamına göre tanzim etmek. Basamaklı ağ. Paralel olarak dizmek. Maaş kademesi.
Rank synonyms : viscounty, array, viscountcy, archidiaconate, covering, instances, twelfth, abdominal ovariectomy, hundredth, be in, assist at, count, classed, collocations, marshaling, fall within, play a part, crust, fifth, abdomen, forming up, abdominal pain, frequency, batteries, go on, ranking, come in on, arrangement, estates, fourth, assumes, clusters, chains.
Rank zıt anlamlı kelimeler, Rank kelime anlamı
Downgrade : Rütbe indirmek. Kalitesini bozmak. Derecesini düşürmek. Derecesini indirmek. Alt modele geçirmek. Bozmak. Geriletmek. Downgrade etmek. Küçük düşürmek. Rütbesini indirmek.
Upgrade : Yükseltmek. Terfi ettirmek. Geliştirmek. Bir üst seviyeye geçmek. Yükselen. Rampa. Artırmak. İyileştirme. Yokuş.
Sterile : Semeresiz. Organizmanın fonksiyonel gametleri üretme yetersizliği. tohum ve meyve verememe. verimsiz, steril. Mikropsuz. Sıkıcı. Kıraç. Organizmanın işlevsel gametleri üretme yetersizliği, steril, verimsiz. Steril. Sonuçsuz. Dölsüz. Neticesiz.
Rank ingilizce tanımı, definition of Rank
Rank kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be ranged. An order. To place abreast, or in a line. Grown to immoderate height. Violently. As, rank grass. A range. As, a rank of osiers. Rank weeds. A tier. Rankly. To be set or disposed, as in a particular degree, class, order, or division. Luxuriant in growth. Of vigorous growth. A row or line. Stoutly. Exuberant.

Bu kısımda Rank kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rank ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rank anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rank ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.