Blacklist türkçesi Blacklist nedir

Blacklist ile ilgili cümleler

English: Ali has been blacklisted.
Turkish: Ali karalisteye alındı.

English: Ali was blacklisted.
Turkish: Ali kara listeye alınmıştı.

English: Ali's been blacklisted.
Turkish: Ali kara listeye alındı.

Blacklist ingilizcede ne demek, Blacklist nerede nasıl kullanılır?

Blacklisted : Kısıtlanmış veya kabul edilmeyen. Kara listede. Kara listeye almak.

Blacklisting : Kara listeye alma.

Blacklists : Kara listeye almak. Mimlemek. Kara liste.

Blacklash : Zenci bir aday için oy verenlerin değişimin yavaşlığı karşısında yaşadıkları hayal kırıklığı. Irkçı bir söylem karşılığında zenciler tarafından dile getirilen tepki.

Blacklead : Grafit.

Black and white film : Siyah-beyaz (film). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Siyah beyaz film. Tek renk temeline dayanan, saydamsızlıktan saydamlığa kadar çeşitli yoğunluk dereceleri gösteren, görüntülükte siyahtan beyaza değin değişen gri kertelemeleri ortaya koyan film. renkli film karşıtı.

Blackleg : Grev sırasında çalışan işçi. Hilekar kumarbaz. Greve katılmamak. Dolandırıcı. Yaz aylarında, meradaki geviş getiren hayvanlarda görülen, kaslardaki latent clostridium chauvoei sporlarının etkinleşmesiyle oluşan, yüksek ateş, kısa sürede ölüm ve kangrenli kas yangısıyla belirgin toksemik hastalık, amfizemli kangren, semptomatik şarbon, hlk. kara yakma, kara yandık, kara yanık. Greve katılmayan kişi. Greve katılmayan işçi. Grev kırıcı. Üçkağıtçı.

 

Black alder : Barut ağacı. Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar.

Black amber : Siyah kehribar. Karakehribar. Siyah amber.

Blackly : Gaddarca. Kötü amaçlı bir şekilde. Despotça. Günahkarca. Kasvetli bir şekilde. Zalimce. İç karartıcı bir şekilde. Hüzünlü bir şekilde.

İngilizce Blacklist Türkçe anlamı, Blacklist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blacklist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Black list : Aldıkları kitapları hırpalayan, zamanında geri getirmeyen ya da kitabı yitirip bedelini ödemeyen okuyucuların adlarını taşıyan liste. Kara liste yapmak. Bir kimsenin adını böyle bir listede yayımlamak. İstihdam konusunda eleştiri veya ret durumunu maruz bırakılan kimselerin listesi.

Black book : Kara liste kitabı.

Blacklisted : Kara listede. Kısıtlanmış veya kabul edilmeyen.

List : Bordro. Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge. Yan yatmak. Liste. Deftere yazmak. Yana yatmak. Listelemek. Ayrıntılı çizelge. Kaydetmek. Listesini yapmak.

Listing : Fiyat koyma. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Kaydetme. Kote etme. Liste. Bayılma. Ambalaj listesi. Dizelgeleme. Maddeleme. Listeleme.

 

Blacklist synonyms : shitlist, blacklists.

Blacklist ingilizce tanımı, definition of Blacklist

Blacklist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp. to put in a list of persons stigmatized as insolvent or untrustworthy, as tradesmen and employers do for mutual protection. To put in a black list as deserving of suspicion, censure, or punishment. As, to blacklist a workman who has been discharged. [Bakınız: Black list], under Black.