Blacklead türkçesi Blacklead nedir

Blacklead ingilizcede ne demek, Blacklead nerede nasıl kullanılır?

Blackleg : Dolandırıcı. Hilebaz. Greve katılmamak. Hilekar kumarbaz. Grev kırıcı. Adı kötüye çıkmış kumarbaz. Grev sırasında çalışan işçi. Yanıkara. Üçkağıtçı.

Blacklash : Irkçı bir söylem karşılığında zenciler tarafından dile getirilen tepki. Zenci bir aday için oy verenlerin değişimin yavaşlığı karşısında yaşadıkları hayal kırıklığı.

Blacklist : Kara listeye almak. Mimlemek. Kara liste.

Blacklisted : Kara listeye almak. Kara listede. Kısıtlanmış veya kabul edilmeyen.

Blacklisting : Kara listeye alma.

Black and blue : Morartı. Çürümüş. Yara bere içinde. Mosmor. Morarmış. Çürük. Siyah-mavi.

Black and white : Basılı şey. Yazı. Siyah beyaz resim. Siyah beyaz. Aklı karalı. Siyah ve beyaz.

Black alder : Barut ağacı. Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar.

Black and white display : Siyah-beyaz ekran. Renksiz ekran.

Black and white camera : Siyah-beyaz görüntü yayınında kullanılan alıcı. renkli alıcı karşıtı. Siyah-beyaz alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Blacklead Türkçe anlamı, Blacklead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blacklead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Graphites : Saf yumuşak karbon. Saf ve yumuşak karbon. Kurşun kalem ucu.

Black lead : Kurşunkalem ucu. Siyah kurşun. Kara kurşun. Kurşun tozu. Orafit macunu. Siyah kalem ucu.

Graphite : Parlak, kara renkli, altıgen örütlü, doğal ya da yapay olarak elde edilebilen bir karbon ayrıbiçimi. Kurşun kalem ucu. Kayaç yapıcı mineral. (arı karbonun bir değişik biçimidir. renk ve çizgi kara, görünüşü ve dokunuşu yağımsı, çok yumuşak ve boyayıcı; sertlik 1-2, özgül ağırlık 2.09-2.23; hekzagonal.). Saf yumuşak karbon. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Saf ve yumuşak karbon.

Cover : İçermek. Almak. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. Örtü. Kapatmak. Kapak. Karşılık. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Sakınmalık. İstila etmek.

Graphitic : Grafit özelliğinde olan. Grafitli. Grafitle ilgili.

Plumbago : Kurşunkalem madeni. Kalem kurşunu. Dişotu. Toz grafit.

Blacklead synonyms : mineral carbon.

Blacklead zıt anlamlı kelimeler, Blacklead kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü açmak. Kapağını açmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Açmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü kaldırmak. Meydana çıkarmak. Su yüzüne çıkarmak. Üstünü açmak.

Blacklead ingilizce tanımı, definition of Blacklead

Blacklead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To coat or to polish with black lead.