Graphites türkçesi Graphites nedir

  • Kurşun kalem ucu.
  • Saf ve yumuşak karbon.
  • Saf yumuşak karbon.
  • Grafit.

Graphites ingilizcede ne demek, Graphites nerede nasıl kullanılır?

Graphite brick : Grafit tuğlası.

Graphite brush : Grafit fırça.

Graphite paint : Grafit boyası. Grafit boya.

Graphite pipe : Grafit boru.

Acheson graphite : Acheson grafiti.

Graphite : Saf yumuşak karbon. Grafit. Saf ve yumuşak karbon. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Parlak, kara renkli, altıgen örütlü, doğal ya da yapay olarak elde edilebilen bir karbon ayrıbiçimi. Kayaç yapıcı mineral. (arı karbonun bir değişik biçimidir. renk ve çizgi kara, görünüşü ve dokunuşu yağımsı, çok yumuşak ve boyayıcı; sertlik 1-2, özgül ağırlık 2.09-2.23; hekzagonal.). Kurşun kalem ucu.

Graphitize : Grafite dönüştürmek. Grafite dönüştürme. Grafitleştirmek. Grafit ile karıştırma veya birleştirme (ayrıca graphitise). Grafitleşmek. Grafitlemek. Grafit ile kaplama. Grafit yapma.

Flake graphite : Pulsu grafit. Yapraksı grafit.

Graphitizing : Grafit ile karıştırma veya birleştirme (ayrıca graphitise). Grafite dönüştürme. Grafit yapma. Grafitleme. Grafit ile kaplama. Grafitlendirme.

Graphitization : Grafitleşme. Grafitlendirme. Grafitlenme. Grafitizasyon. Demir veya çelik içinde grafik oluşturma (ayrıca graphitisation).

 

İngilizce Graphites Türkçe anlamı, Graphites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Graphites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Artwork : Sanat çalışması. Sanat eseri. Çizim.

Lead : İletme teli. Başı çekmek. Bir oyunda birinci derecedeki rol. Baş rol. Öncülük yapmak. Yıldız oyuncu. Başoyuncu. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. İskandil. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel.

C : C programlama dili. Kulombun simgesi. Yüz dolarlık banknot. Do (müzik terimi). Orta. Do nota. Klirens. Yüz (romen rakamı). Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür.

Pencil : Küçük resim fırçası. Çizmek. Kaş kalemi. Kurşunkalem. Kalem. Kurşunkalemle çizmek. Kalem ile makyaj yapmak. Karataş. Kurşunkalemle yazmak. Karakalem.

Graphite : Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Parlak, kara renkli, altıgen örütlü, doğal ya da yapay olarak elde edilebilen bir karbon ayrıbiçimi. Kayaç yapıcı mineral. (arı karbonun bir değişik biçimidir. renk ve çizgi kara, görünüşü ve dokunuşu yağımsı, çok yumuşak ve boyayıcı; sertlik 1-2, özgül ağırlık 2.09-2.23; hekzagonal.).

 

Plumbago : Toz grafit. Kalem kurşunu. Dişotu. Kurşunkalem madeni.

Art : Güzel sanatlar. Kurnazlık. Hüner. Yöntem. Gerçeği güzel tasarımlarla yansıtan özel bir toplumsal bilinç ve insan devinimi biçimi. Yol yordam. Sanat ürünü. Büyü. Usül.

Graphitic : Grafitli. Grafit özelliğinde olan. Grafitle ilgili.

Drawing : Çizme. Resim taslağı. Tasar. Çizim. Tecimsel bir belgiti düzenleyerek imza ettikten sonra işleme koyma. Bilgisayar, eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Resim sanatı. Resim çizme sanatı. İşleme koyma. Keşide etmek.

Graphites synonyms : nontextual matter, atomic number 6, blacklead, illustration, pencil lead, visual communication, black lead, mineral carbon, publication, carbon.