Blacklash türkçesi Blacklash nedir

  • Irkçı bir söylem karşılığında zenciler tarafından dile getirilen tepki.
  • Zenci bir aday için oy verenlerin değişimin yavaşlığı karşısında yaşadıkları hayal kırıklığı.

Blacklash ingilizcede ne demek, Blacklash nerede nasıl kullanılır?

Blacklead : Grafit.

Blackleg : Grev kırıcı. Dolandırıcı. Hilekar kumarbaz. Yaz aylarında, meradaki geviş getiren hayvanlarda görülen, kaslardaki latent clostridium chauvoei sporlarının etkinleşmesiyle oluşan, yüksek ateş, kısa sürede ölüm ve kangrenli kas yangısıyla belirgin toksemik hastalık, amfizemli kangren, semptomatik şarbon, hlk. kara yakma, kara yandık, kara yanık. Yanıkara. Adı kötüye çıkmış kumarbaz. Greve katılmamak. Hilebaz. Üçkağıtçı. Grev sırasında çalışan işçi.

Blacklist : Kara liste. Mimlemek. Kara listeye almak.

Blacklisted : Kısıtlanmış veya kabul edilmeyen. Kara listede. Kara listeye almak.

Blacklisting : Kara listeye alma.

Black and white : Yazı. Basılı şey. Siyah beyaz resim. Aklı karalı. Siyah beyaz. Siyah ve beyaz.

Black and white camera : Siyah-beyaz görüntü yayınında kullanılan alıcı. renkli alıcı karşıtı. Siyah-beyaz alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Black amber : Karakehribar. Siyah amber. Siyah kehribar.

Black and white film : Siyah-beyaz (film). Tek renk temeline dayanan, saydamsızlıktan saydamlığa kadar çeşitli yoğunluk dereceleri gösteren, görüntülükte siyahtan beyaza değin değişen gri kertelemeleri ortaya koyan film. renkli film karşıtı. Siyah beyaz film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Black alder : Barut ağacı. Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar.

İngilizce Blacklash Türkçe anlamı, Blacklash eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blacklash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hap : Tesadüf etmek. Rastgelmek. Olmak. Şans. Baht. Tesadüf. Meydana gelmek. Rastlamak. Rastlantı.

Ash tree : Dişbudak ağacı. Dişbudak.

Pass : Geçiş. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Vermek. Bitmek. Devretmek. Bildirmek. Gezdirmek. Onaylanmak. Geçmek. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi.

Pass off : Geçiştirmek. Dikkat etmemek. Sona ermek. Meydana gelmek. Uykusu açılmak. Olmak. Tavrı takınmak. Durmak. Görmezden gelmek. Dinmek.

Take place : Meydana gelmek. Olmak. Vuku bulmak. Geçmek. Olagelmek. Gerçekleşmek. Olay (bir yerde) geçmek. Yer bulmak. Cereyan etmek.

Fall out : Külahları değişmek. Kavga etmek. Bozuşmak. Ortaya çıkmak. Dökülmek. Araları açılmak. Kapışmak. Sıradan çıkmak. Tartışmak. Eksilmek.

Come about : Doğmak. Olmak. Olay (bir yerde) geçmek. Çıkmak. Volta etmek. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Meydana gelmek.

Ash : Alıç. Kül. Karbonat. Organik maddelerin tamamen yanması sonucu artakalan inorganik kısım. Volkanik kül. Dişbudak. Sodyum karbonat. Dişbudak kerestesi. Zeytingillerden, kerestesi sert ve pür gitar gövdesi olarak kullanılan tonu parlak karakterli, orta ağırlıkta ve yüksek maliyetli bir ağaç.

 

Go on : Güvenmek. Davranmaya devam etmek (belirli bir şekilde). Yerine geçmek. Gelmek (ışık). İleri gitmek. Yer almak. Sürdürmek. Dırdır etmek. Olmak. Bel bağlamak.

Happen : Rastlamak. Bulmak. Başına gelmek. Olagelmek. Tesadüf etmek. Tesadüfen olmak. Olay (bir yerde) geçmek. Başından geçmek. Cereyan etmek. Olmak.

Blacklash synonyms : fraxinus nigra, basket ash, hoop ash, brown ash, recoil, occur, backfire.

Blacklash zıt anlamlı kelimeler, Blacklash kelime anlamı

Discolor : Leke. Rengini bozmak. Lekelemek. Rengi değişmek. Bozmak. Soldurmak. Rengini değiştirmek. Solmak. Solma.