Come about türkçesi Come about nedir

  • Çıkmak.
  • Doğmak.
  • Meydana gelmek.
  • Olay (bir yerde) geçmek.
  • Volta etmek.
  • (gemi) dönmek veya yön değiştirmek.
  • Olmak.

Come about ile ilgili cümleler

English: Social unrest may come about as a result of the endless rising of prices.
Turkish: Sürekli yükselen fiyatların bir sonucu olarak sosyal huzursuzluk çıkabilir.

English: How did such a thing come about?
Turkish: Böyle bir şey nasıl oldu?

English: How did the accident come about?
Turkish: Kaza nasıl oldu?

Come about ingilizcede ne demek, Come about nerede nasıl kullanılır?

About : İlgili. Üzere. Sularında. Etrafında. Doğrusunda. Yaklaşık. Şuraya buraya. Buralarda. Tahminen. Dair.

Come a cropper : Bozguna uğramak. Kötü biçimde düşmek. Naneyi yemek. Baş aşağı gitmek. Başarısızlığa uğramak. Hezimete uğramak.

Come a purler : Kötü düşmek. Tepetaklak düşmek. Başaşağı düşmek.

Come across : İstenileni yapmak. -e rastlamak. İzlenim bırakmak. İle karşılaşmak. Rastlamak. Rastgelmek. İzlenim yaratmak. Etkileyici olmak. İyi etki yapmak. Karşılaşmak.

Come across with : Vermek. Para uçlanmak. Karşılaşmak. Rastlamak. Ödemek.

Come after : Peşinden gitmek. Peşinden gelmek. Arkasından gelmek. Peşinden kovalamak. Almaya gelmek. Takip etmek.

İngilizce Come about Türkçe anlamı, Come about eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Come about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Am : Radyo dalgası içindeki değişimler yoluyla yayın (elektrik). Amerisyumun simgesi. Birleştirmek. Öğleden önce. -im. Öö. Amplitude modulation (genlik kiplenimi). Birleşmek. Üm.

Ascended : Yukarı çıkmak. Artmak. Ziyadeleşmek. Tahta çıkmak. Yükselmek. Tırmanmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Ağmak.

Absent oneself : Bulunmamak. Katılmamak. Gitmek. Hazır bulunmamak. Gelmemek.

Broken through : Yarıp geçmek. Görünmek.

Amount to : Anlamına gelmek. Baliğ olmak. Etmek. İle eşanlamlı olmak. Tutarında olmak. Toplamı belirli bir miktar olmak. Gelmek. Kadar etmek. Eşit olmak.

Belay : Halat volta etmek. Volta etmek (halat). Bağlamak. Suga etmek. Bağlamak (halat). Sarıp bağlamak.

Arrives : Başarmak. Gelip çatmak. Ulaşmak. Başarı kazanmak. Gelmek. Varmak.

Blows : Tomurcuk açmak. Üflemek. Bitmek. Filizlenmek. Büyütmek. Patlatmak. Dalgalanmak. Dalgalandırmak. Şişirmek.

Become of : Ortaya çıkmak. -sı olmak. -nın ürünü olmak. Başına gelmek. Dışarı çıkmak. -nın sonucu olmak.

Come about synonyms : be of, be, betides, be present, break out, betiding, becomings, arisen, ascend, becoming, be born, come to pass, begun, becomes, come into the world, climb, became, becometh, climbed, consist, been, arrived, arise, bump up, belayed, belays, arose, tack about, arises, befall, began, become, ascends.