Come across türkçesi Come across nedir

  • Rastlamak.
  • İzlenim bırakmak.
  • İyi etki yapmak.
  • -e rastlamak.
  • Rastgelmek.
  • İstenileni yapmak.
  • Karşılaşmak.
  • İzlenim yaratmak.
  • Etkileyici olmak.
  • İle karşılaşmak.

Come across ile ilgili cümleler

English: We rarely come across big names.
Turkish: Biz büyük isimlere nadiren rastlarız.

English: We often come across Japanese tourists in this area.
Turkish: Bu bölgede sık sık Japon turistlere rastlıyoruz.

English: Since they left the national highway, they hadn't come across another car.
Turkish: Ana yoldan ayrıldıklarından beri, başka bir arabayla karşılaşmadılar.

English: Where did you come across the principal?
Turkish: Nerede müdüre rastladın?

English: I have never come across such a stubborn person.
Turkish: Daha önce böyle inatçı bir kişiyle karşılaşmadım.

Come across ingilizcede ne demek, Come across nerede nasıl kullanılır?

Across : Ortasından. Karşıya. Bir tarafından öbür tarafına. Bir yandan bir yana. Karşısında. Genişliğinde. Üstünden. Bir yanından öteki yanına. İçinden. Boydan boya geçmek.

Come across with : Vermek. Rastlamak. Karşılaşmak. Ödemek. Para uçlanmak.

Come a cropper : Bozguna uğramak. Naneyi yemek. Hezimete uğramak. Kötü biçimde düşmek. Başarısızlığa uğramak. Baş aşağı gitmek.

 

Come a purler : Tepetaklak düşmek. Başaşağı düşmek. Kötü düşmek.

Come about : Olmak. Volta etmek. Çıkmak. Doğmak. Olay (bir yerde) geçmek. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Meydana gelmek.

Come after : Peşinden kovalamak. Takip etmek. Peşinden gitmek. Almaya gelmek. Arkasından gelmek. Peşinden gelmek.

İngilizce Come across Türkçe anlamı, Come across eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come across ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bump into : Tesadüf etmek. Bindirmek. Toslamak. Çarpışmak. Çarpmak. Rastlantı sonucu karşılaşmak. Hızla çarpmak.

Alight on : Üzerine konmak. Tesadüfen bulmak. Rastlantı sonucunda çözüm bulmak.

Come by : Kazanmak. Edinmek. Uğramak. Kazara ya da tesadüfen edinmek. Önünden geçmek. Kaza sonucu bulmak. Ziyaret etmek. Elde etmek. Yolu düşmek.

Alit : Konmak. İnmek. Tesadüfen bulmak. Yere inmek.

Be confronted with : İle yüzleşmek. İle yüz yüze gelmek. İle karşı karşıya gelmek.

Come on : Saldırmak. Sahneye çıkmak. Baş göstermek. Yaklaşmak. Gafil avlamak. Elini çabuk tutmak. Gelsene. Çıkmak. Görünmek.

Meet by chance : Rast gelmek. Tesadüf etmek. Rastlaşmak.

Happen upon : Tesadüfen bulmak. Tesadüf etmek. Bulmak. Gelivermek. Buluşmak.

Strike : Ayırmak. Petrol bulma. İşçilerin, çeşitli hakları elde etmek amacıyla bir işyerinde ya da bir işkolundaki etkinlikleri sendikaca alınmış karara uyarak yaptıkları iş bırakma eylemi. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. İşbırakımı. Vurgun. Basmak (madeni parayı). Çarpmak. Grev.

Come across synonyms : cross each other, drop a cross, coincides, fall upon, attain, registering, chance upon, run into, crosses, come up, fall in with, alighted, coincide, happing, coinciding, alight, come across with, meet with, registers, stumble across, make an impression, register, discover, run across, rub elbows with, blunder on, hap, alight upon, come upon, come over, run against, alights, come up against.