Strike türkçesi Strike nedir

  • Grev.
  • Çarpmak.
  • Sök.
  • İzlenim bırakmak.
  • Darbe.
  • Nükleer saldırı.
  • İşbırakımı.
  • Bezemlerin sökülmesi için verilen komut.
  • İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları.
  • Vurma.
  • Beklenmedik başarı.
  • İşçilerin, çeşitli hakları elde etmek amacıyla bir işyerinde ya da bir işkolundaki etkinlikleri sendikaca alınmış karara uyarak yaptıkları iş bırakma eylemi.
  • İş bırakımı.
  • Hava saldırısı.
  • Vurgun.
  • Ayırmak.
  • Maden bulma.
  • Vurmak.
  • İşverenle işçiler arasında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeniyle işçilerin toplu olarak işi bırakmaları.
  • Çalma.
  • Çakmak (kibriti).
  • Basmak (madeni parayı).
  • Gelip çatmak.
  • Çarpma.
  • İşbırakım.
  • Vuruş.
  • Petrol bulma.
  • İktisat, sinema, televizyon, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Strike ile ilgili cümleler

English: I have a good mind to strike you for being so rude.
Turkish: Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.

English: He had gone there to help garbage workers strike peacefully for better pay and working conditions.
Turkish: Daha iyi maaş ve daha iyi çalışma koşulları için temizlik emekçileri grevine barış içinde yardım etmek için oraya gitmişti.

 

English: I swear that it is true, or may lightning strike me down.
Turkish: Ben bunun doğru olduğuna yemin ederim ya da yıldırım beni çarpsın.

English: Lightning does sometimes strike the same place twice.
Turkish: Yıldırım bazen aynı yere iki kez çakar.

English: Political prisoners are on a hunger strike for better conditions.
Turkish: Siyasi mahkumlar daha iyi şartlar için açlık grevindeler.

Strike ingilizcede ne demek, Strike nerede nasıl kullanılır?

Strike a bad patch : Başı dara düşmek.

Strike a balance : Ortak noktada buluşmak. Anlaşmaya varmak. Denge sağlamak. Dengeyi bulmak. Uzlaşmak. Ortak nokta bulmak. Bilanço çıkarmak. Hesaplan dengelemek. Ortak taban bulmak. Hesapları dengelemek.

Strike a bargain : Mutabakat yapmak. Mutabık kalmak. Bir pazarlıkta uyuşmak. Fiyatta anlaşmak. Pazarlığı bağlamak. Anlaşmak (pazarlık). Pazarlıkta anlaşmak. Pazarlıkta anlaşmaya varmak. Sonuca varmak. Uzlaşmak.

Strike a blow : Atak yapmak. Hücum etmek. Ağır bir darbe indirmek. Saldırı yapmak.

Strike a blow against : Bir darbe indirmek.

Strike action : İş bırakma eylemi. Grev. İş bırakma. İş durdurma.

Strike a blow for : Destek olmak veya vermek.

Strike against : Çarpmak.

Strike a light : Kibrit çakmak.

Strike a cord : Hatırlatmak. Aklına getirmek.

İngilizce Strike Türkçe anlamı, Strike eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strike ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dab : Hafifçe sürmek. Hafif hafif vurmak. Klişe yapmak. Parmak izi bırakmak. Uzman. Dokunmak. Hafifçe dokunmak. Usta. Tıklamak. Dokunma.

 

Air attack : Hava taarruzu. Uçak veya helikopterler tarafından başlatılan saldırı. Hava taaruzu. Uçak tarafından gerçekleştirilen saldırı.

Barging : Toslamak. Dalmak. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma.

Pickups : Pikap kolu. Av. Plakçalar. Rasgele dostluk. Kaldırma. Sokakta tanışılmış kadın. Pikap. Rastgele dostluk. Artma. Toplama (çöpü veya postayı veya yollanan malları).

Pickup : Kaldırma. Plakçalar. Rasgele dostluk. Hızlanma. Canlandırıcı içki. Arabaya alma. Gelişme. Artma. Pikap. Sokakta tanışılmış kadın.

Allotting : Tanımak (süre). Hisseye ayırmak. İfraz etmek. Tahsis etmek. Paylaştırmak. Pay etmek. Bölüştürmek. Vermek (süre). Kura ile belirlemek.

Turnout : Grevci. Katılım oranı. Üretim. Yol ayrımı. Ürün. Katılım. Giyiniş. Katılanlar. Katılımcı sayısı. Dönemeç.

Allocating : Bölüştürmek. Ayırma. Paylaştırmak.

Buffetings : Dayak. Aralıksız güçlü rüzgar esintisi veya dalga. Gövde titreşimi. Zorlanma. Elle vurma hareketi. Güçlü rüzgarlardan dolayı bir uçağın bazı parçalarının veya tamamının sallanması. Cama vurması. Tokatlama. Tokatlayan.

Airstrike : Havdan gerçekleştirilen askeri saldırı. Hava darbesi. Hava bombardımanı.

Strike synonyms : butt against, knock against, jar against, knock down, strike hard, spat, clout, bends, coup, flukes, arrive, bunt, pelfs, battering, touch, bopping, bops, bumping, arrives, enamored, be reflected, aerial attack, depth intoxication, impacts, stealings, buffeting, profiteering, barge, biffs, banged, fluke, impingement, abstract.

Strike zıt anlamlı kelimeler, Strike kelime anlamı

Miss : İsabet etmeme. Evli olmayan bayan. Özlem duymak. Iska. Kavramamak. Bayan (evlenmemiş). Hanım. İsabet ettirememek. Kız. Özlemek.

Strike ingilizce tanımı, definition of Strike

Strike kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, any sudden success or good fortune, esp. financial. To move. To give a blow to, either with the hand or with any instrument or missile. A sudden finding of rich ore in mining. To touch or hit with some force, either with the hand or with an instrument. To proceed. To advance. The act of striking. As, to strike into the fields. To take a course. To smite.