Barging türkçesi Barging nedir

Barging ingilizcede ne demek, Barging nerede nasıl kullanılır?

Abargil : Bir soyadı.

Bargain : Pazarlık. Teklif. Anlaşma. Teklif (pol.). Pazarlık etmek. Uyuşmak. Anlaşmak. Kelepir. Uzlaşma. Karşılık (pol.).

Bargain away : Feda etmek.

Bargain basement : Ucuz eşya reyonu. İndirimli satış yapılan yer. İndirimli satış reyonu. Fırsat köşesi. Ucuzluk bölümü. Bir satışevinin ucuz eşya satılan bodrum bölümü.

Bargain basement rates : Oldukça indirimli fiyatlar. Çok ucuz fiyatlar.

Bargain money : Kapora. Depozito. Pey akçesi. Depozito olarak yatırılan para. Peşinat.

Bargain good : Piyasa fiyatının çok altında satın alınan veya alınabilecek mal. Kelepir mal.

Bargain price : Ucuz fiyat. Sudan ucuz fiyat. İndirimli fiyat. Kelepir fiyat.

Bargain carnavals : Ucuzluk sergileri. Sataktaki ederinden çok aşağı mal satılan yerler.

Bargain hunter : Kelepirci. Pazarlıkçı. İndirim ve ucuzluk peşinde koşan kimse. Ucuzcu. İndirim avcısı.

İngilizce Barging Türkçe anlamı, Barging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conked : Bozulmak. Çalışmamak. Ölmek. Bayılmak.

Transmit : Resim ve ses imlerini televizyon almaçlarının izleyebileceği biçimde, elektromıknatıs ışımayla yaymak. bir izlenceyi televizyonla yaymak. Aktarmak. İletmek. Bulaştırmak. Göndermek. Yayınlamak. Ulaştırmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nakletmek. -e aktarmak.

 

Modify : Nitelemek. Değiştirmek. Değiştirme. Değişiklik yapmak. Tamlamak. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Üzerinde değişiklik yapmak. Biraz değiştirmek. Değişmek. Hafifletmek.

Transit : Teodolit. Aktarma. Düzgeçiş. Taşıma. Geçme. Geçmek. Transit geçiş. Transit geçmek. Geçiş.

Boffs : Osurmak. Birini götürmek. Gaz çıkarmak. Vurmak. Seks yapmak. Son vermek. Bitirmek. Yellenmek. Kusmak.

Biffed : Yumruk atmak. Yumruklamak. Am. Yumruk. Bıff. Yumruk vurmak. Darbe. Vajina. Vurmak.

Horn : (böcekte) duyarga. Duyarga. Uyaraç. Bolluk simgesi. Boynuzlamak. Kalkmış penis. Korna. Anten. Boynuzdan yapılmış eşya.

Carry : Kabul edilmek. Onaylamak. Bulundurmak. Yardım etmek. Bulaştırmak. Taşımak. Desteğini kazanmak. Nakletmek. İçermek. Taşıyıcılık yapmak.

Bumps : Çarpışmak. Bindirmek.

Rammed : Sokmak. Vurmak. Aşırı yoğun veya kalabalık. Zorla tıkmak. Doldurmak (silah). Çakmak. Mahmuz ile çarpmak (gemi). Aşırı kalabalık (mekan, gece kulübü vb).

Barging synonyms : come, bumped, take, butted, bounces, abandon oneself to, bump into, be wraped up in, land, bashes, alter, get, conk, biffs, impart, bathe, cough up, boff, be engrossed in, banged, convey, break, barge, whisk, barged, bash, biffing, bump, bang, come up, be absorbed in, horning, return.

Barging zıt anlamlı kelimeler, Barging kelime anlamı

Go : Söylenmek. Tükenmek. İlerlemek. Yayılmak. Hareket etmek. Ölmek. Girmek. Başlamak. Canlılık. Yapılmak.

Take away : Alıp götürmek. Çıkarmak. Paket yaptırıp götürmek. Çekmek (desteği). Elinden almak (bir hakkı). Dışarıya çıkarmak. Uzaklaştırmak. Kaldırmak. Almak. Ortadan kaldırmak.