Strike a bargain türkçesi Strike a bargain nedir

  • Pazarlığı sonuçlandırmak.
  • Pazarlıkta anlaşmak.
  • Sonuca varmak.
  • Anlaşmaya varmak.
  • Anlaşmak (pazarlık).
  • Mutabık kalmak.
  • Fiyatta anlaşmak.
  • Mutabakata varmak.
  • Mutabakat yapmak.
  • Bir pazarlıkta uyuşmak.
  • Pazarlıkta anlaşmaya varmak.
  • Pazarlığı bağlamak.
  • Uzlaşmak.

Strike a bargain ingilizcede ne demek, Strike a bargain nerede nasıl kullanılır?

Strike : Vurmak. İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları. Çakmak (kibriti). Vurgun. Petrol bulma. Darbe. Grev. Vuruş. Nükleer saldırı. Basmak (madeni parayı).

A : (herhangi) bir. La (müzik terimi). Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Miktar belirtir. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. Atom ağırlığı. Bir.

Bargain : Karşılık (pol.). Anlaşmak. Pazarlık etmek. Teklif. Anlaşma. Uyuşmak. Uzlaşma. Kelepir. Pazarlık. Değiş tokuş etmek.

Strike a bad patch : Başı dara düşmek.

Strike a balance : Uzlaşmak. Ortak noktada buluşmak. Dengeyi bulmak. Hesaplan dengelemek. Hesapları dengelemek. Denge sağlamak. Anlaşmaya varmak. Bilanço çıkarmak. Ortak taban bulmak. Ortak nokta bulmak.

 

Strike a cord : Hatırlatmak. Aklına getirmek.

Strike a sour note : İçine etmek. Tadını kaçırmak. Gölge düşürmek.

Strike a light : Kibrit çakmak.

Strike a snag : Engelle karşılaşmak. Pürüzle karşılaşmak.

Strike action : İş durdurma. İş bırakma. İş bırakma eylemi. Grev.

İngilizce Strike a bargain Türkçe anlamı, Strike a bargain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strike a bargain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deduced : Görüşüne varmak. Gelişimini izlemek. Anlamak. Çıkarsama yapmak. İstidlal etmek. Çıkarım yapmak. Sonuç çıkarmak. Çıkarsamak. Sonucuna varmak.

Agree : Uyuşmak. Razı olmak. Hemfikir olmak. Bağdaşmak. Anlaşmak. Rıza göstermek. Birleşmek. Aynı fikirde olmak.

Educes : Ayırmak. Çıkarmak. Sonuç çıkarmak.

Closes : Kesmek. Son vermek. Yaklaşmak. Kapamak. Bitirmek. Anlaşmak. Kilitlemek. Kapatmak. Örtmek.

Assents : Kabul etmek. Razı olmak. Kabul. Rıza. Onay. Onamak. Onaylamak. Tasvip etmek.

Assent : Uzlaşma. Onay. Anlaşma. Kabul. Razı olmak. Tasvip etmek. Rıza. Onamak.

Decide : Seçim yapmak. Hüküm vermek. Aklı kesmek. Karar vermek. Hükme bağlamak. Sonuçlandırmak. Belirlemek. Karar verdirmek. Azmetmek.

Come to an arrangement : Bir anlaşmaya varmak. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Uzlaşma. Uyuşmak.

Get straight to the point : Hemen konuya girmek. Neticeye varmak. Sadede gelmek.

Strike a bargain synonyms : close with, reason, amounted, come to an understanding, make inferences, make a bargain, come to an understanding with, decides, arrive at a conclusion, reasoned, compounded, compromise, agrees, come to an agreement, educe, reach an agreement, come into line, come to a mutual understanding, deduces, come together, get on with, come to terms with, close a deal, deducing, amounting, agree to, get together, bind a bargain, compounding, close the deal, accord, deduce, make terms.