Take place türkçesi Take place nedir

Take place ile ilgili cümleler

English: The ceremony will take place tomorrow.
Turkish: Düğün yarın olacak.

English: The concert isn't going to take place tomorrow.
Turkish: Konser yarın gerçekleşecek.

English: gradual changes take place in our city every year
Turkish: Bizim şehrimizde her yıl kademeli değişiklikler meydana gelir.

English: The concert will take place next summer.
Turkish: Konser gelecek yaz gerçekleşecek.

English: The conference will take place in Tokyo.
Turkish: Konferans Tokyo'da gerçekleşecek.

Take place ingilizcede ne demek, Take place nerede nasıl kullanılır?

Take : Hasat. Çevirmek. Kabul etme (vücut). Alınan taş. Etkili olmak. Tutma. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tutuş. Kavramak. Almak.

 

Place : Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Kim olduğunu çıkarmak. Vermek (para). Sorumluluk. Mevki. Makam. Mahal. Yerleşim yeri. Koymak.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Arka planda yer almak. Önemini yitirmek. Geri planda yer almak. Bir kenara çekilmek. Köşesine çekilmek. Ön plana çıkmamak. Kenara çekilmek. Arka planda kalmak. Geri plana çekilmek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

Take a bashing : Sopa yemek. Dayak yemek.

İngilizce Take place Türkçe anlamı, Take place eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Became : Yaraşmak. Haline gelmek. Güzel durmak. Laşmak. Kesilmek. Uymak yakışmak. Leşmek.

Be valid : Muteber olmak. Geçerli olmak.

Blow over : (ilgisi) bitmek. (ilgisi) dağılmak. (ilgisi) sönmek. Sona ermek. Bitmek. Dinmek. Sorunsuz atlatmak. Unutulmak. Dinmek (fırtına).

Continue : Devam ettirmek. Uzamak. Uzatmak. Kalmak. Devamı gelmek. İdame etmek. Sürdürmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Sürmek.

Transpires : Kokusu çıkmak. Ortaya çıkmak. Bilinmek. Duyulmak. Belli olmak. Terlemek. Sızmak.

 

Continues : Sürmek. Dayanmak. Uzamak. Devam ettirmek. İdame etmek. Devamı gelmek. Ertelemek. Devam etmek. Kalmak.

Betided : Başına gelmek. Haber vermek. -e alamet olmak. Ortaya çıkmak.

Happens : Başından geçmek. Başına gelmek. Rastlamak. Tesadüf etmek.

Reign : Egemen olmak. Saltanat sürmek. Zaman. Sultanlık. Oluşmak. Padişahlık. Saltanat devri. Saltanat. Hükümdarlık dönemi. Hüküm sürmek.

Be mentioned : Konuşulmak. Konusu geçmek. Konu olmak. Sözedilmek. Sözü geçmek. Söz edilmek. Değinilmek. Bahsedilmek. Anılmak.

Take place synonyms : occur, materialise, betides, born, come to pass, besting, abates, better, be over, amount to, began, becomings, be current, become of, am, transpired, come to fruition, materialises, begun, occurring, betters, perpetuates, actualize, consist, been, arose, becometh, amount, be of, happen, grow up, accrue, actualise.