Reign türkçesi Reign nedir

Reign ile ilgili cümleler

English: Once upon a time there lived an emperor who was a great conqueror, and reigned over more countries than anyone in the world.
Turkish: Bir zamanlar büyük bir fatih olan bir imparator yaşardı ve dünyadaki herhangi birinden daha fazla ülkede hüküm sürdü.

English: A foreign language cannot be learned in only two weeks.
Turkish: Yabancı bir dil sadece iki haftada öğrenilemez.

English: Better to reign in Hell, than serve in Heaven.
Turkish: Cennette hizmet etmektense, Cehennemde saltanat sürmek daha iyidir.

English: "Wouldn't you like to learn a foreign language?" — "Who cares? These days, everyone speaks English anyway!"
Turkish: “Yabancı bir dil öğrenmek istemez misin?” — “Boş versene. Bugünlerde nasıl olsa herkes İngilizce konuşuyor!”

English: Long reign our king.
Turkish: Başımızdan eksik olma kralımız!

Reign ingilizcede ne demek, Reign nerede nasıl kullanılır?

Reigne : Sultanlık. Padişahlık, hükümdarlık görevi. 2-sultan sanını taşıyan bir islam hükümdarın ülkesi: fas sultanlığı vb.

Reigned : Hükümdarlık dönemi. Saltanat. Sultanlık. Hüküm sürmek. Padişahlık. Zaman. Saltanat devri. Saltanat sürmek. Egemen olmak. Asır.

 

Reigning : Saltanat sürmek. Hüküm sürmek. Egemen olan. Saltanat süren. Egemen olmak.

Reignite : Yeniden tutuşturmak. Yeniden canlandırmak. Yeniden ateşlemek.

Reignited : Yeniden ateşlemek. Yeniden canlandırmak. Yeniden tutuşturmak.

Bipartisan foreign policy : Bipartizan dış politika.

Reigniting : Yeniden tutuşturmak. Yeniden ateşlemek. Yeniden canlandırmak.

Consumer sovereignty : Tüketici hakimiyeti. Tüketici egemenligi. Piyasa ekonomilerinde hangi mal ve hizmetlerin üretileceğine tüketicilerin tercihlerinin yön vermesi. Tüketici egemenliği.

Classical foreign trade theories : Serbest ticaret varsayımı altında, dış ticaretten bütün ülkelerin kazançlı çıkacağını ve dünya kaynak dağılımında etkinlik sağlanacağını ileri süren ve klasik iktisatçılar tarafından geliştirilen kuramlar. krş. mutlak üstünlükler kuramı, karşılaştırmalı üstünlükler kuramı, faktör donatımı kuramı, karşılıklı istem yasası. Klasik dış ticaret kuramları.

Accidental foreign sounds : Solunumla ilgili olmayan yabancı sesler. Tesadüfi yabancı sesler.

İngilizce Reign Türkçe anlamı, Reign eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reign ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be formed : Teşekkül etmek. Biçimlenmek. Şekillendirilmek.

Reigne : Padişahlık, hükümdarlık görevi. 2-sultan sanını taşıyan bir islam hükümdarın ülkesi: fas sultanlığı vb.

Grandeurs : Lüks. Güzellik. Kibarlık. Heybet. Soyluluk. Haşmet. Görkem. Büyüklük. İhtişam.

 

Date : Tarih. Flört etmek. Tarih atmak. Buluşmak. Çıkmak (argo terim). Modası geçmek. Bayatlamak. Bir olayın, bir gözlemin zamanını, gün, ay, yıl olarak belirten ifade. Eski bir tarihten geliyor olmak.

Consist : İbaret olmak. Meydana gelmek. -den meydana gelmek. Mürekkep olmak. Dayanmak. Var olmak. Bileşmek. Teşekkül etmek. Uymak.

Be present : Hazır bulunmak. Bulunmak. Hazır olmak.

Reigning : Saltanat süren. Egemen olan.

Possess : Elinde bulunmak. Hakim olmak. Sahip olmak. Etkilemek. Elinden tutmak. Etkisi altına almak. Haiz olmak. Elinde bulundurmak. -si olmak.

Diadems : Taç.

Reign synonyms : reign of terror, time period, period of time, regality, epochs, day, century, period, wield the scepter, born, command, govern, comprise of, raj, hold sway, bout, everytime, occur, capture, be, consisted, comprised, transpire, come into being, amount to, rule, father time, centuries, happen, be rife, wield a scepter, epoch, kingship.

Reign ingilizce tanımı, definition of Reign

Reign kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dominion. Rule. To rule. To possess or exercise sovereign power or authority. To exercise government, as a king or emperor. . Royal authority. Sovereignty. To hold supreme power. Supreme power.