Reigned türkçesi Reigned nedir
- Zaman.
- Saltanat sürmek.
- Saltanat devri.
- Asır.
- Sultanlık.
- Egemen olmak.
- Hükümdarlık dönemi.
- Padişahlık.
- Saltanat.
- Hüküm sürmek.
Reigned ile ilgili cümleler
English: Once upon a time there lived an emperor who was a great conqueror, and reigned over more countries than anyone in the world.
Turkish: Bir zamanlar büyük bir fatih olan bir imparator yaşardı ve dünyadaki herhangi birinden daha fazla ülkede hüküm sürdü.
Reigned ingilizcede ne demek, Reigned nerede nasıl kullanılır?
Reigne : Padişahlık, hükümdarlık görevi. 2-sultan sanını taşıyan bir islam hükümdarın ülkesi: fas sultanlığı vb. Sultanlık.
Foreigner : Yabancı kişi. Dışarlıklı. Ecnebi. Yabancı. Ek veya kaçak iş.
Foreigners : Yabancı. Yabancılar. Ecnebi.
Reign : Saltanat sürmek. Zaman. Asır. Olmak. Padişahlık. Saltanat. Saltanat devri. Egemen olmak. Vuku bulmak. Hüküm sürmek.
Reigning : Saltanat süren. Egemen olmak. Hüküm sürmek. Saltanat sürmek. Egemen olan.
Bipartisan foreign policy : Bipartizan dış politika.
Silence reigns : Sessizlik egemen oldu. Sessizlik galip gelmişti. Sessizlik heryerderde idi.
Classical foreign trade theories : Serbest ticaret varsayımı altında, dış ticaretten bütün ülkelerin kazançlı çıkacağını ve dünya kaynak dağılımında etkinlik sağlanacağını ileri süren ve klasik iktisatçılar tarafından geliştirilen kuramlar. krş. mutlak üstünlükler kuramı, karşılaştırmalı üstünlükler kuramı, faktör donatımı kuramı, karşılıklı istem yasası. Klasik dış ticaret kuramları.
Reigniting : Yeniden ateşlemek. Yeniden canlandırmak. Yeniden tutuşturmak.
Reignites : Yeniden tutuşturmak. Yeniden canlandırmak. Yeniden ateşlemek.
İngilizce Reigned Türkçe anlamı, Reigned eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reigned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Date : Buluşmak. Eski bir tarihten geliyor olmak. Bayatlamak. Eskiden kalmak. Modası geçmek. Flört etmek. Tarih atmak. Bir olayın, bir gözlemin zamanını, gün, ay, yıl olarak belirten ifade. İle çıkmak.
Dominated : Nüfuzlu olmak. Hakim olan. Boyunduruğu altına girmiş. Nazır olmak. Egemenlik kurmak. Hakim olmak. Hükmedilen. Hükmetmek. Hakim olunan.
Suave : Hoş. Hoş tavırlarıyla insanları kandıran. Hoş fakat aldatıcı. Nazik. Tatlı dilli. Tatlı. Rahat ve kendinden emin. Güleryüzlü. Hoş tavırlı ve rahat.
Grandeur : Kibarlık. Lüks. 1929'da piyasaya sürülen, 70 mm'lik geniş filme dayanan ilk geniş görüntülük işlemlerinden biri. Heybet. Haşmet. Soyluluk. Görkem. İhtişam. Grandeur.
Century : Yüz kişilik bölük (eski roma). Yüz dolar. Miladi tarih ya da herhangi bir takvim için kabul edilen başlangıçtan bu yana sayılan yüzer yıllık zaman aralıklarından her biri. 100'ün üzerindeki skor veya sayı veya 100'lük seri. Yüzyıl. Yüz yılı kapsayan zaman kesimi. Yüz taneden oluşan grup. Uzay, tarih alanlarında kullanılır. Florida eyaletinde yerleşim yeri.
Pomp : Gösteriş. Şatafat. Cafcaf. Tantana. Debdebe. Büyük resmi seremoni. Gösteri. Alayiş. Görkem. Şan.
Possesses : Kurcalamak (zihin). Elinde bulundurmak. Hakim olmak. Elinde bulunmak. Haiz olmak. Elinden tutmak. Tutmak. Etkilemek. Sahip olmak.
Capture : Ganimet. Yansıtmak. Birbirine komşu iki akarsudan birinin, ötekinin yatağını kendisine çevirmesi olayı. Almak. Özelliğini yitirmeden korumak. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Yakalamak. Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç. Esir alınma. Esir alma.
Patrician : Eski romalılarda, soylu bir aileden gelen kimse ve bu kimselerden oluşan sınıf. Soylu. Patrici. Asilzade. Patrik. Asılzade. Aristokrat. En yüksek sınıftan adam.
Reigned synonyms : debonnaire, wield the scepter, mastering, duration, well bred, be rife, commanded, fourth dimension, cycles, age, bouts, centennial, prevail, governed, regalities, bout, twee, father time, king it, gentlemanlike, superfine, possessing, reigne, epochs, sultanates, centennials, civilised, ladylike, durations, sultanate, centenary, govern, possess.
Reigned zıt anlamlı kelimeler, Reigned kelime anlamı
Ungracious : Sevimsiz. Hoş olmayan. Tatsız. İnceliksiz. Nahoş. Nazik olmayan. Kaba. Nezaketsiz. Terbiyesiz.
Noncivilized : Medeni olmayan. Uygarlaşmamış olan. Yabani. Nazik olmayan. Yobaz. Uygarlaşmamış. Evcilleşmemiş (ayrıca noncivilised).
Unrefined : Arıtılmamış. Damıtılmamış. Ham. Tasfiye edilmemiş. Kaba.
Reigned antonyms : unfastidious, inelegant, unpolished, unsigned.

Bu kısımda Reigned kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reigned ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reigned anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reigned ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.