Straighten türkçesi Straighten nedir

Straighten ile ilgili cümleler

English: It was my turn to straighten up the room.
Turkish: Odayı düzenlemek benim sıramdı.

English: We'll straighten everything out.
Turkish: Her şeyi açıklığa kavuşturacağız.

English: Ali is now straightening up his room.
Turkish: Ali şimdi odasını düzene sokuyor.

English: Ali is likely to end up in prison if he doesn't straighten up.
Turkish: Ali kendini düzeltmezse hapsi boylayacak.

English: I can't straighten out my back.
Turkish: Sırtımı düzeltemiyorum.

Straighten ingilizcede ne demek, Straighten nerede nasıl kullanılır?

Straighten out : Şüphesini gidermek. Doğrulmak. Aydınlığa kavuşturmak. Düzelmek. Işık tutmak. Yoluna koymak. Aydınlatmak. Açıklığa kavuşturmak. Düzeltmek. Doğrusunu açıklamak.

Straighten somebody out : Rahatlatmak. Şüphesini gidermek.

Straighten up : Düzen altına almak. Doğrulmak. Kalkmak. Bir düzene sokmak (bir yeri). Dik bir duruma gelmek.

Straightened : Kalkmak. Düzeltmek. Yoluna koymak. Doğrusunu açıklamak. Düzleştirmek. Yoluna girmek. Doğrultmak. Doğrulmak. Düzelmek.

Straightened up : Kalkmak. Bir düzene sokmak (bir yeri). Dik bir duruma gelmek. Doğrulmak. Düzen altına almak.

 

Straightedge : Cetvel. Çizgilik. Mastar.

Straighter : Düzgün. İskontosuz. Dürüst. Güvenilir. Dümdüz. Katışıksız. Dosdoğru. Dik. Düz. Karşı cinse ilgi duyan.

Straightening roll : Doğrultma merdanesi.

Straightens : Yoluna koymak. Doğrusunu açıklamak. Düzlemek. Doğrultmak. Kalkmak. Düzleştirmek. Doğrulmak. Düzeltmek. Düzelmek. Toplamak.

Straightedges : Çizgilik. Mastar. Cetvel.

İngilizce Straighten Türkçe anlamı, Straighten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straighten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ameliorate : Geliştirmek. İyileştirmek. Abat eylemek. İyileşmek. Islah etmek. Ondurmak. Gelişmek.

Compounding : Birleştirmek. Örtbas etmek. Bileşik hazırlama. Bileştirme. Anlaşmak. Takipten vazgeçmek. Bileşik faiz hesaplaması. Uzlaşmak.

Adding up : Toplamını bulmak. Bir arada toplamak. Üst üste koymak. Toplama yapmak. Belli olmak. Akla yatkın olmak. Anlamına gelmek. Bir anlamı olmak. Tekabül etmek.

Deciphering : Yorumlamak. Şifre çözme. Şifreyi çözmek. Sökme. Deşifre etmek. Deşifrasyon.

Orientates : Yöneltmek. Yönlendirmek. Doğuya doğru yapmak. Doğuya yöneltmek.

Accumulates : Çoğalmak. Yığmak. Biriktirmek. Yığılmak. Birikmek. Toplanmak.

Flatten : Bozum etmek. Yassılaştırmak. Tatsızlaşmak. Matlaştırmak. Keyfini kaçırmak. Düzleşmek. Dümdüz etmek. Yassılamak. Yassıltmak.

Complete : Olumluluğunu yitirmeğe başlayan bir nesneyi yeniden tamamlama. Bütünlemek. Yeniden tamamlama. Tamamlanmış. Mükemmel. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tekmillemek. Eksiksiz. Bitirmek.

 

Improves : İlerlemek. Yola girmek. İyileşmek. Kıymetlendirmek. Gelişmek. Gelişme kaydetmek. Değerlenmek. İlerletmek.

Evens : Bile. Düzletmek. (ingiliz ingilizcesi) bir bahsi kazanma veya kaybetmenin eşit olasılığı (at yarışında). Eşit olarak bölüştürmek. Tesviye etmek. Eşit. Düzleşmek. Hatta.

Straighten synonyms : change posture, untwine, adjusts, leave, ameliorated, amend, amending, directs, cadillace, flushes, come right, depart, accumulating, agglomerates, agglomerated, assoil, get a hard on, even, plane, straighten up, agglomerating, slick, amended, agglomerate, arise, orients, comb, settle up, departs, untwist, come along, get better, deciphers.

Straighten zıt anlamlı kelimeler, Straighten kelime anlamı

Twist : Sarmak. Beklenmedik değişiklik. Büklüm. Eğilim. Dolamak. Gam. Çevirmek. Bükülme. Çarpıtmak. Saçını örgü yapmak.

Twine : Bükmek. Sarmak. Döndürmek. Dolanmak. Sicim. Örmek. Kınnap. Kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik. Dolamak. Bulaştırmak (işe).

Bend : Kıvrım menteşesi. Eğrilmek. Bükmek. Eğilmek. İşi e geldiği gibi değiştirmek. Oynama yapmak. Esnetmek. Kıvrım kanatlarının birbirine bağlandığı yer. Katlanmak.

Straighten antonyms : weave.

Straighten ingilizce tanımı, definition of Straighten

Straighten kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A variant of Straiten. To make straight. To reduce from a crooked to a straight form.