Straightens türkçesi Straightens nedir

Straightens ingilizcede ne demek, Straightens nerede nasıl kullanılır?

Straighten out : Düzeltmek. Işık tutmak. Doğrusunu açıklamak. Aydınlığa kavuşturmak. Düzelmek. Doğrulmak. Yoluna koymak. Şüphesini gidermek. Açıklığa kavuşturmak. Aydınlatmak.

Straighten somebody out : Rahatlatmak. Şüphesini gidermek.

Straighten up : Dik bir duruma gelmek. Doğrulmak. Düzen altına almak. Kalkmak. Bir düzene sokmak (bir yeri).

Straighten : Düzelmek. Toplamak. Yoluna koymak. Düzleştirmek. Çözmek. Doğrultmak. Halletmek. Doğrulmak. Kalkmak. Yoluna girmek.

Straightened : Yoluna girmek. Doğrulmak. Düzleştirmek. Düzeltmek. Düzelmek. Kalkmak. Doğrultmak. Doğrusunu açıklamak. Yoluna koymak.

Straight angle : Düz açı. Dik açı. Doğru açı.

Straightened up : Doğrulmak. Kalkmak. Düzen altına almak. Bir düzene sokmak (bir yeri). Dik bir duruma gelmek.

Straightedges : Çizgilik. Mastar. Cetvel.

Straightedge : Cetvel. Çizgilik. Mastar.

Straightening roll : Doğrultma merdanesi.

İngilizce Straightens Türkçe anlamı, Straightens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straightens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Amending : Değiştirmek (kanun vb). İyileşmek. Değişmek. Değiştirme. İyileştirmek.

Ameliorates : Abat eylemek. Geliştirmek. Islah etmek. Gelişmek. İyileşmek. İyileştirmek. Ondurmak.

Directs : Emretmek. Atfetmek. Adres yazmak (gönderiye). Yol göstermek. Yolu tarif etmek. Yöneltmek. Aydınlatmak. Yönetmenlik yapmak. İdare etmek. Yönlendirmek.

Clear up : Aydınlanmak. Aydınlığa kavuşturmak. Temizlemek. Bilgi vermek. Çözümlemek. Bulmak. Halletmek. Açmak. Açıklamak.

Ameliorate : İyileştirmek. Ondurmak. Gelişmek. Geliştirmek. İyileşmek. Abat eylemek. Islah etmek.

Agglomerated : Toplanmak. Toplanmış. Bir araya getirmek. Yığılmış. Yığmak. Yığılmak.

Come along : Ortaya çıkmak. Çıkmak (fırsat). Görünmek. Beraber gelmek. Birlikte gelmek. Acele etmek. Eşlik etmek. İlerlemek. Gelişmek.

Improves : Islah etmek. Gelişme kaydetmek. Değerlenmek. Geliştirmek. İlerlemek. Kıymetlendirmek. İyileşmek. Gelişmek.

Levelled : Hedef almak. Yıkmak. Yerle bir etmek. Nişan almak. Dengelemek. Yöneltmek. Eşitlemek.

Straightens synonyms : untwine, change posture, straightened, right, amended, comb, accumulates, put right, agglomerates, departs, look up, arise, get up, level at, regulates, slick, plumb, channelize, righted, accumulating, sit up, aggregate, ameliorating, amass, straight oneself up, getting up, plaster, modify, add, arise from, plane, amasses, get well.

Straightens zıt anlamlı kelimeler, Straightens kelime anlamı

Twist : Çevirmek. Dolamak. Tvist. Kıvrılarak akmak. Bale dansçısının sol bacağı üzerinde durup sağ bacağıyla güç alarak dönmesi. Döndürmek. Eğilim. Büküm. Beklenmedik değişiklik. Kıvranmak.

 

Twine : Bükülmek. Örmek. Çevirmek. Kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik. Örmek (çelenk). Kınnap. Sicim. Çöreklenmek. Döndürmek. Kıvırmak.

Bend : İşe geldiği gibi değiştirmek. Çevirmek. Kıvırmak. Yönelmek. Bükülmek. İşi e geldiği gibi değiştirmek. Kıvrılmak. Kıvrım menteşesi. Eğrilmek. Eğmek.

Straightens antonyms : weave.